Yaptığım işle ilgili ne düşündüğümü kimsenin bilmesine gerek yok.
Willem Dafoe'nun yaptığı işler herkese "tuhaf" gelmeyebilir. Yine de Dafoe'nun sonbahar programına bakıldığında akla hemen bu kelime geliyor. Lars Von Trier imzalı korku filmi Antichrist'ta, birbirine aşırı şiddet uygulayan bir çifti canlandıran Dafoe ve Charlotte Gainsbourg'u izleyebilirsiniz. Daha sonra, New York'taki Public Theater'a giderek Richard Foreman'ın yazdığı "Otistik Savant" isimli sürrealist oyunun başrolünde, üzerine 18. yüzyıla ait süslü bir kostüm geçirip insana benzeyen dev bir ördeği cinsel organlarından tutarak sahnede dolaştırırken izleyebilirsiniz Dafoe'yu. Bunun ardından da, Wes Anderson'un yönettiği ve Dafoe'nun bıçak sallayan bir fareyi seslendirdiği Fantastik Tilki isimli animasyon filmine gidebilirsiniz. Kal ıplara sığmadıkları için Dafoe'nun seçimlerine tuhaf denebilir. Ama aktörün kendisi, seçimlerinin nasıl yorumlandığını pek umursamıyor. Geçenlerde Manhattan'daki bir öğle yemeği sırasında Dafoe, kibarca "Yaptığım işle ilgili ne düşündüğümü kimsenin bilmesine gerek yok. Aslında bir aktör için önemli olan, ağzını sıkı tutmaktır" dedi. Son on beş yıl içinde yer aldığı filmlere bakılarak herhangi bir kalıba sokmak mümkün değil Dafoe'yu. "Vahşi Duygular" ve "Örümcek Adam" gibi filmlerde ucubik karakterler canlandırmış olabilir. Ancak bunlar üzerinden bir genelleme yapmak, "Mississippi Yanıyor"daki durgun performansını, "Müfreze" filminde isimsiz kahraman olmasını ya da "Vampirin Gölgesi"ndeki komedi yeteneğini hiçe saymaktır. Tiyatroda, sinemada yaptıklarını bile geride bırakacak kadar şaşırtıcı işler çıkarmışken, yapılan genellemeler onun sinema paralelinde devam eden avangard tiyatro kariyerinin dikkatlerden kaçmasına neden oluyor. Bu projelerin, Dafoe'nun bu rollerde oynuyor olması dışında hiçbir ortak noktası yok; her biri, aktörün kendi ilham perisini izlemesine örnek olarak gösterilebilir. Gerçek hayatta, 54 yaşında, şık ve çevik bir adam olan Dafoe, boğuk sesiyle en sıradan seslere kötücül bir karakter kazandırabiliyor. Başta iskeletimsi görünen, ama binbir şekle sokarak değişik duyguları aktarabildiği, adeta başkalaşıma uğramış bir yüze sahip. Sırıttığında, ağzı yüzünden taşıyor gibi görünüyor. Dafoe'nun oynadığı "Mandalay"in de yönetmeni olan von Trier, "Batman filmindeki karakterlere, Joker'e benziyor. Yüzüyle çok garip şeyler yapabiliyor. Bu, onun canlılığını gösteriyor" diyor. Dafoe şakacı ve alçak gönüllü biri de olabiliyor. Ya da yaptığı işlerle ilgili açık görüşlü ve düşünceli bir tavır takınmışken, birden utangaçlaşıyor. Ama şu var ki, aldığı kararlara sonuna dek güvenen aktör, Manhattan'ın önde gelen tiyatro topluluklarından Wooster Group'tan ayrılışının beşinci yılında kendini sahipsiz hissediyor. Başka yerler aradım ama bana uygun bir yer bulamadım" diyor Dafoe. Dafoe'nun rol aldığı "Light Sleeper" ve "Auto Focus" gibi filmlerin yönetmeni Paul Schrader, Dafoe'nun oynayacağı kötü karakterlerin iyi yönlerini bulmaya çalışmayan az sayıda aktörden biri olduğunu söyledi. Schrader, "Willem'e gidip, "Oynayacağın adam eziğin teki" deseniz rolü kabul edip 'Harika!' der. Bir eziği, ezik gibi oynar yani" diyor. Dafoe'nun ilk dönem filmlerinde canlandırdığı psikopat karakterler ("Ateşten Sokaklar"da bir çete liderini ve "Yaşamak ve Ölmek"te amansız bir dolandırıcıyı canlandırdı), kendi deyimiyle "yakışıklı olmayan ya da ağzı iyi