Polanski'nin filmlerinde paranoya, ya deliliğin ya da akıl sağlığının kanıtı.
18'inci filmi "Hayalet Yazar", diğer filmlerinin çoğu gibi Roman Polanski'nin gölgesinde kalacağa benziyor. Hayatının çok göz önünde olmasından ve sıra dışı bir şekilde olaylı geçmesinden olacak, eleştirmenler ve izleyiciler her zaman Polanski'yle eserleri arasında bağ kurar, işini kişiliğinin merceğinden görürler. "Hayalet Yazar"ı kaleme alan ekibin üyesi Robert Harris, "Hiçbir şey onu insan doğası hakkında şaşırtamaz" diyor. "Polanski aslında yürüyen bir tarih" diye ekliyor. Polanski'nin hayat hikâyesi, 20'nci yüzyılın bir özeti gibi görülebilir. 1933'de doğan yönetmen, çocukluğunu Polonya'nın Krakow şehrinin varoşlarında yaşam mücadelesi vererek geçirdi. Savaşın ardından babasına kavuştu ama annesi Auschwitz'de ölmüştü. Küçük yaşta oyunculuğa başladıktan sonra Komünist Polonya'dan kaçışını planlamaya başladı. Ödül kazandığı ilk filmler, aslında ülkeden çıkış biletleriydi. Ve çılgın 60'ların arifesinde Londra'ya ulaştı. 1967'de ABD'ye giden Polanski, barış ve sevgi mesajlarıyla dolu 60'ların bitişinin trajik bir sembolü oldu. Hamile olan aktris eşi Sharon Tate ve dört kişi daha, Charles Manson'ın müritleri tarafından öldürüldü. Hippi akımının sarhoşluğu hâlâ devam ediyordu. Hatta hiç bitmediği bile söylenebilir. Polanski 1977'de, 13 yaşında bir kızla "yasadışı cinsel ilişkiye" girdiği suçlamalarını mahkemede kabul etti. Hapse girmemek için Los Angeles'tan kaçmasının üstünden 31 yıl geçtikten sonra geçen eylül ayında, İsviçre polisi tarafından tutuklandı. Fakat İsviçre Adalet Bakanlığı 12 Şubatta yaptığı bir açıklamayla, Polanski'nin yargılanması için ABD'ye iade edilmeyeceğini duyurdu. Los Angeles mahkemelerinin, yönetmenin bizzat davaya katılması gerekip gerekmediği konusunda karar vermesini bekliyorlar. Yönetmen, Avrupa sanat sinemasının başarılı bir temsilcisi olarak 1960'larda tanınmaya başladı. Evli bir çiftle genç bir otostopçu arasındaki üçlü ilişkiyi anlayan 1962 yapımı ilk cesur filmi "Sudaki Bıçak", en iyi yabancı film dalında Oscar'a aday gösterildi. Amerika'da da Hollywood'un son parlak çağını taçlandıran filmlerden "Çin Mahallesi"ni yönetti. Robert Harris'in 2007 tarihli çok satan "Hayalet" adlı romanından uyarlanan "Hayalet Yazar", İngiltere'nin eski başbakanlarından (Pierce Brosnan) birinin anılarını düzenlemesi için tutulan bir yazarın (Ewan McGregor) bakış açısından gelişiyor. Tony Blair gibi bir Amerikan müttefiki olan bu başbakan, bir savaş suçları soruşturmasından geçiyor. McGregor'un canlandırdığı karakter, filmin büyük bir bölümünde, kış ortasında Massachusetts sahilindeki bir evde tek başına kalıyor. Zaten buraya bakarak da yönetmenin bu şaşırtıcı gerilim filmini İsviçre'de (Gstaad köyündeki kendi dağ evinde) ev hapsinde kaldığı bir dönemde tamamladığını anlayabiliyoruz. Polanski'nin 1984 tarihli "Polanski'nin Romanı" isimli biyografisini yazmak için bir hayalet yazar (gazeteci Edward Behr) kullanmış olması da dikkate değer. "Hayalet Yazar", yönetmen sürgüne gittikten sonra onun ağırlıklı olarak ABD'de geçen ilk filmi. Dış çekimler Alman sahilinde yapıldı. Saray yavrusu dağ evi de Berlin'deki bir stüdyoda kuruldu. Prömiyeri 12 Şubat'ta Berlin'de yapılan film, Polanski'nin tipik bir özelliği olarak insanı dünyayla karşı karşıya getiren bir kurguya sahip. Ve bu kurgu içinde, filmin yalıtılmış kahramanı giderek paranoyaya teslim oluyor. "Tiksinti" filminde bir delilik belirtisi olan paranoya, "Rosemary'nin Bebeği" filminde delirmiş bir dünyada akıl sağlığının yegâne kanıtı oluyor. Bazen de, "Kiracı" filminde olduğu gibi, ikisini bir arada görebiliyoruz. Fransa'daki yabancı düşmanlığı üstüne bir kara komedi ve bölünmüş kişilik üstüne bir psikodram olan "Kiracı" filminde başkarakteri Polanski'nin kendisi oynuyor. Polonyalı olan bu karakter Paris'te bir daire tutuyor. Ama sonra, camdan atlayan eski kiracının durumuna düşürmek için komşuların ona karşı işbirliği yaptıklarından şüphelenmeye başlıyor. "Hayalet Yazar"da McGregor'un oynadığı isimsiz kişinin de bir derdi var. O da taşındığı evin eski kiracısının gizemli bir şekilde boğulmuş olması. Bir önceki çalışması "Piyanist," birçokları için Polanski'nin ilerleyen kariyerinde görkemli bir finali temsil ediyor. Ve aslında şu anki talihsiz durumu da inişli çıkışlı hayatıyla tam bir uyum içinde. Setteki mükemmeliyetçiliğine dair anlatılanlar artık yerini marjinal ama saygın bir sinema emektarına bıraktı. Gazeteciler ve sektör çalışanları, onu ketum ve kendini sorgulamaktan yoksun olarak görüyorlar. Polanski, 20 yıldır Fransız aktris Emmanuelle Seigner ile evli ve ondan iki çocuğu var. "Piyanist"in senaryosuyla Oscar ödülü alan Ronald Harwood son aylarda Polanski'yle sürekli olarak telefonda görüştüğünü belirtiyor. "Ona nasıl olduğunu soruyorum. İyi olduğunu söylüyor" diyor ve ekliyor: "Ama ben o kadar emin olamıyorum. Kimse olamıyor."Filimleriyle Gündemde Kalması,Yerine Bozuk Olan Yaşam Tarzıyla Gündemde Kötü Örnek.
cevapla 01.05.2010 17:20ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yalancının Mumu
ABD'de riskli mortgage kredilerini şişiren Wall Street yöntemlerinin yeni marifetleri ortaya çıktı. Anlaşılan, Yunanistan'ı...
Krize Rağmen Kişiye Özel Ürün Çılgınlığı
Son zamanlarda birçok ürünün fiyatı düştü. Oysa "değer" dediğimiz şey, farklı şekiller alabiliyor. Kimileri daha ucuz ürünler...
Devlet Başkanı Şarkıyla Ülke Sorunlarından Kaçıyor
CAKARTA, Endonezya - Endonezya Devlet Başkanı Susilo Bambang Yudhoyono, geçenlerde "I'm Sure I'll Get There" (Eminim Oraya...
Güneşi Yakalayan Yolcular
Jonathan Smith'in bir şikâyeti vardı. Yaptığı bir konuşmanın veya toplantıyla geçen bir günün ardından uçağa binerken cep...
Kriz Yorgunu ABD'de Gıda Yardımı Furyası
Gıda yardımını artık siyasetçiler de destekliyor.
Los Angeles'ta Çeteler Diyarına Gezi
LOS ANGELES - Turun organizatörü, dört tane çeteyle anlaştı. Bölgelerinden geçen gezi otobüsünün taciz edilmeyeceği konusunda...
Parçalanan Heykeller Avatar Teknolojisiyle Onarılıyor
Geçtiğimiz ay Metropolitan Sanat Müzesi'ne gelen bir ziyaretçinin Picasso'nun 100 yıllık bir tablosunun üzerine düşerek tabloyu...
Dirilere Yer Açmak İçin Ölüler Taşınıyor
SİNGAPUR- Derin, çamurlu bir çukurdan yukarı bakan adam, elinde küreğiyle "Parmak!" diye sesleniyor ve kırık, küçük bir dala...
Reform, Savaş Bekler Ama Kızlarım Asla
WASHINGTON - Başkan Obama'nın sağlık reformu yasa tasarısını Kongre'den geçirmeyi ne kadar istediği iyi biliniyor. Ancak...
Kültür Devrimi Antika Devrimine Dönüşünce
Eski olan her şey Çinlilere çekici gelmeye başladı.
Ruslar Avrupa Kapısına Yığıldı
Vize almaya çalışanlar kâğıt yığınlarıyla bir yolculuk yapıyor.
Sivilceleri Yok Ettiği Söylenen Cihazlar İşe Yarıyor Mu?
Son zamanlarda banyo dolaplarını yeni çıkan estetik cihazlar süslüyor. Çoğu cep yakan bu cihazlar, gerçek olamayacak kadar...
1977 1979'a Karşı
Aşırı İslamcılığın tohumları otuz sene önce atıldı.
Aşırılığa Karşı Duran Fransız Bir İmam
'İslam'ın karanlık bir din olduğu düşünülüyor. Bunu reddediyorum.'
Vahşi Kaplanlar İçin En Büyük Tehlike: Çin Tıbbı
Kaplanlar, Kaplan Yılı'nda postları için öldürülüyor.
Eric Clapton, Jimmy Page, Peki Üçüncü Efsane Kim?
LOS ANGELES - 1960'ların başlarına kadar uzanan saygın bir müzik kariyeri olan 65 yaşındaki Jeff Beck, milyonlarca insanın...
'Avrupa Birleşik Devletleri' Boş Bir Hayal Miydi?
Fransız yazar Victor Hugo, 1870'de bir öngörüde bulundu. Bahçesine bir meşe ağacı diken Hugo, ağaç iyice büyüdüğünde güçlü,...
Taliban Başıboş Sınırda Cirit Atıyor
Militanların rahatça dolaşmasında tüm tarafların payı var.
Ayrı Dünyalara Ait Kardeş Şehirler
EL PASO, Texas - El Paso ile Ciudad Juarez'i birleştiren köprünün girişindeki bir ABD sınır devriyesi, Meksika tarafına geçen...
Göçmen Avcıların Sesi Radyosu
SACRAMENTO - Yia Yang, Kuzey California'da kilise müziği ve trafik bilgileri yayınlayan kanallar dışında fazla seçeneğin...
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.