5 günlük hava durumu
29 Eylül 2013 Pazar
Kraliçenin hüzünlü dünyası

Kraliçenin hüzünlü dünyası

O hayata 1-0 önde başladı, çok güzeldi. 1992'de güzelliği tescillendi, Türkiye güzeli seçildi. bir Hollandalı ile evlendi ve 16 yıl orada yaşadı. Üç çocuğu oldu, ikinci çocuğu Daniel çok ender görülen Nager sendromu adlı bir hastalıkla doğunca mücadale dolu bir süreç başladı Özlem Kaymaz bir süredir üç çocuğuyla Türkiye'de yaşıyor, eşinden boşandı. "Her şeyde bir hayır vardır" diyen kraliçe başka çocuklara yardım etmek için kolları sıvadı. 20 yılın ardından ilk kez Pazar SABAH için profesyonel çekim yaptıran Türkiye eski güzeli Kaymaz hedeflerini anlattı

Özlem Kaymaz, 14 yaşında Marie Claire'in ilk Türkiye sayısının kapağına çıkan Türk kızı oldu. 1992 yılında, 18 yaşındayken Türkiye güzeli seçildi. O dönem basında 'İtalyan Liseli', 'Sörfçü Türkiye Güzeli' olarak anıldı. Kısa bir süre modellik yaptıktan sonra bir davette tanıştığı Hollandalı Watze De Vries'e âşık oldu ve evlenip Hollanda'ya yerleşti. Bu arada üç çocuk dünyaya getirdi. Şimdilerde kızı Tara 15, Daniel 11, Dante ise dört yaşında. Tıpkı bir peri masalı gibi süren hayatı ortanca oğlu Daniel'in Nager sendromlu doğmasıyla tepetaklak oldu. Ailenin yaşadığı travma, o dönem dört buçuk yaşında olan Tara'nın 2 yıl seçici suskunluk denen bir rahatsızlıkla yaşamasına neden oldu. Kaymaz'ın tüm bu sancılı süreci atlatması yedi yılını aldı. Daniel'in bugünlere gelebilmesi için 4 milyon avro harcandı. 1.5 yıl önce ailecek Türkiye'ye taşınmaya karar verdiklerinde, eşiyle ara vermek zorunda kaldıkları peri masalına yeniden başlamayı hayal ediyorlardı. Ama olmadı. Kaymaz eşinden kısa bir süre önce boşandı. Özlem Kaymaz'la, engelli bir çocukla yaşamı, ailesinin yaşadıklarını, boşanmaya giden süreci ve Türkiye'de yapacaklarını konuştuk
- Her şey şahane giderken ikinci çocuğunuz Daniel'in doğumuyla hayatınızda yeni ve mücadele dolu bir süreç başlamış. İsterseniz biz de oradan başlayalım...
- Oğlum yüzde 10 yaşam kalitesiyle, ağır engelli olarak hayata başladı. Nager sendromu denen bir DNA kaynaklı bir rahatsızlık bu.
- Nasıl bir rahatsızlık?
- Dünyada şimdiye kadar sadece 75 kişide görülen, Hollanda'da ilk kez Daniel'le kayıt altına alınan ve nedeni bilinmeyen doğumsal bir sendrom. Nager'lı bir kişide çene bölgesi az gelişmiş oluyor, dolayısıyla nefes alması ve yemek yemesi mümkün değil. Nager sendromluların zeka seviyesi ise normal.
- Doğum anında öğrendiniz bu durumu, eşinizle sizin ve ailelerinizin yaklaşımı nasıl oldu?
- Siyah ve beyaz gibi. Daniel doğdu, annem sabahında Türkiye'den geldi. Daniel'i görmeden, elimi tuttu, 'Ne olursa olsun benim evimde bir odası var' dedi. Eşimin ailesinin tavrı ise 'Bu çocuğu hayatınızda tutarsanız, işin gücün, her şeyin mahvolur' şeklindeydi. Ama eşim Kuzeyli gibi davranmadı.
- Daniel'i hayatınızda tutmama gibi bir seçeneğiniz var mıydı?
- Vardı. İlk gece yoğun bakımda kaldığı sırada, 6 saat el pompasıyla yaşatıldı. Bir başka hastaneye sevkedildi ve ameliyat edildi. O gece doktorlar, 'Kalbi durursa müdahale edelim mi?' diye sordu. Ben 'Elbette!' dedim. Eşim 'Bırakın gitsin' dedi. Orada yaşadığımız dini inançlara bağlı ilk ve son görüş ayrılığıdır. Erkek çok daha realist oluyor.
- Sizi bir anne olarak nasıl etkiledi tüm bunlar?
- Daniel'i kucağıma alabilmem 3.5 haftayı buldu. Evime götürebilmem tam bir yıl sürdü. Oğluma bir yıl boyunca 52 kişilik yoğun bakım kadrosuyla birlikte baktım. Beni annesi olarak tanıyıp tanımadığını bile bilmiyordum. Uyurken göğsüme küçük havlular koyuyorum, sabah hastaneye Daniel'e götürüyorum, kokumu unutmasın diye. Evde de dört yaşında bir kızım var, hayatım hastanede geçiyor ama evle de ilgilenmem lazım. Fena hırpalandım.

DANIEL İÇİN 4 MİLYON AV RO HARCANDI
- Eve çıktığınızda sanırım bir yoğun bakım odası kurdunuz...
- Aynen öyle. Annem Hollanda'ya yerleşti. Daniel yemek yiyemiyor, ağzından nefes alamıyor ve konuşamıyordu. Makinalarla yaşıyordu. Trakeostomiyle yaşamı sürüyordu. Yani gırtlağında takılan plastik boru ile. Başında beklemek gerekiyordu. Göbeğinden besliyorduk.
- Kaç yıl sürdü bu?
- 11 yaşında Daniel, bu zamana kadar 15 büyük ameliyat, toplamda 40 müdahale geçirdi. Ama hayatımız New York'ta değişti..
. - Nasıl?
- Daniel Hollanda'daki doktorlar sayesinde yüzde 45 yaşam kalitesine ulaştı. Ama bu yeterli değildi. Hollanda'da belli bir noktaya getirdikten sonra Daniel'i, trekostamiden kurtarabilmek için operasyon gerekiyordu, Amerika'ya götürdük ve orada iki yıl kaldık. Hayatımızı değiştiren adamlar New York'taydı. Bu arada ciddi bir hak mücadelesi yaşadık sigortayla.
- Evet, bir de sağlık harcamaları var. Ne kadar para harcadınız Daniel'in bu günlere gelebilmesi için?
- Yurtdışında sağlık sigortası sistemi var. Bazı harcamaları bu sistem karşılıyor ama Daniel'in üzerinde 4 milyon avroluk emek var. Avrupa'daki sigorta sistemi Avrupa dışındaki bir çözümü karşılamıyordu. Bu nedenle New York'taki tedavi sürecine ilişkin ciddi bir hak mücadelesi yaşadık sigortayla. Neyse ki bunu yapabilme gücümüz vardı. Olmayan insanlar da var. Bir insanın yaşayacağı en büyük dram, çocuğunun sağlığıyla ilgili bir konu için para bulamaması.
- Şimdi ne durumda?
- Biz o durumdan, yüzde 85 yaşam kalitesiyle yaşar hale getirdik Daniel'i. Artık o normal çocukların gittiği okullara gitme hakkını elde etmişti. Çünkü zeka geriliği yok oğlumun. Ama bu Hollanda'da mümkün değildi.


#Sayfa#

TÜRKİYE DANIEL'İ DAHA İYİ GELDİ
Türkiye'ye niye döndünüz?
- Türkiye'ye, Daniel normal çocuklarla eğitim görebilsin diye geldik. Daniel büyüyüp okula çağına geldiğinde Hollanda'daydık ve hep özel eğitim kurumlarına gitti. Çünkü Avrupa'da seçeneğiniz yok. Türkiye'de engelliler genelde arka odaya saklanır. Avrupa'da onlara ait bir özel yaşam alanı yaratılır. Oysa belki onların hayatın içine karışmaya ihtiyacı var. Sanılır ki, Avrupa'da engelliler hayatın içinde, Oysa sadece kendilerine benzeyenlerle birlikte güzel bir yaşam sürüyorlar.
- Tek neden Daniel'in eğitimi miydi?
- Bu Türkiye'ye gelişimin ana nedeniydi ama bunun dışında birçok minik, farklı sebep de var.
- Şimdi mutlu mu Daniel?
- Türkiye Daniel'e çok iyi geldi. Burada koşulsuz sevgi var. Arkadaşlarıyla arası çok iyi. Türkçeyi çok iyi öğrendi. Artikülasyonu çok bozuk ama konuşabiliyor.

OĞLUM BANA ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ
- Hayatınızdaki bu dönem size ne kattı?
- Her şeyin başlangıç, süreç ve sonunun sevgi olduğunu öğrendim.
- İlahi adalet var mı diye çok sorguladınız mı?
- Güzellik Allah vergisi, özel bir çocuk Allah'ın takdiri. Ben oğlumun bana öğrettikleri ve yaşattıklarını paylaşarak belki birçok insana ışık tutacağım, umut olacağım ve yardım edeceğim. Oğlum bana çok güzel bir ders verdi; fiziki güzelligin bazen bir araç olduğunu ama gerçek olan; iç güzelliğin dışa vurduğunda gözleri kamaştırdığı... Evet, kesinlikle ilahi bir adalet ve ilahi bir düzen var. Her kapanan kapının ardından bir yenisi açılıyor ve her şeyin ardından bir hayır çıkıyor! Yeterki bizler inancımızı kaybetmeden sevgiyle yolumuza devam edelim, elimizden geldiğince

PSİKOLOG BOŞANACAĞIMIZI SÖYLEMİŞTİ
- Bu arada karı-koca ilişkiniz nasıl etkilendi süreçten?
- Daniel'in doğumu evlilik ve aile hayatımız üzerinde birçok şeyi değiştirdi. Aslında bize Daniel'in doğumunun üçüncü haftasında psikologlar, 'İlişkiniz bitecek' demişti. Bu tür travmatik bir olay yaşandığında eşler birbirinden kopuyor, görüş ayrılıkları ortaya çıkıyormuş. Bunu psikologlar ara ara söylerdi bize ama ben inanmazdım, 'Bunca şey atlattıktan sonra mümkün değil' derdim...
- Neye dönüştü aranızdaki aşk?
- Daniel bir anda elinize çözmeniz gereken bir problem olarak bırakılıyor. Bir anda otopilota bağlayıp, yaranın sıcaklığı geçene kadar bir koşturma içinde yaşıyorsunuz. Yara kabuk bağladı sandığınız anda, yarattığı hasarı görüyorsunuz. Her şey yoluna girdiğinde, ilişkinin çok yıprandığını farkediyorsunuz. Bu başımıza geleceğini bildiğimiz bir şeydi. Sağlıklı bir evlilik bile ilk 1.5 yılda çatırdayabiliyor. Çünkü kadın çocukla meşgul, yorgun, halsiz, lanet...
- Daniel bebekken birbirinize vakit ayırabiliyor muydunuz?
- Daniel eve döndü, aradan 2.5 ay geçti. Ben çıldırmak üzereydim çünkü gece, gündüz uyku yok. Bir yoğun bakım hemşiresi organize ettik, konsere gittik eşimle, dört saatlik bir ara verebildik. Sonra 3.5 yıl normal bir evlilik yaşamadık.
- İstanbul'a taşınmanın ardından neler yaşandı?
- Buraya geldik, 1.5 yıl birlikte yaşadık ama gel-gitlerle. Eşim işi nedeniyle seyahat etmek zorundaydı. İnşaat, emlak yatırım işi yapıyordu. Türkiye'de de bu işi yapmak istedi ama bir Avrupalı olarak uyum sağlamadı. İşi Hollanda'da devam ettirdi, o geliş gidişlerde sanırım adapte olamadı. Arada bir boşluk oluştu ve boşandık.

