- sabah.com.tr
- 19 Şubat 2012, Pazar
"Bülent Yıldırım gibileri hakem olmasın"
"Gecenin en güzel tablosu tribünlerdeydi. Ama Bülent Yıldırım gibileri hakem olmasın. Lütfen!"
- HABERİN ETİKETLERİ
- Bülent Yıldırım , Fenerbahçe , Sivasspor

Gürcan Bilgiç: Silkin ve kendine gel !
Sarı- laciverte gönül vermiş kırk bine yakın kadın ve çocuğun ısıttığı soğuk gecenin iyileri ve kötüleri, iki takım adına o kadar benzerdi ki, hikayenin sadece kahramanları değişikti; hataları ise aynı...
64'te Pedriel o golü kaçırmasa, maç sonrası yapılan açıklamaların sahipleri de değişecekti. Bıçak sırtında dolaşırken, yedi dakikada bulduğu üç golle maçı aldı götürdü Fenerbahçe. Ve elbette sahalara dönmeye karar veren Büyük Kaptan'ı Alex'in ustalığıyla...
Haftalardır ne oynadığı belli olmayan, beceriksizlik ve sorumsuzluk cetvelinin en üst sıralarına isimlerini yazdıran oyuncularda ikinci 45'e kadar çok değişiklik yoktu. İlk devreye bakınca geçmişten farklı gelen sadece Alex olmuştu. Kaptan istiyordu maçı ve topa kendini gösteriyordu. Geri kalan orta sahalar ise yine gölgede kaldı. Emre haricinde elbette. Attığı gole rağmen formsuzdu Emre. Ama o da istiyordu; aynı Alex gibi.
Stoch'un eksikliğinde, Caner'in yokluğunda Dia'da aranan çare olamadı. Dia daha önce de sol kanatta oynamış ama verim hanesini boş bırakmıştı. Aykut Hoca uzun bir aradan sonra, böylesine maluma rağmen yine aynı görevi verdi genç oyuncusuna... Tıpkı haftalardır dökülen Mehmet Topuz ile Baroni'yi yine sahaya sürdüğü gibi.
Sivas'taki organizasyon ve isteğe bakınca F.Bahçe'yi kötürüm yapan nedeni de görebiliyorsunuz aslında. Kalplerini koymuyorlar ortaya. Hadi yeterince gönülden değiller diyelim. Çünkü rakip oyuncular kazanacaklarının peşindeler. F.Bahçe ise maç maç bile hedefini koymuyor kafasına. Kaybedecekleri bir sözleşmeleri de yok.
Bu performansın bir özelliği yok. Çünkü geçmişi yok. Sezonun bir-iki iyi maçı arasına yazılabilir. Fakat, Gökhan ve Emre'nin takıma girmesiyle başların nasıl dik dolaştığını, Sow'un ısındıkça çok daha iyi olabileceğini, Özgür Çek'in kulübede (hatta ilk 11 için de) birinci seçenek olduğunu gördük.
Aykut Kocaman artık, eskiyen veya eskimek isteyenler yerine hırsları bilenmişlerle yeni rekabetler yaratarak tempoyu yükseltebilir. Ah; bir silkinip, kendine gelebilse...
Hakkı Yalçın: Çömez ve usta
İlk yarıda, futbolu unutan ninni korosu. İkinci yarıda golleri sıralayan futbol takımı.
Bunlar istediklerinde çok oluyorlar da... İstemediklerinde yok olmak neyin nesi?
***
Tribünlerdeki binlerce kadın ve çocuk taraftarın, ağız tadıyla maç izlediği bir geceden kalan, iki perdeli oyundu.
Emre maçın başındaki usta vuruşuyla, çok karıştırılmış desteden joker çekti.
Ama Sivas'ın attığı golde, neredeyse bütün Fenerbahçe defansı fotoğraf çekti.
***
İlk yarıda Sivasspor'a rahat oynama imkanı. Gökhan Gönül'ün bulunduğu alandan yol geçiyor. Sivaslı futbolcular elini kolunu sallayarak geçiyor.
Mehmet Topuz'a baktım, ne ayaklarının ayarı var, ne direnci.
Cristian ve Ziegler ne zaman oldu ki, dün gece olsun.
Buna karşılık Sivasspor mücadeleyle bileylenmiş bir anlayış içinde.
***
İkinci yarıda roller Fenerbahçe lehine değişti. İlk yarının direniş çömezleri, ikinci yarının galibiyet ustaları oldular.
Alex'in ritmi, Fenerbahçe'nin ritmidir. Dün o ritmi tutturan Alex, takımını ipten almanın ustası olarak öne çıktı.
Emre de, düşünen yanıyla mücadele eden yanını birleştirdiği zaman, rakibi en çok hırpalayan adam olarak öne çıktı.
***
Ama gecenin en güzel tablosu tribünlerdeydi. Tabloda sarı lacivert çiçeklerden bir lalezar.
Futbolu, tribünlerin diline çevirdiğimiz zaman, dünya da güzel olacak, futbol da.
Ama Bülent Yıldırım gibileri hakem olmasın. Lütfen!
Selçuk Yula: Selam olsun
Fenerbahçe dün gece son haftalarda olduğu gibi maça klasik bir şekilde başladı. Yine ilk dakikalarda çok güzel bir gol buldu. Ondan sonra gene rakibini beklemeye başladı.
Sevgili Rıza gerçekten harika bir takım kurmuş.
İlk 45 dakikada 1-0 mağlup olmasına rağmen F.Bahçe'yi sürklase ederek 2-1'lik skoru buldu. Bu arada Eneramo'nun Fenerbahçe savunmasının üstündeki baskısının büyük payı vardı.
İkinci yarıda işler değişti.
F.Bahçe belki takım olmarak iyi oynamıyor ama bireysel üstünlüklerle sonuca gitmesini biliyor.
Dün akşam da maça damgasını Alex ve Emre vurdu.
Fenerbahçelilerin mutlu olacağı bir başka olay da Alex'in attığı ilk golde yeni transfer Moussa Sow ile mükemmel anlaşmasıydı.
F.Bahçe dün 4-2 kazandı, tebrik ederiz. Rıza hoca gerçekten iyi bir takım kurmuş, tebrik ederiz. Ama dün tebrik edilecek başka bir olay daha vardı.
Maçı bir kenara bırakın dün yine takımlarını yalnız bırakmayan Fenerbahçeli kadın ve çocukları canı gönülden kutluyorum.
Olay budur! "Hava sıcaktı, onlar çok geldi, hava soğuktu, bizimkiler ancak 3 bin kişi geldi" diyenlere inat buz gibi havada tribünleri dolduran yaklaşık 35 bin bin kadın ve çocuklarımıza selam olsun.
Dünkü maçın özeti budur.
Emre Bol: Benzeri yok
Sivas gibi dişli bir takım karşısında Aykut Kocaman'ın yaptığı Serdar-Bekir değişikliği onun bazı şeyleri görmeye başladığının göstergesidir. Serdar, Bekir'e göre daha yumuşak oynayan bir stoper... Oysa savunma oyuncularının tatlı sert oynayanı makbuldür.
İlk yarı boyunca yine dağınık bir Fenerbahçe vardı sahada...
Kimin ne yaptığı belli değildi.
Emre tek başına bütün orta sahanın yükünü almış, takım arkadaşlarının ona ayak uydurmasını bekledi. Ama nerede?
Fenerbahçe'nin öne geçip, ardından geriye düşmesi artık "adet" haline geldi.
Stoch'un yokluğunda bir tek adamakıllı kanat akını yapılamadı.
Uzun bir süre sonra ilk 11'de görev yapan Dia'nın henüz hazır olmadığını söyleyebilim.
Alex ikinci yarı sorumluluklarını hatırlayınca işler sarılacivertli takım lehine döndü.
Kimse maçın skoruna bakıp aldanmasın. Sivas ekibi 2-1 önde olduğu dakikalarda buldukları pozisyonları değerlendirse bugün başka şeyleri konuşuyor olacaktık.
Aykut hocanın takım geriye düştükten sonra uyguladığı, "ya istiklal ya ölüm" taktiği dün akşam tuttu. Ama daha iyi kontra yapan bir takım karşısında hezimet olabilirdi.
Ne demişler; eğri oturalım, doğru konuşalım.
Gürkan Kubilay: Saygıdeğer
1- Her topa saldırarak başladı Fener. İstekli ve hırslı idi.
2- Emre gol vuruşunu yaparken tam 8 Fenerli vardı ceza alanında. Bundan önce bunu neden yapmadıklarına yanarak.
3- Gol sonrası geri çekilme hastalığı iştahlandırdı Sivas'ı.
Eneramo kucağında orta sahaya kadar Bekir'i götürünce, boş kalan savunma göbeğine Ziegler kayma yapıyor ama arkadan Dia gelmeyince, Fener golü oradan yiyordu.
4- Golü yemek öne çıkarttı tekrar takımı, ribauntlar alınmaya başladı ama sorun 10 milyon euro'ya alınan ve Aykut hocanın 'sihirli değnek değecek' dediği Sow'a bir Allah'ın kulunun pas verememesi idi.
5- Adam kovalamayan Dia'nın ilk yarıdaki iki pozisyonun da sahibi olması da oyunun cilvesi idi.
6- Öne çıktıkça, Sivas'ın hızlı hücumlarını kolaylaştıran Fener'de tehlikeler hızlı hücumlardan ama gol kornerden yeniyordu. Saracoğlu'nda maç başına ortalama 0.58 gol yiyen Fener'in, 45 dakikada 2 gol yemesi de son 20 maçında da gol atmış Sivas'ın başarısı idi.
7- Futbolun garipliği Sivas'ın kaçırdığı golden sonra oyunun dönmesinde ortaya çıktı. Alex şutlarını hatırladı önce.
8- "4 büyüklerin dışındaki maçlarda asistlerini izleyeceksiniz!" dediğim Sow, Alex'e hayatının en kolay golünü attırdı.
9- Kocaman doğru hamleleri ile maça damga vururken, Emre hırsını (uzun zamandır ilk kez) topu gol bölgesinde oynayarak kullanınca farklı oldu.
10- Sivas'ın açık futbolu bu skorun oluşumuna neden oldu ama ikinci yarı, isteğini ve bayan seyircisini arkasına alan Fener'in galibiyeti saygıdeğerdi.
İlker Yağcıoğlu: 65. dakika!
Futbolun büyüsünün nereden geldiğini dün akşamki maçın 65. dakikasına bakarak anlayabiliriz. 2-1 öndeki Sivasspor bu dakikada bomboş kaleye 3. golü kaçırınca ve aradaki farkın ikiye çıkmasını sağlayamayınca hemen arkasından gelen toplarla 2 dakika içinde kalesinde 2 gol görerek bir anda maçta 3-1 geriye düştü. O ana kadar sahada istediklerini daha çok gerçekleştiren takım olan Sivasspor bu şok gollerle unutamayacağı bir ders almış oldu...
İLK YARIDA HATALAR ZİNCİRİ
Maçın geneline dönersek daha 4. dakikada 1-0 öne geçen Fenerbahçe yine klasik hastalığına büründü ve ilk 45 dakika boyunca rakip kalede etkili olamazken hem rakibine çok pozisyon verdi hem de ilk devreyi 2-1 geride kapattı. Fenerbahçe'deki ilk 45 dakikadaki sorun şuydu:
1- Fenerbahçeli oyuncular çok yavaş ve durağan oynadılar. Rakip kaleye gitmekte pek istekli gözükmediler. 2 kanadı da 45 dakika boyunca hemen hemen hiç kullanmadılar.
2- Top rakipteyken geriye dönmekte çok zorlandılar. Ve Sivasspor'a çok ciddi pozisyonlar verdiler. Sivasspor'un attığı ilk golde sol bek ziya koşuya başlarken Mehmet Topuz Fenerbahçe kalesine daha yakınken Ziya'yı takip etmeye üşendi ve o Ziya, Sivas'ın ilk golünün asistini yaptı.
2. YARI BAMBAŞKA FENER
Bu örnekleri artırabiliriz. Ama genel görüntü buydu... İkinci yarıda ise soyunma odasındaki konuşmaların da etkisiyle olsa gerek Fenerbahçeli oyuncular daha istekli daha hırslı ve kazanmayı daha çok isteyerek oynadılar. Fenerbahçe takımı en az rakibi kadar koştuğu zamanda zaten bu ligde yenemeyeceği takım yok. Kaptan Alex yine her zamanki gibi takımını ipten alırken Emre Belözoğlu da varlığı ile Fenerbahçe takımını kademe atlatacağını bir kez daha gösterdi. Sow özellikle maçın sonlarına doğru alan bulduğunda iyi işler yaptı. Ama iyi kapanan rakiplere karşı etkili olamıyor. Hala hakkında net bir karar verebilmiş değilim.
sezon basından berı hakemlerle lıge tutunan fenev hala ıddalı ama iplerını UEFA cekecek kımsenın kuskusu olmasın
cevapla 19.02.2012 21:06bu fenerliler boyledir kız raket takımı maç kazansa kendilerini dünya şampiyonu ilan ederler
cevapla 19.02.2012 20:24ne yani fenerli hakemmi istiyorsunuz ...o eskidendi ..hele bir kumeye dusun .. sonrasini belki dusunuruz ....
cevapla 19.02.2012 19:26evet bencede yaktı sivası hoca. adam bir penaltımız vermedi emre sarı kart almadan maçı tamamladı. anadolu takımlaraı bu 4 takımın kuyruğunda dolaşmaya devam etsin arkadaş.sonrada bu memlekette spor neden gelişmiyor diye ağlamayın
cevapla 19.02.2012 19:00ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİSivasspor
-
Sivasspor 3 futbolcu ile anlaştı
Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, transferde anlaşma sağladıkları...
-
Es Es'e galibiyet yetmedi
Spor Toto Süper Final Avrupa Ligi Grubu'nda Eskişehirspor, Sivasspor'u...
-
Sivasspor, Süper Final'de havlu attı
Spor Toto Süper Final Avrupa Ligi Grubu'nda son haftalarda başarısız sonuçlar...
-
Bursa'nın Turgay'ı var
Spor Toto Süper Final Avrupa Ligi Grubu'nda Bursaspor, Turgay'ın attığı...
-
Sivasspor'a son dakika şoku
Spor Toto Süper Final Avrupa Ligi Grubu'nda İstanbul BB, deplasmanda Sivasspor'u...
-
Sivasspor-İstanbul BŞB Spor Toto Süper Final Avrupa Ligi Grubu'nda Sivasspor ve İstanbul BŞB,...
-
Fatih Doğan
Yalnız bir savaşçı: Fikret Orman
Beşiktaş'ta Fikret Orman'ın başkanlığa seçilmesinden bu yana iki ay geçti. Kulübün borçlarıyla uğraşan Orman'ın camianın desteğini... - Gürcan BilgiçSorunları çözüyoruz
- Emrah KayalıoğluSporsever mi, kulüpsever mi?
- Murat DidinBeşiktaş 40 bin taraftarıyla
- Ömer ÜründülFutbolu çekici yapan detaylar
- Onur YıldırımFenerbahçe Türkiye Kupası'nı aldı çünkü...
- Ahmet Çakar29 yıl sonra...
- Murat ÖzbostanYufka yüreğimiz!
- Hıncal UluçSen de git, Haşo!.. Sen de git!.
- Haşmet BabaoğluBitti bu iş!
- Metin TekinKutluyorum
- Levent TüzemenGalatasaray ruhuyla
- İskender GünenDoğrusu yok ki!
-
Messi'yi bile solladıSanal alemde 'şehir anarşisti' olarak bilinen Fransız Remi Gaillard, önceki gün Youtube'a yüklediği videoyla ilk 2 günde izlenme rekoru kırdı. -
Real Madrid Teknik Diröktörü Jose Mourinho İstanbul'daReal Madrid Teknik Direktörü Jose Mourinho, İstanbul ve Ankara'da konferans vermek üzere bugün Türkiye'ye geldi. Sinpaş GYO tarafından İstanbul Çırağan Palace Kempinski Hotel'de düzenlenen Sürdürülebilir Başarı İçin Liderlik Konferansı'nda bugün konuşma yapacak olan dünyaca ünlü teknik adam, bugün öğle saatlerinde İstanbul'a geldi.
-
Hıncal Uluç ile 90 saniye - Aziz Yıldırım'ın başkanlığıDün yapılan Fenerbahçe Kongresi’nde yeniden aday olan Aziz Yıldırım’ın 5271 oyun 5269’unu alması hakkında ne düşünüyorsunuz? -
Hıncal Uluç ile 90 saniyeTFF Başkanı Yıldırım Demirören dört gün arayla iki büyük kulübe iki farklı kupa verdi. Demirören'in Galatasaray'a kupa verirken sıkıntılı, Fenerbahçe'ye verirken ise çok mutlu olduğu iddia ediliyor. Hatta GS Başkanı Ünal Aysal “Demirören kupayı vermedi, Ayhan’ın eline attı” bile dedi. Bu konuyla ilgili olarak Hıncal Uluç ne düşünüyor? -
Hocası ayakta alkışladı!Atletico Madrid ile America de Cali arasında oynanan maçta Kolombiyalı yıldız oyuncu Radamel Falcao inanılmaz bir gole imza attı!