SABAH gazetesi yazarı Turgay Noyan'ın denizcilik dışındaki bir büyük tutkusu da; müzik dünyası. Noyan, müzikteki 50. yılını yarın akşam Caddebostan Kültür Merkezi'nde sanatçı arkadaşlarıyla birlikte kutlayacak
- Müzik tutkunuz çocukken mi başladı?
- Benim müzik yaşamımda birkaç evre vardır. Fındıkzade'de sokaktaki çocukluk arkadaşlarımla birlikte mandolin, keman, darbuka ve marakasla başladık. Sonra darbukanın yerini ucuz olduğu için bongo, mandolinin yerini de gitar aldı. Ben de zamanla akordiyon çalmaya başladım.
- Gittikçe profesyonelleşmişsiniz...
- O grup zamanla moda olan İtalyan, İspanyol melodiler çalan bir gruba dönüştü. Sonra sokaktan dışarı çıkmaya başladığımız gruba sıra geldi; o grupta Selçuk Alagöz de aramızdaydı. 'Cha Cha Lokal' adlı bir gençlik lokalinde çalmaya başladık; orada ilk defa solistimiz oldu. Bir süre böyle müzik yaptıktan sonra çigana, Macar müziğine döndük.
- İstanbul'da gece yaşamı nasıldı o zamanlar?
- O zamanlarda İstanbul'da gece yaşamı daha kaliteli demek istemiyorum ama daha farklıydı. Bir yerlerde çigan müziği çalınabiliyordu ve bu grup o dönemler, İstanbul'un en önemli adamı Gaskonyalı Toma'ya çaldı. Gaskonyalı Toma müthiş şarkı söyleyen bir bas baritondu ve aileden meyhaneciydi, Türkiye'de tavernanın yaratıcısı .
- Oldukça meşhur bir yermiş.
- Toma, Türkiye'deki ilk tavernadır. Kardeşi Angelo'nun da yeri vardı; ben orada da çaldım ama asıl Toma'nın orkestrası olduk. Toma'nın yeri İstanbul'un bir numaralı eğlence yeriydi; bir masada Zeki Müren otururdu; yan masada Orhan Boran, öbür tarafta Vehbi Koç. Biz de masa masa dolaşıp, bunların hepsine şarkı söyletirdik. Özcan Sevgen, Nevin Pere gibi operacılar gelir, arya söylerler; onlara da eşlik ederdik.
- Müzik dışında başka bir işle uğraşıyor muydunuz?
- Bu arada hepimiz öğrenimimizi sürdürdük. Kemancımız bilimadamı, davulcumuz eczacı oldu, ben de gazeteci oldum. Toma, İzmir'e gitti. Ben okulu bırakamadığım için ayrıldık.
Taverna plağının doğuşu
- Kendi adınıza olan orkestranızı nasıl kurdunuz?
- Bostancı'da bir Saksonyalılar'da çalışmaya başladık. İlk sene taverna gibiydi ve ilk defa kendi adımla bir orkestra kurdum. Lokal, adım adım büyüyerek gazinoya dönüşmeye başladı. Biz de eşlik orkestrasına dönüşmek durumunda kaldık. Metin Ersoy, Salim Dündar, Selçuk Ural, Neriman Köksal, Öztürk Serengil, Nebahat Çehre, Hayko, Juanito, Nükhet Duru, Füsun Önal, Ömür Göksel gibi çok ünlü isme eşlik ettik. Fakat bir süre çalıştığımız yerin müdürü orkestra olarak bizi ezmeye kalkınca dayanamayıp istifa ettim.
- Turgay'ın Tavernası'nı açmaya bu sırada mı karar verdiniz?
- İstifa ettikten 15 gün sonra, Derya isimli balık lokantası olan arkadaşıma, mekanı taverna yapmayı teklif ettim. Arabamı satıp oraya ortak oldum ve Turgay'ın Tavernası Derya'yı açtık. Açarken tek idealim; çok iyi bir orkestrayla iyi bir müzik yapmaktı. Yavaş yavaş orkestraya ilaveler yapmaya başladım. İlk ilavem, Ercan Turgut oldu. Orkestra dışında programda iki sanatçı çıkarıyorduk, onları hep yetenekli insanlardan seçtim. Sanatçı da çalıştırmaya başlayınca, taverna giderek daha ilgi toplamaya başladı. Gençlerin gittiği ana mekan olmaya başladık. Genç bir adam kız arkadaşını alıp gelebilsin diye, mönü fiyatına da çok dikkat ettim.
- Tavernada yaptığınız müzikleri Turgay'ın Tavernası adıyla plak olarak basmak kimin fikriydi?
- Güzin-Baha ikilisindeki Baha Boduroğlu, 'Sizin burada yaptığınız müziği plak yapacağız,' dedi. Bazı kayıtları tavernada yaptık, plak çatal bıçak sesleriyle başlar. Yemek müziğinden sonra Ercan Turgut, Ferdi Tayfur'un Huzurum Kalmadı adlı bestesini söylüyordu. Yer yerinden oynadı. Sonra peşinden diğer plaklar geldi.
Türkiye'nin en iyi orkestrası
- Orkestra dağılınca müzik hayatınız nasıl sürdü?
- TRT'den dizi müziği yapmam için teklif geldi. Necef Uğurlu ile tanıştık. Necef, 'Ben sizi dinlemeye gelirdim, müzik kapasitenizi biliyorum,' dedi. Ve Hüseyin Rahmi'nin hikayelerinden oluşan bir dizinin müziklerini yapmamı rica etti. Baha'nın stüdyosuna gidip hissettiklerimi çaldım, sonra dinletmek için götürdüm. Ahmet Uğurlu, Demet Akbağ, Yasemin Yalçın gibi o zaman fazla gündemde olmayan oyuncular vardı. Millet kalktı oynamaya başladı, Necef boynuma sarılıp 'Tamam,' dedi. Necef ile inanılmaz işler yaptık. Yer yerinden oynadı diyebilirim. Ali Poyrazoğlu da yapacağı Kim Bunlar TV dizisinin müziklerini hazırlamamı istedi. Her bölüme iki şarkı besteliyordum. Hâlâ statlarda 40 bin kişi 'kim bunlar, kim bunlar' diye, o şarkıyı söylüyor. Ali'nin İnsanlık Hali dizisinin ve sahneye koyduğu bir tiyatro oyunun da müziklerini besteledim.
- Orkestra olarak pek çok ödül de kazanmışsınız.
- O zamanlar Türkiye'nin en önemli müzik dergisi olan Hey okurları tarafından, Türkiye'nin en iyi orkestrası seçildik. Altın plak performansı gösterdik. Kültür Bakanlığı yurtdışına konser vermek için orkestra olarak bizi gönderdi milli olduk. O orkestrayla Melike Demirağ, çok sevdiğim rahmetli Kerem Yılmazer, Banu Kırbağ, Kupa Kızları, Mustafa Budan, Gülseren Erdağ, Ercan Turgut gibi pek çok önemli sanatçılara eşlik ettik.
- Taverna o kadar popülerken ne oldu da, kapatmaya karar verdiniz?
- Gece hayatından soğudum ve aynı anda sürdürdüğüm gazeteciliğe döndüm.
50. yılda dost sürprizleri
- Müzik hayatınızın 50. yılını kutlayacaksınız...
- 1961 yılında profesyonel müziğe başlamıştım. Müzikteki 50. yılımda da, müzikte yollarımızın kesiştiği, birlikte müzik yaptığımız dostlarla buluşmak istedim. 'Turgay Noyan 50 Yılın Dostları' lafı buradan çıktı. Genelde jübileler biletli olur ama ben paralı olmasını istemedim. Kadıköy Belediyesi'ne müteşekkirim. Hiçbir maddiyat düşünmeden, bu gece için Caddebostan Kültür Merkezi'ni bütün imkanları ile verdi. Sponsor yok ama ucundan tutan, yardıma koşan dostlarımız var.
- Programdan bahseder misiniz?
- Programı Ali Poyrazoğlu sunacak. Bütün çarkadaşlarımız gelemiyor; kimi turnede, kimine de ne yazık ki ulaşamadım. Orkestrada çalacak olan pek çok müzisyen arkadaşımız var. Süreden dolayı her sanatçının tek bir şarkı söyleyeceği geceye Melike Demirağ, Ercan Turgut, İlhan Şeşen, Fatih Erkoç, Coşkun Demir, Metin Ersoy, Kartal Kaan, Güzin-Baha, Banu Kırbağ, Selçuk Alagöz, Hasanaki, Attila Atasoy, Ahmet Uğurlu, Tahir Dökme katılacak.
- Gecede sürprizler olacak mı?
- Benim bestelerimi Mustafa Sağyaşar'ın oğlu Cemil Sağayaşar, ünlü hava durumu sunucusu Gökhan Abur, Tahir Dökme'nin kızı Evrim Dökme söyleyecek. En büyük sürprizlerden biri de, bir bestemi SABAH'ın ekonomi sayfasından Pınar Çelik'in seslendirecek olması. Hayatında hiç sahneye çıkmamış ama müthiş bir sesi var.
50'den sonra kapıları cesurca açtılar
Biri babaanne olmaya hazırlanıyor biri anneanne. Birinin kendinden yaşça küçük sevgilisi var, çocuk yapmayı bile istiyor. 50 yaş kapısından geçerken, toplumun öngördüğü ağır başlı teyzeler olmaya hiç de niyetli değiller. İşte yeni 50'ler
İki ünlünün evliliği zor değil, kolay
Burçin Terzioğlu tam bir alaylı oyuncu. Dört yaşından beri dizi ve sinema sektöründe yer alan, neredeyse oyunculuk yapmadığı sezon olmayan Terzioğlu'yla oyuncu eşi Murat Yıldırım'la ilişkisini ve Ezel 'i konuştuk
Ergenekon'un 1 numarası
Başlığa bakıp aldanmayın. Soruşturulan örgütün değil, soruşturmanın bir numaralı kişisi kast ediliyor. 27 Mayıs'ın 9. yıldönümünde doğan Fikret Seçen, Ergenekon'un şifresini kıracak
Messi topçu, ben kasap doğmuşum
Kasap çırağı olarak işe başlayan Nusret Gökçen, 28 yaşında kendi restoranını açtı. Günde 500 kilo et satıyor, 250 kişiye kendi elleriyle servis yapıyor. Müşterileri arasında Ajda Pekkan da var, Aziz Yıldırım da
Diyabetle yaşamı sevmeyi başardı
Gazeteci yazar Emine Çaykara, Diyabetimi Seviyorum adlı kitabında, 15 yaşından beri birlikte yaşamaya alıştığı diyabet hastalığını nasıl kontrol altına aldığını anlatıyor. Prof. Dr. Hasan İlkova'nın Türkiye'de de salgın gibi yayılan diyabetle ilgili sorulara yanıt verdiği kitapta, sağlıklı yemek tarifleri de var
Şehirde neler oluyor?
İstanbul Film Festivali başladı. Keşfedilmesi gereken isimler, gidilmesi gereken konserler de cabası. Şehirde hareket çok, sizde durum nasıl?
Çoğunluk ve Bal, New York'taydı
New York'ta yaşayan ve loonybinsblog.com sitesiyle adından söz ettiren Binnaz Saktanber, Çoğunluk ve Bal filmlerinin gösterimini izleyip, yazdı
Haberlerine imza atamayan gazetecilerin öyküsü
Bundan 19 yıl önce yayımlanmaya başlayan Özgür Gündem gazetesinin hikayesi Press filmiyle sinemaya taşındı. İki yıldan daha az süren yayın hayatı boyunca muhabirleri ve dağıtımcıları öldürülen gazete, defalarca sansürlendi
30 yılda kimler geldi kimler geçti
İstanbul Film Festivali 30 yaşında. Festivali 25 yıl yöneten Hülya Uçansu ile görevi 2006'da devrettiği Azize Tan, festivalin kısa tarihini ve 30 yıla damgasını vuran, unutamadıkları olayları anlattı
Milano'dan aşk manzaraları
Milan kulübünün golcüsü Pato, patronu Silvio Berlusconi'nin kızına âşık olursa ne olur? Ya da takımın eski golcüsü Shevchenko, patronun oğlunun eski sevgilisine âşık olduğunda ne olmuştu? Az futbol, çok aşklı bir Milano hikayesi...
Haftanın tortusu
Haftanın araştırması
Twitter'da kim, kime, neler söylüyor?
Yahoo araştırma grubu Yahoo Research'ün bu hafta yayımladığı...
Tekzip ve düzeltme metni
Şirketinize ait SABAH Gazetesi isimli günlük süreli yayının 20 Mart pazar günkü basımının, Pazar Sabah ekinde Ayşe Ferhangil...
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.