Afganistanlılar 'Kara Hapishane'yi Anlatıyor

KABİL, Afganistan - İnsan hakları araştırmacılarına ve içinde bir Amerikan askeri tutuklu kampı olan Afganistan'daki Bagram Hava Üssü'nde daha önce tutuklu kalanların bildirdiklerine göre, söz konusu kampta insanlar, Uluslararası Kızılhaç Komitesine haber verilmeksizin, hâlâ haftalarca gözaltında tutulabiliyorlar. Tutuklularca "kara hapishane" olarak bilinen kamp, tek bir ampulün günün 24 saati yandığı penceresiz beton hücrelerden ibaret. Kendileriyle görüşülen eski tutuklular, insanlarla tek temasın günde iki kez yapılan sorgulamalar olduğunu aktarıyorlar. Kandahar'da yedek parça satan ve Haziran'da tutuklanıp Bagram'a gönderildiğini belirten Hamidullah, "Kara hapishane çok tehlikeli ve korkunç bir yerdi," diyor. "Ne Kızılhaç yetkililerinin, ne de başka sivillerin tutukluları görmesine veya onlarla temasa geçmesine izin vermiyorlar. Orada saatin kaç olduğunu, ne zaman namaz kılacağımı bilmiyordum." Hapishanenin işlerliği, Başkan Barack Obama'nın, Bush yönetimi altında tepki çeken tutukluluk koşullarının iyileştirilmesi hedefi ve komutanlara hareket alanı tanımak konusunda dile getirdiği arzusu arasındaki gerilimi ortaya koyuyor. Obama, kara noktalar olarak bilinen CIA hapishanelerini kapatmak için Ocak ayında bir emre imza atsa da ordunun Özel Harekât güçlerine bağlı bu tutukevini kapatmamıştı. Askeri yetkililer daha bu yaz, Afganistan'daki hapishanenin de, Irak'ın Balad Hava Üssü'ndeki benzeri bir başka hapishanenin de çok önemli tutukluları sorgulamakta kullanıldığını açıklamışlardı. Yetkililer tutukevlerini kapatma planlarının olmadığını da daha geçenlerde belirttiler. Yönetim, Ağustosta, askeri hapishanelerdeki gözaltı süresini iki haftayla sınırlayarak Pentagon'un eski politikasını değiştirmişti. Geçmişte ordu bu süre için uzatma alabiliyordu. Görüşülen tutuklular gözaltında daha uzun kalmışlar, ama bu, yeni politikanın yürürlüğe girmesinden önceydi. Kimi Afganlar gibi sadece bir adı olan Hamidullah, beş buçuk ay gözaltında kaldıktan sonra Ekimde salıverilmiş; dediğine göre o sürenin beş-altı haftasını kara hapishanede geçirmiş. Tutuklulardan ikisi Obama hükümeti göreve gelmeden önce yakalanırken biri de bu yılın Haziranında yakalanmış. Tutukluların üçü de herhangi bir suçlama olmadan salıverilmiş. Hiçbiri işkence görmediğini söylese de başkalarının kötü muamele gördüğüne kulak misafiri olmuş ve bundan dolayı aşağılanıp horlandıklarını hissetmişler. Hamidullah, "Kara hapishanede beni değil, ama öbürlerini dövüyorlardı," diyor, "Benim sorunum, uyumama izin vermemeleriydi. Çok bağırtı olduğundan uyumak mümkün değildi." Bununla birlikte, Washington Post gazetesine Amerikalı gardiyanlarca dövüldükleri ve hakaret gördüklerini anlatan iki Afgan genç dahil, işkence gördüklerini bildirenler de var. Savunma Bakanlığı sözcüsü Bryan Whitman, 28 Kasımda, ordunun tutuklulara işkence iddialarını düzenli olarak araştırdığını ve söz konusu gazeteye konuşan iki Afgan gencin tutuklanıp tutuklanmadığının da incelediğini açıkladı. Whitman, hâlâ gizli olarak değerlendirilen Bagram hakkında özel bir yorum yapmadan, Afganistan'da Amerikan gözetiminde bulunan tutukluların, Pentagon politikalarının bir gereği olarak, ABD yasaları ve uluslararası yasalar çerçevesinde insanca muamele görmesi gerektiğini ifade etti. New York Times'ın görüştüğü üç eski tutuklu da, yoğun sorguların ardından hiçbir açıklama yapılmaksızın aylarca gözaltında tutulduklarından yakınıyorlardı. Kara hapishane; şu an 700 kişinin bulunduğu, çoğunluğun 20'şer kişilik kafeslerde kaldığı ve Afgan kamuoyunda işkencenin simgesi olarak kötü bir ün kazanan Bagram tutuklu merkezinden ayrı bir yer. Tutuklu merkezi gelecek yılın başlarında kapatılacak ve tutuklular, yönetimin Bagram'daki koşulları iyileştirme çabaları çerçevesinde daha büyük bir hapishaneye nakledilecekler. İnsan hakları yetkilileri, gözaltındakilerin Kızılhaç'la veya aileleriyle görüşmelerine izin verilmediği bir tutukevinin, Obama yönetiminin hapishane koşullarını iyileştirme niyetiyle çeliştiğini belirtiyorlar. Açık Toplum Enstitüsü'nde insan hakları araştırmacısı olan Jonathan Horowitz, "İnsanları, kimseyle görüştürülmedikleri hücre hapsi koşullarında alıkoymak, yönetimin daha büyük şeffaflık, hesap verilebilirlik ve Afganların itibarına saygı konusundaki hassasiyetine aykırı," diyor. Horowitz, "savaşın gereklilikleri dolayısıyla ABD'nin insanları gözaltında tutmasını" anladığını, "fakat bunun nasıl olması gerektiği konusunda sınırlar olduğunu" ifade ediyor.

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer New York Times Haberleri
Diğer New York Times Haberleri
Hawaii'nin Enerji Santralleri
Küresel Isınmaya Bir Sebep Daha: Gaz Kaçakları
Güney Kore'de Melez Çocuk Patlaması
Umut İşaretleri
Yeniden Doğuş
Hintli Gurbetçileri Mutsuz Bir Eve Dönüş Macerası Bekliyor
Türkiye ve Kürtler
İran Hükümeti Kendi Halkını Cezalandırıyor
Obama'nın Ortadoğu Hakkında Aldığı Ders
Sınır Tanımayan Bir Yük BORC
Din Savaşları
Pratik Bir Ulus
Acil eylem planı
İş Hayatında Kuşaklar Arası Köprü Kurmak Kısa Bir Mesajla Başlıyor
Amerikan Şirketlerinden Uzak Durarak Irak'ı İnşa Etmek
Borçlar Ağır, Yük İse Hafif
'Kriz içkiyi şişeye mi hapsediyor' korkusu
Hükümet Güvenimizi Nasıl Boşa Çıkardı?
Eriyen Buzlar Deniz Yolundan Fazlasını Açıyor
Kanserle savaşta bariyerleri aşmak
Kıyamet Geliyor mu? Belki Ama 2012'de Değil
Tarihi Eserlerde 'Bulanın Sahipliği' Tartışması Alevleniyor
Enerji Güvenliği Güç Demektir
Bilgi Kaynağı Bıyık
İnsanlık Tarihinin Tanıkları
Amerika'nın Geleceği
Uyku Borcunun Ödenmesi
Ton Balığının Sonu
İki Soğuk Algınlığı Birden
Senato'nun İklimle İlgili Öncelikli Görevi
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol