5 günlük hava durumu
31 Ocak 2010 Pazar

Karımın yanında küfür etmeleri ağrıma gitti

Yıldırım Demirören bugün yapılacak Beşiktaş Kongresi'nde, başkan olmak için üçüncü kez aday. Hiçbir gazeteciye röportaj vermeyen Demirören, seçime iki gün kala sessizliğini SABAH Pazar için bozdu, eşiyle birlikte kapılarını bize açtı

Tam iki ay boyunca beklenen, planlanan ama bir türlü gerçekleştirilemeyen bir röportaj bu. Yıldırım Demirören'i ikna etmek, güvenini kazanmak çok zor. özellikle basın mensuplarına karşı fazlaca temkinli Demirören. Belki bu yüzden bu süreci, seçime 10 gün kala sadece iki televizyon programına katılarak geçirmek istedi. Ama yine bu süreçte, tribünlerde en ağır küfürleri işittiğinde bile yanında olan eşi Revna Demirören'i gazetecilerle buluşturmaktan çekinmedi. Revna Demirören röportaj verdi ama Yıldırım Demirören suskunluğu tercih etti. Demirören, bu suskunluğu SABAH Pazar için bozdu. Seçime sadece iki gün kala yapılan bu aile röportajı, Beşiktaş Başkanlığı'na üçüncü kez aday olan Yıldırım Demirören'in nasıl bir ruh halinde olduğunu da yansıtıyor aslında. Demirören röportaj boyunca söyleyeceklerini söyledi ama sözün büyük bölümünü yine eşine bıraktı.

- Bir kadın olarak bu röportajı özellikle istememin nedeni, sizin uzun süredir tribündeki varlığınız ve sergilediğiniz duruştu. Futbola farklı bir bakış açısı ve zarafet getirdiniz, bizim alışık olmadığımız bir durum bu... Peki sizce bu, tribünlerin temizlenmesinde etkili olacak bir durum mu?
- Revna Demirören:
Tribünlerin elbette temizlenmeye ihtiyacı yok, sadece belli hareketlerde bulunan bir kitlenin temizlenmesi gerekiyor. Tribünlere oturmayı hak etmeyen, Beşiktaşlı diye geçinen insanlar var. Ben çok iyi bir Beşiktaşlıyım, ayrıca eşimin yanında olmam gerektiğini hissettiğim için maçlara gidiyorum. Geçen akşam bir daveti vardı Yıldırım'ın, bu davette kadınlar ellerime yapıştılar; 'Sizi çok seviyoruz, lütfen her maça gelin, sizi gördüğümüzde, orada, kendimizi daha güvende hissediyoruz,' dediler.

- Yıldırım Bey, eşinizin tribünlerde yanınızda olması bir proje miydi?
- Kesinlikle değildi. Ben karıma ve çocuklarıma hep teşekkür ediyorum çünkü bu süreçte hep yanımda oldular. Bu bir proje değil, onlar benim yanımda olmak, benimle paylaşmak, futbola bir güzellik katmak için tribünlere geldi. İnşallah da böyle devam ederiz, değil mi güzel karıcığım? (gülüyor)

- Evin dışında ne yaşanırsa yaşansın, içeride karı ve koca baş başa kalır. Bu beş buçuk yıl evde nasıl geçti?
- R.D:
Yıldırım'ın, takım mağlup olduğunda nasıl davrandığı hep merak konusu oluyor. Yıldırım her şeyi içinde yaşayan biri, çok duygusal ama bunu pek fazla göstermiyor. Elbette maç kaybedildiği zaman ikimiz de üzülüyoruz. Ama neticede bir aileyiz, Beşiktaş'tan ayrı bir hayatımız da var. Bunu devam ettirmek durumundayız, çocuklarımız var, her mağlubiyette bunu yoğun bir şekilde yaşarsak, o zaman kendimiz de duygusal olarak çökeriz. Evde bunu yaşamamaya gayret ediyoruz.

KIZIMIN MESAJI BENİ AYAKTA TUTUYOR
- Peki eşiniz için öncelik sıralaması nasıl?
- R.D:
Sıralamaya sokmuyorum Beşiktaş'ı da, kendimi de, çocukları da... Ama bu, bizim hayatımızın bir parçası. Yıldırım bu göreve devam ettiği sürece de böyle yaşayacağız.

- Yıldırım Bey, sizin açınızdan nasıl geçti Beşiktaşlı yıllar?
- Altı yıl başkanlık, dört yıl da futbol şube sorumluluğu yaptım. Yıpratıcı ve zor. Ben size bir şey göstereceğim (telefonundaki bir SMS'i gösteriyor), bu mesaj beni ayakta tutan şey, mutlu eden şey. Beni ayakta tutan mutluluk bu. Kızımdan Manchester maçından sonra geldi, hep saklıyorum bu mesajı şöyle yazmış; "Manchester United'ı yendik. Babam bu mesajımı silme. Ayakta alkışlanmayı hak ediyoruz ki alkışlanıyoruz, sen ayakta alkışlanmayı hak ediyorsun ki, alkışlanıyorsun. Yetmez Yıldırım Demirören, yetmez. Seviyoruz, çok, çok... Tarih yazdık babam."

- Bunlar güzel tarafları, altı yılda kötü şeyler de yaşadınız, hakarete uğradınız...
- Y.D:
Çok, çok kötü şeyler yaşadım. Bu işin güzel tarafı, toplamda her başkan için yüzde 25'tir. Mühim olan, o yüzde 25 mutluluğu kendi hayatınızda yüzde 75'in üzerine çıkarmaktır. Bunu yapabiliyorsanız ne güzel. Yüzde 75 kötü günlerimiz oluyor; liderliğin, başkanlığın verdiği sorunlar oluyor, hep zorluklar içinde gidiyorsunuz. Onun için önemli olan o yüzde 25 mutluluğu çıkarabilmek.

Diğer Pazar Sabah Haberleri

Gazetecileri bile böldüler
Patron Eczacıbaşı değil fotoğrafçı Şakir olmak istedi
Mimarlıkta lüks devri
Emre Kongar ya da hocalığın otoritesi
Zombilerin Düğünü: Aklını yitirenler
İşte iPad, işte ilk izlenimler
'Sahte' kullanıcısının profilini çıkardılar
Yönetmen, oyuncu, senarist, müzisyen... Uğur Yücel’e dair
Haiti'nin 'yılmaz' kurtarıcıları
Başbuğ'dan Balyoz yorumu
2010'un çılgın adamlarına tasarımlar
Kadın erkeğin ölüsünü bile sevebilir
Fol da var, yumurta da
Gündelik hayatın radyasyon kaynakları
Halibut: Tanrıların balığı
Dünyanın dikkatini çeken Türk aşçı
Deliksiz bir uyku için
Bu dergide model yok
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol