Ver elini Kadıköy

Kahvaltıları, Baylan Pastanesi, Türk kahvesi, balığı, turşusu, milföyü, antikacıları, kafeleri, barları, gecesi ve vapurla dönüşüyle Kadıköy, farklı bir İstanbul macerası vadediyor

Vapur. Sesini seviyorum. Bazıları kıç tarafında oturmayı ister, yere yayılmayı, Leman ya da Uykusuz okumayı. Ya da dubaların üzerinden martılara bakmayı. Ben yanları tercih ediyorum, Karaköy'de park etmiş beş devasa gemiyi görmemi sağlıyor. İçlerinde yaşanan Titanikvari hayatları düşünüyorum o an. Kulağımda Jay Kay. Bir boğaza değilse, diğer boğaza karşı dinleyelim. Ertelendi ya konser. Kesin ben Türkiye sınırları dışındayken gelir.

Kadıköy, Moda, rehberim Damla
'Kadiköy'e adım attım: Dakika 12. (Bu arada 'Kadi'nin muhtemelen Fransızca'dan dilimize geçe bir söyleyiş olduğunu düşünüyorum). Baylan Pastanesi'nin (Muvakkithane Cad. No: 19) önünde esas sahibinin "Ancak ben öldükten sonra dükkanımı değiştirebilirsiniz," fetvasını anlatıyor Damla. 20'li yaşlarının başında, üçüncü çocuğunu sezaryenle doğurmuş bir çingene "Abla," diyerek yaklaşıyor yanımıza. Oğlanın adı Çınar. Ben şehirli dejenere insanın yapacağı üzere para isteyeceklerini sanıyorum. Hata. Kadın Moda'ya uzanan yol boyunca kapıdaki görevlilerden, pencere arkasındaki garsonlara, sokaktaki adamdan, yakında Şili'ye taşınacakları için DVD'lerini Damla'ya emanet eden Fransızlara kadar yanımdaki şahane insanı tanıyanların ilki. Damla o kadar hakiki Kadıköylü ki (pardon, 'Kadiköylü') altı ay Cezayir'e de gitse "Hoşgeldin Abla," diye kapılarda karşılanıyor, Fener maçının olduğu pazar günleri Ciğerimin Köşesi'nde (Recep Peker Cad. No: 32/A, Kızıltoprak) sarı-lacivert formasını giyip servise yardım ediyor, taksici Yaşar Abi, evin yolunu sormadan kapıda indiriyor. Ama Damla aslında şoför koltuğunda oturmak istiyor. Yapar. O kadın. Ne isterse.

Höpürdetmeden iç, ayıp olmasın
Başka beyler de sağ olsunlar, her bir yana dükkan açıp da önüne plastikten sandalyeler koymuşlar ama Kadıköy'e gelip de Fazıl Bey'in Türk Kahvesi'ni (Serasker Cad No 3, Kadıköy Çarşısı) içmeden olmaz. Altlık niyetine, yanında zencefilli limonatayla, damla sakızlısı yerine sadesine az şeker ilave isteyerek başlıyorum. İskemlelerimiz tahta. Racona uygun. Lokumu yemedim ama.

Asıl adı Tellahzade Sokak
Eskinin kokusu. Evinde yalnız ölmüş Mualla Hanım, dedemin küçük televizyonu, Grundig marka olmalı, pirinçten yatak başları, kapaklı masalar... Antikacılar Sokağı'nın başındaki, kimselerin pek uğramadığı merdivenle inilen pasajda, fiyatlar Çukurcuma'nın yarısı. Ama özel bir şeyler görmek istiyorsan Sah'a (www.sahgaleri.com) gitmek lazım. Cezayir'den gelme kahve fincanları, askeriyede kullanılan terzi dolapları, tahtadan çocuk iskemleleri, ottoman koltuklar, teneke kutular var. Mehmet Bey'le muhabbeti kurmadan dönme sakın.

Kırıntı kalmasın tabağında, ağlar
Yeni Moda Eczanesi'nin laboratuarını, camdan ıncık cıncık yapan Yegane dükkanını, Moda'nın sakin sokaklarını geçtik. Geldik sahil taraflarına. Nişantaşı, Bebek falan faso fiso. Esas Kırıntı, Moda'da 1981 yılında açılmıştır, tuvaleti yoktur, hamburgerleri yazlık usulü gelir; ketçabı ayrıca istemezsen patatesin üzerindedir. Damla'yı burada da kırmızı halıyla karşıladılar tabii. Tavuklu dürüm, küçük kızartma, soslar ayrı tabağa. Sipariş vermedi. Adam biliyor zaten.

Bast'ta beş saat
Galata'da Bbase varsa, Moda'da da Bast var. Blogger, fotoğrafçı, çevirmen, kağıt okuması lazım olan akademisyen, ödevi gelen öğrencilerin mekanı. Her yer priz ve kitap dolu. Hoş, gazeteciler Cafe Nero'nun terasında çalışıyor. Onu biliyorum. 19:45. Az kaldı kaçırıyordum. Saatler değişmiş. 10 kala ve geçeler değil. Çeyreklerde kalkıyor Karaköy vapuru. Karşımdaki çift, Kivahan'da yemeğe gidecek. Başkalarının hayatlarına dahil oldum yine.

Hakiki Kadıköylü bunları yapar
* Gece Karga, Arkaoda, Lal'in bahçesinde müzik dinlendikten sonra Kimyon'da kelle paça içer, masaya seninle beraber oturan ezmeden yer, rokanın üzerine limon sıkar.
* O gün beş kuruş parası yoksa tavuklu, ciğerli ya da salatalı pilavı, sokak satıcısı taklidi yapan dükkanlarda mideye indirir.
* Süreyya Operası'nın sadece önünden geçmez, içine de girer ama mahallenin ruhunun rockla beslendiğini, yeni dönem gruplar keşfetmeye, Shaft'a ya da Suitcase'e gitmeyi unutmaz. Her türlü müzik ruhun gıdasıdır ama ayırmaz.
* Ayda bir Cibalikapı Balıkçısı'na (fiyatlar mahalle standartlarının biraz üzerinde), haftada iki Koço'da ciğer ve muska böreği yemeğe gider arkadaşlarla. "Acele etmeyin, mezeleri yavaştan getirin, demlenecektik daha," der garsona.
* Maltepe'ye kadar, Kurbağalı Dere'den geçip de giden sahil yolu şeridinin Moda Burnu'ndan başladığını bilir. * Törek Mantı'nın sarımsaklı yoğurdu, Eyfel Pastanesi'nin milföyü, Hot Dog'un acılı hardalı, Köyüm Pide'nin kıymalısı, Beyaz Dürüm'ün döneri candır. Bilir.
* Arada bir üzerine alacak ilginç bir şeyler arıyorsa Doku'ya gider.
* Dodo'da kahvaltıya oturup, çam balından domatese, biberden eski kaşara kadar bütün tabağını kağıttan işaretler, tıka basa doyar da 20 TL öder.
* Sokağın unutulmuş bir yerinde gibi görünen Belfast Cafe'de, Taps bira içer.
* Balığını Dicle'den, turşusunu Özcan'dan, şarküteri alışverişini Gözde'den, kahvesini, kuruyemişini, çayını, Brezilya Kurukahvecisi'nden alır. Limonatası mı geldi, Ankara Pastanesi'ne gider.
* Çiya'yı turistlere terk edip, beğendisini Yanyalı Fehmi'de yer.

Kadıköy'de bir pazar
Sosyal medyaya sordum: Kadıköy'de pazar günü ne yapılır?
Melike Eraslan - Moda'da Kemal Usta'da waffle yenir.
Billur Saatçi - Ali Usta'dan dondurma !!!
Egenin Tuzu - Kocaman kahvaltı istersek Moda Van Kahvaltı Evi'ne; sandviçimi yapar gelirim derseniz Kemal'in Yeri'nde çay içmeye gideriz. Moda'dan Kadıköy'e ara sokaklardan yürür, Cemal Süreya Sokak'a selam ederiz. Balık Pazarı'nın sonuna tezgah açan köylülerin getirdiklerinden alışveriş eder, Beyaz Fırın'dan yolluk alarak evin yolunu tutarız.
Eda Ergin - Önce künyemi bilmelisin. Ad: Eda. Anne: Moda Kız Meslek'te tarih öğretmeni, fahri muhtar. Doğup büyüdüğü yer: Moda. Sabah kahvaltılıkları muhakkak Moda Kup'tan. Kulak kepçesinin üstü hafif kesik olan, sarı tişörtlü tatlı amcaya selam çakmazsan günün iyi geçmez, o da sana o suşi şeklinde kreplerden ikram etmezse rahat etmez.
Mutevelliheyeti - Madem pazar gecesi diyorsun, o zaman Buddha Bar derim. Pazarları GoyGoy çıkar, muhteşem de müzik yapar. Sen içkileri yudumlayıp "Mustang sally" diye bağırırken, saat gece 02.00 oldu. Şimdi taksiye binip eve dönme zamanı. Kadıköy, yine bekler efenim. Batu - Nail Bey Sokağı'dan Abu Omar. Gerçek Lübnanlı, falafel yapıyor.
Diğer Pazar Sabah Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol