HASAN BÜLENT KAHRAMANYaşamın önemli safhalarından biri olan uykuya ayırılan zaman aynı zamanda kentli olmanın da göstergesi. Bizde ise uykuya yaklaşım, mahcubiyet duyulan bir konu gibi
Halâ öğretiliyor mu bilmiyorum ama çocukluğumuzda bize ezberletilen ilk uydurma şarkılardan birisi "Erken yatarım erken kalkarım," diye başlardı. Sonra da saçmanın saçması bir laf gelir ve "Bir yumurtayı sütle çarparım," derdik. Hâlâ hatırladıkça yapaylığı karşısında ürperirim ama Amerika'ya gidip orada yaşamaya başladıktan sonra iki şey beni derinden etkiledi. Birincisi gerçekten erken yatıp erken kalkıyorlardı. Hatta çok erken. İkincisi, evet, birkaç yumurtayı sütle çırpıyorlardı. Zaten o arada çocukluktan çıkmıştık ve Ankara Koleji'ndeki hocalarımızdan biri Jefferson'un bir sözünü bu defa bize 'şiar' edinmemiz için belletmişti. Bu parlak kafalı adama göre erken yatıp erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve bilge yapıyordu. Amerikalılar bu kurala, yani erken yatma kuralına, harfiyen riayet ediyor ve uykuyu, iyi bir uykuyu, yemek yemekten çok daha fazla önemsiyorlardı. Bir saatten sonra birisini aramak boşuna çabaydı. Herkes telefonunu kapatıyordu. Hele Amerika'nın üniversite kasabalarında iş büsbütün abartılmıştı. Akşam yemekleri 18.00'de yeniyor. Saat 20.00'de eve dönülüyor, en geç saat 22.00'de yatılıyordu. Ne yalan söyleyeyim başta şaştım bu duruma. Neticede Türktüm, Türkiye'den gidiyordum. Biz bambaşka ve manasız bir şeye alışmıştık. Geceleri oturabildiğimiz kadar oturuyor, sabahları da uyanmayı bilmiyorduk. Öyle erken yemek, erken uyumak, erken kalkmak bize göre değildi. Fakat ne yalan söyleyeyim sonra sonra alıştım. Öteden beri kendimle ilgili olarak bildiğim de oydu: Hayatım boyunca geceleri çok geç vakitlere kadar, 'demir gibi bir iradeyle' ayakta, daha doğrusu masa başında kalmış, çalışmışımdır. Ama aslen gece değil bal gibi sabah insanıyımdır. Gece erken uyumak sabahın köründe uyanmak hayatta en sevdiğim düzendir. O nedenle kısa sürede anlattığım Amerikan alışkanlığını edindim. Fırsat buldukça sağa sola da önerdim. Fakat hiçbir başarı sağlayamadım. Nedeni belli. Biz uyumayı düpedüz ayıp sayıyoruz. Uyurken yakalanmak bir utanç vesilesi bizim için. Kanıt mı istiyorsunuz? Bir arkadaşınıza bir tatil günü telefon edin. Vakit öğleden sonrası, adamcağız divana uzanmış kestiriyor olsun. Karmakarışık bir sesle telefonu açacaktır. "Uyuyor muydun, affedersin," deyin, alacağınız cevabın "Yok canım ne uyuması," olacağına bahse girerim. Daha da beterini söyleyeyim. Gece yarısından sonra bir vesileyle çaresiz kalıp birisini arayın. Herkes o saatte uykudadır. Nezaketen "Özür dilerim uyandırdım," dediğinizde karşıdakilerin her defasında "Yok canım, henüz uyumamıştım," falan dediğine bin kere şaşarak tanıklık etmediniz mi?
Benim ilacım kemoterapi değil 'basketbolterapi'
Kolon kanserine yakalandı, tedavisini erteleyip A Milli Basketbol Takımı'nın başına geçti. Milyonları kendisine hayran bırakan başarılı teknik adam Tanjevic; hastalığını, ailesini ve gelecek planlarını anlattı
Bu kadar çabanın ödülü yuhalanma olmamalıydı
U2'nun solisti Bono, Devlet Bakanı Egemen Bağış'a teşekkür ettiği için yuhalandı. Egemen Bağış'sa bu röportaja kadar sessizliğini korudu
Kıvanç ve Kenan, piyasaya ders veriyor
Pazartesi günlerinin vazgeçilmezi Ezel 'in senaristleri, yeni sezonda hayatımıza giren Kenan Birkan ve Sekiz karakterlerini, yeni karakter yazarken ve seçerken yaşananları tüm ayrıntılarıyla anlattı
Silah bırakılmadan özerk olunamaz
Kitaplarından ve Taraf'taki yazılarından tanıdığımız, 15 yıl önce Musa Anter'le birlikte kurşunlanan Orhan Miroğlu ölüm tehditleri almaya başladı. PKK ve Öcalan tarafından 'esef'le kınanması da tuz biber oldu. Korumayla dolaşmaya başladı. Miroğlu'yla hayatının bu yeni dönemini konuştuk
İnternet bağımlıları detoksla rahatlıyor
İnternet, telefonlarla birlikte ceplerimize de girince, 'internet bağımlılığı' tavan yaptı. Durmadan Facebook, Twitter profillerini ve e-posta hesaplarını kontrol edenler de çareyi 'sosyal medya detoksu'nda buldu
Taraftarın aklındaki derbi
Fenerbahçe ve Beşiktaş bu akşam Kadıköy'de sezonun ilk derbisine çıkıyor. Söz 20.00'de, dev maç heyecanını günler öncesinden yaşayan ve 90 dakikayı kafasında oynayan taraftarlarda
Eski 'kraliçe' yönetmen koltuğunda
Erotik film sektörünün kraliçesi olarak nitelendirilen Yasemin Ünlü, Benim Hayatım Yasemin adlı kitabından sonra şimdi de, yardımcı yönetmen olarak sinema sektörüne dönüş yaptı
Sonbaharı yakalamaya hazır mısınız?
Yapraklar düşmeye başladı, tatilciler de döndü, barlar, mekanlar açıldı. Önümüzdeki hafta yoğun. Babylon, Salon, arada bir Mini Müzikhol. Kapılarını açacak. Değişen ve gelişen sergiler için de yapılacak listeleri takibe alınacak
Herkese bir parça Tom Ford
Gucci'nin efsanevi tasarımcısı Tom Ford, altı sene aradan sonra kadın koleksiyonu hazırladı. Modacının über elit için tasarladığı kıyafetleri sadece, gizli defilesine çıkan 32 süper ünlü kadın ile 100 süper güçlü gazeteci gördü. Çünkü Ford, modayı değiştirmeye kararlı
Denizcilikten tüccarlığa 'deniz' dolu bir hayat
İstanbul Karaköy'de bulunan King Arthur's Manila Shop'un sahibi Ertuğrul Özal, denizlerden uzaklaştı ama denizcilerle çalışmaya devam ediyor. Özal, şimdi geçimini denizcilere elektronik eşya, takı ve giyecek satarak sağlıyor...
Antep'te en çok Gucci gidiyor
Yıllarca kadın markaları üzerinde çalışan ve kadınların davranış biçimlerini inceleyen Sinem Gürkaynak, "Türk kadını alışveriş yapmayı çok seviyor, pahalı markalara ilgi duyuyor. Kendisinden sonra çocuğunu ve üçüncü olarak da evini düşünüyor," diyor
Bu Türkler de artık çok oluyor
Ekonomik krizin izleri, 2010 Cannes Yacht Fuarı'nda da kendini hissettirdi. Ancak fuara en büyük hareket Türk yat üreticileri ile Türk ziyaretçileri sayesinde geldi. Birbirinden alımlı Türk yatlarının önünde ziyaretçi kuyrukları oluştu
Sinema camiasında torpil paranoyası
Yönetmen Sofia Coppola, Quentin Tarantino'nun jüri başkanı olduğu Venedik Film Festivali'nden Altın Aslan alınca, nakarat yinelendi: Arkadaşını kayırdı! Benzer tartışmalar bizden de eksik olmuyor. Torpil paranoyasından kaçmak mümkün değil
Modasever çoktu, indirim pek yoktu
Nefis bir hava, her butikte ikramlar, gülen yüzler, mini hediyeler ve müzikle, perşembe akşamı düzenlenen Fashion's Night Out'un keyfini çıkardık
İlk Viking: Bent Larsen
En önemli büyükustalardan biri olan Bent Larsen, satrançta Sovyet ekolüne karşı Batı ekolünün temsilcisiydi
Fahri lezzet büyükelçisi
Aslen bankacı olan ve klasik müzik eleştirileri de yapan Alain Matalon, yeme içme işine girmeye karar verince önce 12 yıl yaşadığı New York'a Türk lezzetlerini taşımış. Şimdi de, İstanbul'da açtığı pizzacı ile ABD'nin damak zevkini buraya 'ithal' ediyor...
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.