laf yapmayan" aktörlere teklif edilen roller olsa da, 80lerde oyunculuk kariyerinde bir dönüm noktası yaşamasına neden oldu. Karanlık yanını ortaya çıkaran bu rolleri sevdiğini söylüyen Dafoe, "Bir yandan oldukça sabırlı ve esnek biriyim. Diğer yandan küçük bir çocuğa benziyorum. Yorulursam ya da bana kötü davranırsanız, karşılığını veririm" diyor. Kötü adam rollerini daha eğlenceli bulan Dafoe, hayal gücüne daha çok hitap eden bu rollerin "duygusal" açıdan kendisine uygun olduğunu da ekliyor. Dafoe halen Werner Herzog ve dört yıldır evli olduğu Giada Colagrande gibi popüler olmayan yönetmenlerle çalışıyor. Colagrande ile sık sık Roma'ya, bazen de film çekmek için Buenos Aires'e gidiyor ("Çok enerjik biri. Her fırsatta seyahat ediyoruz" diyor Dafoe içini çekerek). Şimdilerde Dafoe, Edgar Rice Burroughs'un macera romanlarından uyarlanan "Mars'ın John Carter'ı" filmindeki rolü için büyük bir heyecan içinde. Canlandırdığı Tars Tarkas karakterini anlatırken, büyük bir gülümseme yayılıyor yüzüne ve "Marslı bir savaşçıyım ben. 2.74 boyunda. Dört kollu. Marslıların dilini konuşuyorum" diyor. Birtakım fiziksel kısıtlamalara rağmen, Dafoe bu rol için uygun olduğu görüşünden şaşmadı. "Boyumu 2.74 yapacaklar. Ve o sahnelerde oynayacağım" dedi.ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Caz Ustasının Gizemi
Eski bir caz mitine elveda diyelim: Thelonious Monk anlaşılmaz çılgın bir dahi. Free Pres tarafından yeni yayımlanan Robin...
Anı ve Oyuncak Zengini Bir Koleksiyoncu
STRASBOURG, Fransa -Tomi Ungerer'den Avrupalı bakış açısı alabilmek için bir seks skandalının haber olduğu an iyi bir zamanlama...
Sınır Tanımayan Kelimeler
Amerikan kurgu kitapları tanımının detaylı bir anlatımı.
Yaşamak İçin Öğrenen Mercan Balıkları
Uzun süre balıkların sandığımızdan daha uyanık olduklarına dair şüphe duydum. Çocukken akvaryumda süs balığı beslerdim. Elimi...
Geleceği Neyin Çizdiğini Yeniden Düşünelim: Bilim Mi, Teknoloji Mi?
Bilimin sınırlarının mikroskop, teleskop veya otomatik DNA sıralama gibi daha yeni bir teknik ilerleme olmadan nasıl olacağını...
Toprağın Ne Zaman Kayacağını Önceden Tahmin Etmek
SANTA BARBARA, Kaliforniya - Elinde su şişesiyle Dr. Dennis Staley yere çömeldi, parmağıyla toprağın yüzeyini temizleyip...
Brezilya Döndü. Ama Nereye?
Yoksulluk ve şiddet yayılırken borsa canlanıyor.
Dominikli Genç Beyzbolcuların Vitamin Sevdası
SANTO DOMINGO, Dominik Cumhuriyeti - Bu ülkede, daha iyi bir beyzbol oyuncusu olmak için erken yaşta başlamak lazım. Çünkü...
Görkemli Giysiler İçindeki Bilge Savaşçılar
NEW YORK - Seçkin samuray savaşçı sınıfı, 8. yüzyılda Japon tarihi ve kültüründe önemli bir rol oynadı ve zaman içinde ülkenin...
Çin'de Anlamsız Kurallar Alay Konusu Oluyor
HUANGPING, Çin - Güney Çin'de kavisli bir yol üzerinde bulunan sarı turuncu beton yapıda eğitim veren Luolang İlkokulu'nda...
Somali'de Değişimin Öncüsü
Başında bir golf şapkası, kocaman gözlükleri, şalvar pantolonu ve arka cebindeki iPhone'uyla, güneşin ufka değdiği yerde,...
Yaşlı Bir Liberal, Çin'in Sansürcüleriyle Savaşıyor
PEKİN - Yirmi yıldır Çin Komünist Partisi, 1989'da demokrasi yanlısı protestoculara karşı güç kullanılmasına itiraz eden...
Köpeklere, Yıldızlara ve CEO'lara Fısıldamak
LOS ANGELES - Cesar Millan'ın Amerika'da çok tutulan bir televizyon programı ve Cesar's Way isimli gösterişli bir dergisi...
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.