DOĞUM ANOMALİSİ OLAN ÇOCUKLARIN TEDAVİSİ İÇİN ÇALIŞACAĞIM
- Şimdi hedef ne?
- Güzelliğimi, kadınlığımı, eski kariyerimi kullanarak ihtiyacı olan çocukların dünyasına köprü oluşturabilirim. Bir markanın yüzü olabilirim. Vakıf çalışmalarında kurumsal şirketlerin PR aktivitelerinde yer almaktan tutun, bireyleri başkalaştırmamak, farkındalık yaratmak ve umudumuzu kaybetmemek amacıyla yapılan televizyon progralarına kadar birçok alanda yer alabilirim. Buradan gelen maddi güç kaynağını ve manevi desteği doğum anomalisi nedeniyle yaşamlarına engelli olarak devam eden çocukların tedavisinde kullanacağım.
- Nasıl olacak bu?
- 16 yıl Türkiye'den uzakta yaşadım. Ama artık çocuklarımla birlikte buradayım ve bazı ideallerim var. Tekrar halkın önüne çıkmak istiyorum. O zamanlar 20'li yaşlarımdaydım, şimdi 40. Bunun için özel bir çabam yok, estetik yaptırmak ya da kendimi bakıma almak gibi... Ben yüreğimin güzelliğini ortaya koyacağım. Ama hâlâ mihrap yerinde. Yeniden bir fotomodellik çalışması içinde ya da fiziken görünmemi gerektiren bir işin içinde rica minnet değil, onu hak ederek yer alabileceğimi düşünüyorum.
- Bir girişimde bulundunuz mu?
- New York'ta Daniel'in operasyonlarını yapan Rekonstrüktif Plastik Cerrahi Merkezi'nin bir vakfı var. İhtiyacı olan dünyanın dört bir yanından çocukları ücretsiz ameliyat ediyorlar. Ben de o vakfın Türkiye şubesini açacağım. Hazırlıklarına başladım.
- Sıkıntı çekmişsiniz, ama çok iyi görünüyorsunuz.
- Ben sadece ne yediğime dikkat ettim. Yaşadığım ülkenin yeme alışkanlıkları da fiziğimi korumama yardımcı oldu. Akşam yemeği yenir sonrasında yeme-içme faslı kapatılırdı. Kuzeyli insanların ince olmasının sırrı bu.

KIZIM TARA İKİ YIL KONUŞMADI
- Tüm bu yaşananlardan en çok etkilenen kim oldu?
- Kızım Tara. Çünkü Daniel doğduğunda daha dört yaşındaydı ve tüm travmayı o küçük haliyle yaşamak zorunda kaldı. Biz yetişkinler kendimize kaçış yolu bulabiliyoruz. En büyük faturayı Tara ödedi, ona o dönem seçici suskunluk teşhisi kondu. O hengame içinde farkına varamadık. Yuvaya gidiyordu, 'Sessiz, sakin bir kız' deniyordu. Meğer tek bir kelime etmiyormuş. Sadece bizimle konuşuyordu. İki yıl toplum içinde hiç konuşmadı. İnsanlar Tara'yı otizmli sanıyordu. O daha ağırdı benim için.
- Çok uğraştınız mı?
- Kurşunlar döktürdüm, Türkiye'ye dualara getirdim, bioenerjiyi denedim, Tara'ya kızdım, yalvardım, küstüm, tehdit ettim, evden atarım dedim. Korkunç bir süreçti.
- Üçüncü çocuğa nasıl cesaret ettiniz?
- Benim başıma her şey üst üste geldi. İçinden çok zor çıktım. Ama üçüncü çocuğum Dante benim iyileşme sürecim. Tüm bunların üzerine bir hediye gibi indi.

BİR SÜRE KADIN OLDUĞUMU UNUTTUM
- 'Niye ben?' dediniz mi?
- Türkiye güzeli bir kadın, dünya yakışıklısı bir adamla evleniyor, ilk çocuk muhteşem, ama sonra evet, 'Niye ben?' dedim. Ama Allah insana kaldırabileceği derdi verirmiş.
- Nasıl bir his kaldı geriye?
- Pespembe bir genç kızlık, peri masalı gibi bir evlilik, sonra 'Bam,' diye vurdu. Bir süre kadın olduğumu unuttum...

kalan karakter 460

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Pazar Sabah Haberleri

Çarşı, kendine de mi karşı?
Barış ve kardeşlik çınarı
Hani bir 10 yıl daha yaşayacaktın!
Kurumsallaştırılamaz!
Birkalp iki millet
Mevsim geçişine meydan okuyun
İtalyan yemeğini nasıl bilirsiniz?
Koleksiyona sinema yorumu
Aşk için lacivert acılar için Ametist
En ölümcül spesiyalite: Fugu
Türk diasporasının Dünya Güzeli: Azra Akın
Gücünüze güç katacak üç besin ve üç formül
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol