Türkiye'nin en iyi haber sitesi
GÜLSE BİRSEL

Karoshi kurbanları Antalya Ödülleri'nde!

"Karoshi, bir Japon kavramı. 'Ölüme sebebiyet veren aşırı çalışma' demek! Her yıl Japonya'da 10 bin kişi bu sebepten hayatını kaybediyor. Antalya Televizyon Ödülleri, bir televizyon ödül gecesi değildi. Bir anlamda 'karoshi kurbanları'nın bir araya geldiği bir platformdu aslında!"

Dün Yalan Dünya'nın setinde rejiden bir arkadaş utana sıkıla gelip, "Şey acaba yemeğinizi 15 dakikada yiyip bitirebilir misiniz, çok sayfamız var," deyince, küçük bir aydınlanma yaşadım! Dün oyuncu Ece Uslu sette yorgunluktan bayılmış. Aynı durum birkaç hafta önce Deniz Yıldızı dizisinin oyuncularının başına gelmişti. Bir ay önce Araf Zamanı setinde Başak Sayan bayılmıştı. Bunlar medyaya yansıyanlar. Her gün setlerde yorgunluk sebebiyle birçok bayılma, hastalanma, kaza vs oluyor. Birçoğu da teknik ekiplerden arkadaşlarımızın başına geliyor, ama ünlü olmadıkları için haber olmuyor. Antalya Televizyon Ödülleri, bir televizyon ödül gecesi değildi. Bir anlamda 'karoshi kurbanları'nın bir araya geldiği bir platformdu aslında! Konuştuğumuz herkes uykusuz, herkes stresli, herkes gergindi. Ve ödüllere aday birçok dizinin çalışanları, aslında vakitsizlikten, istedikleri kalitede iş çıkaramamaktan dolayı mutsuzdu. Çalakalem yazmaktan, alelacele oynamaktan, nefes almadan reji yapmaktan, sabahlara kadar montajlamaktan, 48 saat uyumadan dekor yapmaktan, her şeyden, yorgun, bitkin, bıkkın insanlar topluluğu!

JAPON BEYAZ YAKALILARIN İNTİHARI
'Karoshi' bir Japon kavramı. 'Ölüme sebebiyet veren aşırı çalışma' demek! Her yıl Japonya'da 10 bin kişi, bu sebepten hayatını kaybediyor! Tek bir kaynağı yok bu ölümlerin. Uykusuzluk, bayılma ve yorgunluk sonucu kazalar, aşırı ve devamlı stresin yarattığı kalp hastalıkları, beyin kanamaları ve intiharlar... Hepsi aşırı ve uzun saatler gergin ve az vakitte çok iş yetiştirilen çalışmaların sonucu sağlık sorunlarından kaynaklanan, muhtelif ölümler... Ergoloji de nispeten yeni bir kavram. Ekolojinin, doğanın dengesi ve ritmi anlamına gelmesi gibi, ergoloji de insanın doğal, sağlıklı, iç ritmi ve armonisi anlamına geliyor. Yani her gün insanın çalışacağı, dinleneceği, sosyalleşeceği, uyuyacağı, yemek yiyeceği belli, mantıklı zaman dilimleri olması lazım. Bilgisayara bakacağı sürenin bile ergolojiye göre bir maksimumu var, çünkü insan gözünün kaldırabildiği bir sınır koymuş doğa! Deniyor ki, bir insanın günde 12 veya daha fazla saatten, haftada altı gün çalışması sonucunda fiziksel ve ruhsal olarak sağlığının zarar görmemesi imkansızdır! Japonya'nın beyaz yakalıları aşırı çalışma, rekabet, iş yetiştirme gerginliği ve stres yüzünden normal hayat ritimlerini kaybedip, genç yaşta yüksek tansiyon, kalp hastası oluyorlar veya uykusuzluk kaynaklı sinir hastalıklarına, strese, dayanamayıp intihar ediyorlar! Aynı Japon beyaz yakalılar gibi, Türk dizi sektörü de, malum tempoda son beş-altı yıldır durmadan çalışıyor. Bu noktaya nasıl geldiğimizi bilmiyorum, zira daha sekiz yıl önce, Avrupa Yakası'nın ilk sezonunda, diziler 50-55 dakikaydı.

NE KİTABA NE AİLEYE VAKİT VAR
Dün, yazının başında bahsettiğim rejiden arkadaşımızın dediği gibi 15 dakikada ayakta yedim yemeğimi ve bu sabah 04:00'e kadar, sette yaklaşık 25 sayfa ezberleyip oynadım. Şu an okuduğunuz yazının yazıldığı gün cuma, saat 16.00. Bendenizin pazar akşamına kadar, yani yaklaşık 56 saat içinde 90 dakikalık yepyeni bir bölüm yazması ve pazartesi pembe yanaklarla, rolüne hazırlanmış şekilde sete gitmesi lazım! Dramalarda durum daha vahim. Onların çekimlerinde günışığı, yağmur, rüzgar gibi etkenler de var ve haftada altı gün çekim sürüyor. Bu tempoda ne spora, ne eğlenceye, ne kitaba, ne aileye, ne arkadaşlara vakit var! Uzakdoğulu fabrika işçileri gibi, çalışmak dışında sadece yemek yiyip uyuyoruz! Karoshi, muhakkak Türkiye'deki birçok sektörde, şu anda telaffuz edilmeyen ama dramatik biçimde varolan bir kavram. Dizi çalışanlarından başka, inşaat, maden işçileri, tersane çalışanları, belli ki bu standartsız sistemin içinde aynı kaderi yaşıyorlar. Halit Ergenç'in söylediği "Ölmek istemiyoruz," abartılı bir ifade değil yani!

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA