Benedikt'in Hamlesi

Papa, Anglikanlar ve yeniden dirilen İslam'la küresel yüzleşme.

İngiliz Kilisesi; İspanyol Armadasını da, İngiliz İç Savaşı'nı da, Prenses Diana'nın Westminister Kilisesi'ndeki cenaze töreninde "Candle in the Wind" şarkısını seslendiren Elton John'u da atlattı. O bakımdan, Vatikan'ın kendi mezheplerine soğumuş Anglikanları Roma'ya davet eden ve onlara Katolik inancının surları içinde Anglo-Katolik bir konak sunan yeni çağrısını da atlatacaktır. Yine de bu, söz konusu çağrının çok şaşırtıcı olmadığı anlamına gelmiyor. Papa 16. Benedikt'in Anglikanlara uzattığı el birkaç kişinin de, birkaç milyonun da mezhep değiştirmesiyle sonuçlanabilir. Fakat ne olursa olsun, hem potansiyel adaylara verdiği ödünler (din adamlarına evlenme, kendine yeterli kurumsal bir yapı oluşturma, Anglikan komünyon ayini yapma hakkının tanıması gibi) hem de İngiliz Kilisesi liderliğinin arzularına aldırmayışı bakımından, hedeflenmiş bir kesimi kendi dinine çekmek için alışılmadık bir daveti temsil ediyor. Modern kiliselerden takınması beklenen efendice tavır bu değil. 1960'ların iyimserliğinden cesaret alan Batı Hıristiyanlığının önde gelen mezhepleri, Hıristiyanların genel birliği adına geçmişteki anlaşmazlıkları bir yana bırakıp, son yarım yüzyılı birbirlerine karşı son derece kibar davranmakla geçirdiler. Evrensel bir çatı altında geçirilen bu çağ gerçek teolojik meyveler vermişti, özellikle de reformlar döneminde Katoliklerle Protestanları bölen meseleler üzerinde. Fakat cesur bir deney olarak başlayan çabalar bürokratik bir aldırmazlığa - mezheplerin küresel ısınma ve Üçüncü Dünya ülkelerinin borçları hakkında ortaklaşa verdikleri ve İncil'deki gerçeklerle ilişkisi son derece sınırlı olan kuru beyanlara - dönüşerek yozlaştı. Bu arada daha evrensel düşünen mezhepler üyelerini daha iddialı inançlara - Pentekostalizm, Evanjelizm, Mormonizm, hatta İslam'a - kaptırdılar veya onların bilinemezciliğe ve kayıtsızlığa kapılmasına seyirci kaldılar. Papa Benedikt bu erozyonun herkesten daha fazla farkında. Dolayısıyla kendisi özdeki meselelere dönmeyi tercih ediyor: Evrensel konuları ele alırken bile Katolik yaklaşımı ön plana çıkarıyor ve insanları ortak zeminden çok kendi sahasına çekmeye çalışıyor. Bunu yaparken teolojik yelpazenin iki ucuna birden hitap ediyor. Benedikt, şimdiye kadar yayımladığı papalık genelgelerinde, laik liberallerin ve gönülsüz, ilerici Hıristiyanların suyuna giden bir dizi meseleyi - toplumsal adalet, çevre koruma, hatta erotik aşk gibi konuları - ele aldı. Fakat konuyu geniş bir anlaşma zemininde bırakmaktansa işi daha ileri götürüp, inandıkları şeylerin birçoğunun aslında Batının Katolik mirasına dayandığı ve ancak ciddi bir inanca oturtulursa anlamlı olduğu konusunda liberal okurlarını ikna etmeye çalıştı. Bu arada, içeri girip girmeme konusunda kararsız bir şekilde kilisenin eşiğinde oyalanan muhafazakâr Hıristiyanlar için sistematik olarak bariyerleri indirdi. Ayrılıkçı bir tarzda Latince olarak yapılan Katolik ayinlerine getirdiği tartışmalı yaklaşımın gerisinde bu yatıyor ve Anglikanlara dönük mevcut açılımı da bununla açıklanabilir. Birçok Anglikan yine de hiçbir zaman Katolikliğe dönmeyecektir; çünkü teolojik olarak Protestan ilkelerine fazla bağlılar, papanın otoritesinden iliklerine kadar şüphe duyuyorlar, Meryem Ana'ya gösterilen aşırı saygıya yürekten itirazları var. Fakat dönebilecek olanlar varsa, Benedikt onlar için Roma'yla birleşme ihtimalini, akademik bir sohbetten öte, ete-kemiğe büründürmeye çalışıyor. Haber yayın organları sağ yönelimli bu çabaları büyük ölçüde bir kültür-savaş politikası gözüyle - kadın papazları ve eşcinsel evliliklerini reddetmek konusunda Vatikan'a katılan herkesin Katolik bir çatı altında saflarını sıklaştırma girişimi olarak - değerlendiriyor. Oysa Benedikt, Anglikan açılımını yaparken daha derindeki bir çatışmayı da düşünmüş olabilir: Yani Batının muhafazakâr ve liberal inanç sahipleri arasındaki dar mücadelesini değil, Hıristiyanlığın yeniden dirilen İslam'la olan küresel yüzleşmesini. Katoliklerle Anglikanların burada iki ortak cephesi var. Birincisi, her iki mezhep de Avrupa'da laik çoğunlukla giderek artan Müslüman bir nüfus arasında kalmış ve zayıf düşmüş durumda. İkinci olarak yine her iki mezhep, Anglikan cemaatinin giderek gerçek merkezi haline gelen Afrika'da, Nijerya'dan Sudan'a bir fay hattı boyunca uzanan yerleşik bir İslam'la karşı karşıya. Papa Benedikt, Avrupa'daki yüzleşmeyle ilgili olarak açık bir karşılaşmayı tercih ediyor. 2006'da, Almanya'nın Regensburg kentinde yaptığı tartışmalı konuşmada İslam'ın akılcı Batı yöntemleriyle olan uyumunu açıkça sorgulamış ve Müslümanlar, onu haklı çıkarırcasına, dünyanın dört bir yanında dalga dalga ayağa kalkmışlardı. İngiliz Kilisesi'nin liderleriyse uzlaşmayı (bazılarına göre ödün vermeyi) tercih etmiş, hatta Canterbury Başpiskoposu İngiltere'de bir tür şeriat uygulanmasının kaçınılmazlığından söz edecek kadar ileri gitmiş durumda. İngiltere'de de, Afrika'da da İslam'a karşı Benedikt'in yaklaşımını benimseyen bir lideri tercih edecek Anglikanlar çok fazla. Artık böyle bir fırsatları var, tabii isterlerse. Son çağrının gerçek anlamı belki de bu. Şu an Hıristiyanlık içindeki bir çekişme olarak değerlendirilen durum sonunda - liberalizm veya ateizme karşı değil, Hıristiyanlığın en dirençli ve büyük hasmına karşı - birleşik bir Katolik-Anglikan cephesinin ilk adımı olarak hatırlanabilir.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer New York Times Haberleri
Diğer New York Times Haberleri
Seçim Hileleri Rus Halkında Tepkiye Yol Açmıyor
İyi Müzik, Doğuştan Yetenekli Bir Kadın
Suçlu Aileler, Maymun İştahlı Aile Danışmanları
Sadece 200 Kişilik Bir Köy, Tutunacak Gücü Kolombiya'nın Tropik Çölünden Bulabiliyor
Bir Zamanlar Afganistan'da...
Rüzgar Ve Samanla Isınan Bir Ada
Güneş Enerjisi Su Savaşlarını Yeniden Tetikliyor
Daha İyi Bir Ampul Yap Ve 10 Milyon Doları Kap
Taliban'ın Elinde 7 Ay
Siyasi Krizde Honduraslılar Azizeye Sığındı
Yüzyıllar Sonra Kral V. Henry'nin Zaferi Tarihçilerin Kuşatması Altında
Açlık Korkusu Nüfusla Beraber Artıyor
Kanlı Yunus Katliamı Japonların Tadını Kaçırdı
Çin'in Yeni Gerillaları: Bağımsız Sinemacılar
Efsane Pilotun Geri Dönüşü
Gerçek Hayattan İlham Alan Bir Roman Yazarı
Brezilya'da Bir Köyün Sesi Olan Müzisyen
Siyah-Beyaz Bir Dünyanın Renkleri
Kokteylin Nasıl Çalkalanacağına Dair Renkli Bir Tartışma
Amerikan Kökenli Meksika Sosislerine Övgü
Balığını Kurtarmaya Çalışan Bir Kasaba
Bir Tatlı İkramı Arap Dünyasına Yayılıyor
Tablet Bilgisayarlara Sonunda Dokunabileceğiz
Hibrid Arabalarda Kişiye Özel Motor Sesi Seçimi
İnsülin Spreyinin Faydaları Henüz Belli Değil
Afrika'da İnternetin Erişemediği Yerde Telefon Devreye Giriyor
Diğer İnsanların Kederini Paylaşmak
Gerçekle Yüz Yüze Gelme Vakti
Üç Boyutlu Bir Yaşam
Sudan'la Müzakereler
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol