Kadınlarla oyalayıp Mısır’a saldırmışlardı
Yıl 1796. Osmanlıların Londra, Berlin ve Petersburg ve Viyana'ya elçiler göndermesi Fransa'nın gururuna dokunmuş ve Fransa'ya bir sefir yollanması yolunda bir isteği olmuştu. Osmanlı Devleti de bu teklife sıcak yaklaşmıştı.

Çünkü Fransa'ya elçi yollanması Rusya'ya karşı Fransa'yı elde tutmak siyasetinde faydalı görülmüştü. Moralı Ali Efendi, Rumca ve birkaç kelime Fransızca bilirdi. Fransa'ya 40 yaşlarında olan Ali Efendi'nin yollanmasına karar verildi. Ali Efendi, İstanbul'da kısa bir staj devresi geçirdikten sonra 24 Mart 1796'da bir gemiyle Marsilya'ya doğru hareket etti. Gemi 12 gün sonra Marsilya'ya ulaşmıştı. Daha sonra Paris'e geçmiş ve kendisine Monaco Prensi'nin binası tahsis edilmişti. Paris'e geldiğinin üçüncü günü Hariciye Nazırı Talleyrand'la görüşmüş, ardından Paris içinde ve dışında gezmelere başlamıştı. Parisliler onun çubuk içişini, namaz kılışını seyretmekten büyük zevk duyuyorlardı. İşvekar kadınlara karşı nezaket gösteriyor, dondurmalar, şerbetler ikram ediyordu. Yürütme Meclisi'nin kendisini kabul edeceği gün, bütün Paris ayaklanmış, saray bayraklar ve çiçeklerle donanmıştı. Asker, rıhtım ve her tarafı dolduran halkı zaptetmekte güçlük çekmişti. Hariciye Nazırı aracılığıyla erkana takdim edilmiş ve Üçüncü Selim'in mektubunu Meclis Reisi'ne vermiş, karşılıklı nutuklarla merasim sona ermişti. Ali Efendi'nin ikametgahına dönüşü de halkın coşkun tezahüratı altında olmuştu. Moralı Esseyit Ali Efendi, tam bir ay Paris'in dikkatıni çekmiş, sarığı, çubuğu, yürüyüşü ve konuşmalarıyla büyük ilgi uyandırmıştı. Dışarı çıkmadığı günlerde bile kendisini pencerede veya perde arkasında görmek için konutunun önünde toplaşıyorlardı.

Bu ilgide en ileri gidenler kadınlardı. Piyasaya hemen sarık modeli şapka ve alaturka elbise şekilleri çıkmış, eski klasik modeller atılıp, odalık ve sultan kıyafetleri modası yayılmıştı. Bu devir, Paris kadınlarının en serbest devriydi. Bazı kadınların ince bir tül fistan ile sokaklarda gezdikleri bile görülüyordu. Ali Efendi, kadınların gözdesi olmuştu. Tiyatro, balo, eğlence yerleri onsuz olmuyor, her kadın onun için can atıyor, her balo ve tertip edilen her şenlik heyeti onun bu toplantıya şeref vermesini rica ediyordu. Ali Efendi sayfiyeye çıkıp birkaç gün Paris'e gelmeyince dönüşü dört gözle bekleniyor, gazetelerde yazılar yazılıyordu.

Ali Efendi'nin kadınlar nezdindeki bu başarıları harikuladeydi. Gazeteler onun bedeni kuvvetindeki fevkaladelikleri uzun uzadıya, ballandıra ballandıra anlatıyorlardı. Birçok kocalar kadınlarının Ali Efendi'ye karşı ilgisine göz yumuyorlardı. O dönemin en önemli kadınlarından Madame Talienne artık tamaman Türk modası giyiniyor ve Ali Efendi'nin yanında çubuğunun dumanlarını hızla yutmaya çalışarak gözüne giriyor, diğer yüksek kadınlar da bu çeşit komplimanlarla onu avlamaya çalışıyorlardı.

Ali Efendi, Paris'in erkek çapkınları için tam bir felaket olmuştu. Ali Efendi, Paris'te tam 5 yıl kaldı. Fakat bu tatlı günler pek çabuk geçti. Çünkü Napolyon Bonapart İtalya'dan muzaffer dönmüştü ve ordu ile Mısır'a gidişi Ali Efendi'yi tatlı rüyasından uyandırdı. Çünkü ona dost görünerek kendisini oyalayan Dışişleri Bakanı Talleyrand, Fransa'ya yeni sömürgeler istiyordu ve ilk parça olarak Osmanlı'nın elindeki Mısır'ı seçmişti.