Fransız şefle mutfaktayız

Gaja Restaurant'ın yeni Fransız şefi, restoranın mutfağına beş kişilik gruplar alıp günlük yemek kursları verecek. Özellikle deniz ürünleri ve tatlılarda uzman olan Şef William Mahi, dünyaca ünlü eski şeflerin artık geri planda kaldığını, yeniliğe açık şeflerin öne çıktığını söylüyor

SwIssotel The Bosphorus'un fine dining restoranı Gaja'nın, yeni bir Fransız şefi var: William Mahi. Fransa'nın İspanya sınırında doğan Mahi, Bask kültüründen de etkilenmiş olduğu için özellikle deniz ürünlerinde iddialı bir şef. 14 yaşında, bir yandan yemek okuluna devam ederken, bir yandan da restoranlarda çalışmaya başlamış. Yani çok genç olduğu halde, tam 16 yıldır bu işi yapıyor. O daha dört yaşındayken, annesinin uyanıp, mutfakta kendine kahvaltı hazırlarken bulduğu 'yemek tutkunlarından' biri. Bugüne kadar Şanghay'dan Beyrut'a, Lüksemburg'dan Paris'e, kimileri Michelin yıldızlı pek çok restoranda çalışmış, kendi restoranını açmış, ödüller almış bir şef Mahi. Ve şimdi Gaja'nın mönüsünü tamamen yenilemekle meşgul. Burada yapacağı en güzel işlerden biri ise en fazla beşer kişilik gruplara vereceği, birer günlük yemek kursları. Katılımcıların şampanyayla karşılanacağı ve üç saat sürecek özel bir kurs bu. Yani Şef Mahi ile Gaja'nın mutfağına girip, farklı ve çok lezzetli yemeklerden oluşan bir mönüyü pişirmeyi öğrenebilir, evde de misafirlerinize yapabilirsiniz. Çünkü şef bu kurslarda, genellikle evde de yapılabilecek yemekler öğretmeye özen gösterecek. Kursun fiyatı, yapılacak mönüye göre değişiyor ama ortalama 375 TL civarında bir katılım ücreti var.

ŞEFİN PÜF NOKTALARI ÇOK ÖNEMLİ
Bu kursun ilk katılımcıları, SABAH Hafta Sonu Ekler ekibinden beş kişilik bir grup olduk. Mönüde deniz tarağı ve toz zeytinyağı, San Sebastian usulü körpe kalamar, yanında sebze, üzerinde ise ekşi grand veneur sosu olan (bir çeşit vişne sosu) ve vakumlu poşet içerisinde pişirilmiş bonfile, son olarak da çikolatalı ganache (ganaj) vardı. Önce Şef Mahi her birinin yapılışını uygulamalı olarak gösterdi, malzemeleri tanıttı, püf noktaları anlattı. Örneğin bebek kalamarları pişirmeden önce, lastik gibi olmaması için içini dışına çevirmemiz gerektiğini öğrendik. En kaliteli Japon bıçaklarıyla tanıştık; onlarla, parmaklarımızı kesmeden nasıl soğan ve sarımsak doğrayacağımızı tecrübe ettik. Ve o anda şef, ele sinen sarımsak kokusundan nasıl kurtulabileceğimiz hakkında bir ipucu verdi: Sarımsak kokan elinizi, çelik lavabonuzun kenarlarına kısa bir süre sürtün, sonra da yıkayın. İşte bu kadar basit! Çikolata ganache'ın yapımı sırasında da işin püf noktalarını öğrenmeye devam ettik: Çikolata sosunu hazırlarken, tereyağını ayrıca eritmemiz gerekiyormuş. Saf çikolata kullandığımızdan, çikolatanın elastikiyetini sağlamak için, içine ayrıca glikoz katmamız lazımmış. Ayrıca hazırladıktan sonra buzdolabında uzun saatler bekletmemiz gereken ganajı, ayrı bir kaptaki buzlu suda hızlıca soğutabileceğimiz bilgisi de, kısa günün kârı bilgilerimiz arasında yerini aldı.

ÇİKOLA TALI GANAJ
GANA JIN YAPILIŞI :
125 gr. krema, 25 gr. glikoz ve 30 gr. tereyağını kaynatın. 150 gr. ham çikolatayı karışıma ekleyin ve spatula ile karıştırın. Bir kabın içine koyup dolapta soğumaya bırakın.
KITIR ÇİK OLA TA YAPILIŞI :
35. gr. tereyağını eritin. Ayrı bir kapta 95. gr. yumurta akı, 60 gr. şeker, 30 gr. kakao tozu ve 25 gr. unu karıştırın. Erittiğiniz tereyağını da karıştırıp, ince tabaka haline getirin. 200 derecede 5 dakika pişirin.
ÇİKOLA TALI SOSUN YAPILIŞI :
300 gr. su, 5 gr. kakao tozu, 25 gr. tereyağı, 75 gr. şeker, 3 gr. tarçın, 3 gr. yıldız anason, 3 gr. tane kişniş ve 1 gr. defne yaprağını bir tavaya koyup kaynatın. Çırpma aparatıyla iyice çırpın. Sonra 24 saat buzdolabında bekletin. Karışımı süzgeçten geçindikten sonra servis edin.


#Sayfa#

SEBAS TIAN USUL Ü KÖRPE KALAMAR
Bebek kalamarları iyice temizledikten sonra içlerini dışarı çevirin. İki kavurmalık soğanı küp küp doğrayın. İki diş sarımsağın iç kısımlarını çıkarıp ince ince doğrayın. Birkaç dal maydonoz ve birkaç tane taze soğanı ince kıyın. İçine bir miktar zeytinyağı koyduğunuz teflon tavayı çok iyi kızdırın. Zeytinyağında kalamarları kavurun. Hazırladığnız tüm malzemeleri katın. İstediğiniz kadar cherry domatesleri bütün olarak ekleyin. En son, bir miktar limon suyu ekleyip ateşten alın ve servis edin.

Şef Mahi bize önce San Sebastian usulü körpe kalamarı öğretti. Malzemeleri önceden hazırlamış olmanın, yemeği daha rahat ve hızlı yapmak açısından önemini vurgulayarak başladı derse...

Mahi, bebek kalamarları tavaya atıp pişirmeden önce mutlaka içini dışına çeviriyor. Eğer bu işlem yapılmazsa kalamarın lastik gibi olacağını söylüyor.

Soğan ve sarımsakları doğrarken, kesiklere sebep olmamak için parmaklarımızı bükerek malzemeyi tutmamız gerekiyor.

William Mahi, kalamarları servis etmeden önce, aşağıda gördüğünüz köpük sosu, midye ve balık suyunu çırparak hazırlayıp üzerine gezdirdi.

DÜNYADA TREND DENEYSELLİK AMA ESKİ ŞEFLER ARTIK BUNU YAPMIYOR
Yemek sırasında da bize eşlik eden Şef William Mahi'yle sohbetimizden notlar ise şöyle:
- Uzmanlığınız nedir?
- Tatlı ve deniz ürünleri diyebilirim. Gaja'da 15 Ocak'tan itibaren sunacağım yeni mönünün de yüzde 60'ı balık ve deniz ürünleri olacak zaten.
- Nasıl bir mönü olacak bu?
- Görünüş olarak da, lezzet olarak da daha eğlenceli ve yenilikçi yemekler hazırlıyorum. Ben özellikle farklı pişirme teknikleriyle fark yaratacağım. Türkler genellikle kuvvetli tatları, baharatları seviyor. Onları da kullanmaya çalıştım. Pek çok farklı ülkede, farklı yemek kültürlerini gördüm. Bunlardan da alıntılar yaparak kendime özgü karma bir mutfak yaratıyorum aslında.
- Dünyada en sevdiğiniz mutfak hangisi?
- Çin mutfağı. Her zaman ne yediğinden tam olarak emin olamayabiliyorsun ama enteresan bir mutfak Çin mutfağı.
- Dünyada trendler nereye gidiyor?
- Fransız şefler gerileme döneminde, Japon şefler yükselişte. Eski şefler, belli bir yaşa geldiği vakit, yeni bir şeyler deneme yanlısı olmuyor. Onun yerine yaptıklarını iyi yapma yanlısı oluyorlar. Ama dünyanın en iyi lokantalarından El Bulli'nin şefi Ferran Adria, 80 tane yemek yarattıktan sonra şimdi kapadı restoranını. Kapama nedeni de ekonomik değil. Kafasını dinlendirmesi lazım ki yeni bir şeyler yaratabilsin. Eski şeflerde genel olarak böyle bir alışkanlık yok. Biz yeni jenerasyon, aşağıdan itiyoruz. Dünyanın her yerinde neler olduğunu takip ediyoruz ve denemelere daha açığız. Deneysel tabaklar yaratıyoruz yani ve trend de bu.
- Sizin çok beğendiğiniz ve takip ettiğiniz şefler kim?
- Örneğin The Fat Duck'ın şefi Heston Blumenthal, El Bulli'nin şefi Ferran Adria ve tabii kendi ustam Alain Ducasse.
- GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) meselesi şu an Türkiye'de çok tartışılıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Tabii ki bu iyi bir şey değil. Sadece doğal gıdalarla beslenen atalarımıza baktığımızda, onların bizim kadar çabuk hastalanmadıklarını, sağlıklı bir yaşam sürdüklerini görüyoruz. Ama günümüzde emek pahalı ve ürünü ucuza getirmek önemli. Bu yüzden de artık hiçbir şey doğal değil ve bunlar bence zararlı.
- Siz burada malzeme kalitesini nasıl sağlıyorsunuz?
- Kendim seçiyorum sebzeleri, balıkları vs. Satın alma departmanı alıyor ama ben hepsinin alındığı yerleri ziyaret ediyorum, bizzat kontrol ediyorum. Balığı tekne balıkçılarından alıyoruz mesela. Beklentimi karşılamayan malzemeyi de geri gönderiyorum, kullanmıyorum.
- Türkiye'ye iki ay önce gelmişsiniz. Türk mutfağını nasıl buldunuz?
- Buradaki mönüyle o kadar meşgulüm ki, o yüzden henüz çok gezme ve yemekleri deneme şansım olmadı. Karım, Yemek Sepeti'nden sipariş veriyor. Özellikle içli köfteyi çok beğendim mesela.



Diğer Pazar Sabah Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol