Türk'ten İmralı vurgusu

  • yeni haber
  • AA
  • Giriş Saati : 02.12.2009 16:04
    Güncelleme : 02.12.2009 16:08
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, ''İmralı sistemi halen ortadayken ve bu sistem daha da ağırlaşırken açılımdan söz etmenin inandırıcılığı olamaz'' dedi.

Türk, partisinin genel merkezi önünde yaptığı basın açıklamasında, Türkiye'nin, demokratikleşme sorunlarını masaya yatırarak, büyük bir cesaret ve kararlılıkla çözmek zorunda olduğu bir süreçle karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

''Kürt sorunu, oyalamadan, kandırmadan, zamana yaymadan, ciddiyetle ele alınmak zorundadır'' diyen Türk, DTP'nin başta ''Kürt sorununun çözümü olmak üzere, Türkiye'nin bütün demokratikleşme sorunları konusunda taraf olduğunu'' ifade etti.

Türk, ''Ne CHP'nin ne MHP'nin statükoda ısrarı ile ne de AKP'nin tasfiye mantığı ile Kürt sorunu gibi kapsamlı bir sorunun çözülebileceğini'' öne sürerek, şöyle konuştu:

''AKP iktidarının demokratik açılım adı altında yürütüğü bazı girişimler aldatmaca ve oyalamaya yöneliktir. İşin esasında, Kürtleri dışında tutan, onların iradesini dikkate almayan politikalar yatmaktadır. Bu politikalar yıllardır denendi ancak sonuç alınamadı. Buna rağmen aynı çözümsüzlük politikalarında ısrar edilmektedir. Çözüm yöntemlerini elbette birlikte tartışmalıyız. Bu konuda, dünya deneyimlerinin gösterdiği önemli örnekler vardır. Sorun, Kürt halkının varlığının, Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nda kabul edilip edilmeme sorunudur. Kürt halkının siyasi ve kültürel hakları tanınmadan, iradesi muhatap alınmadan, diyalog ve uzlaşı süreci geliştirilmeden bu sorunun çözülmesi mümkün değildir.
Şimdi karşımızda bu düzeyde köklü bir sorun varken, bazı idari düzenlemeler ve yönetmelik değişiklikleriyle çözüm mümkün müdür? Köy, kasaba isimlerinin geri verilmesi gibi ceviz kabuğunu bile dolduramayacak düzeyde bazı değişikliklerden bahsediliyor. Kaldı ki halkımız zaten bu yerlerin Türkçe isimlerini kullanmıyor. Güya bu şekilde, bu köklü sorun çözülecekmiş... Halkı, kamuoyunu bu anlamda kandırıp, sancılı süreçlerin gelişmesinden Kürtleri, partimizi sorumlu tutacaklar. Böyle bir planın, arayışın olduğunu düşünüyoruz. Bu, son derece yanılgılı ve asla kabul edilemez bir yaklaşımdır.''
Ahmet Türk, Türkiye'nin oldukça hassas ve dikkatli olunması gereken bir dönemden geçtiğini, bu nedenle siyasetçilerin, toplumun tüm hassasiyetlerini gözeterek, sorumlu ve ciddi yaklaşım göstermesi gerektiğini ifade etti.

''Kürt halkının hassas olduğu değer yargılarına yaklaşım konusunda, iktidar ve muhalefet partilerinin özenli bir üsluba ve yaklaşıma sahip olması gerektiğini'' söyleyen Türk, bu konulardaki duyarsızlığın ve yok sayma yaklaşımının, çözüme değil, tam tersine çözümsüzlüğe ve gerilimlere yol açtığını öne sürdü.
''İmralı'da uygulanan politikaların, şantaj ve tehdit unsuru haline getirildiğine dair Kürt halkında ciddi kuşkular ve kaygılar oluştu'' görüşünü savunan Türk, şunları kaydetti:

''Geçtiğimiz yıl yaşanan ve halkı oldukça geren, rencide edici kötü uygulamaların yarattığı tepkiler hala hepimizin hafızalarındadır. Zorla saç kazıma ve fiziki şiddet uygulama durumu hala aydınlatılmadı. Sorumlular yargı önüne çıkarılmadı. Şimdi ise güya uluslararası hukuka göre yapılan bir iyileştirmeymiş gibi kamuoyuna sunulan yer değişikliğiyle birlikte, İmralı'daki koşullar daha da ağırlaştırılmıştır. Aslında toplumun ve demokratik kamuoyunun beklentisi, tutukluluk koşullarının düzeltilmesi yönündeyken, tam aksine bir yaklaşım görüyoruz. Yaşanan bu son durumun, toplumsal barışı ciddi bir biçimde tehdit ettiğini, büyük gerilimlere yol açmaya başladığını, sorumlu herkesin görmesi gerekir. Normal bir cezaevinde bile uygulanması düşünülemeyen, mutlak tecrit ve izolasyon durumu, 11 yıldan beri İmralı'da uygulanıyor. Öcalan'ın sağlık koşulları, yaşamı ve güvenliği Türkiye'deki gelişmeleri derinden etkileyecek düzeyde kilit bir öneme sahiptir. Bu realitenin görülmesi ve buna göre hareket edilmesi, içinden geçmekte olduğumuz hassas sürecin en stratejik noktasını oluşturmaktadır.''
-''İMRALI İNCELENMELİ''-
Türk, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi ve ulusal sivil toplum örgütleri ile siyasi parti temsilcilerinden oluşan bir heyetin İmralı'da inceleme yapmasını istedi.
''İmralı'nın, hükümetin açılım olarak savunduğu sürecin bir aynası'' olduğunu iddia eden Türk, ''Bu sürecin gerçek bir demokrasi açılımına dönüşmesinin en önemli koşullarından biri İmralı'ya yaklaşımdır. Çünkü Kürtlerin gözü kulağı İmralı'dadır. Kürtler, İmralı'ya karşı geliştirilen olumlu ya da olumsuz bir tavrı kendisine karşı alınan bir tutum olarak saymakta ve görmektedir. Bu nedenle İmralı, Kürtlerin ve toplumsal barışın en hassas noktasıdır'' diye konuştu.
''Öcalan'ın uzattığı bu barış elinin tutulması gerekirken, sergilenen tam aksi yaklaşımları ne bizim, ne halkımızın ne de demokratik kamuoyunun kabul etmesi, meşru görmesi mümkündür'' diyen Türk, şu görüşleri dile getirdi:
''Öcalan'ın dikkate alınmadığı, onun yok sayıldığı, diyalog kanallarının kapatıldığı bir süreç, Kürt sorununun çözümüne hizmet etmeyecek, aksine çözümsüzlüğü derinleştirecektir. Tecride ve yok etmeye dayalı İmralı sistemi halen ortadayken ve bu sistem daha da ağırlaştırılırken, açılımdan söz etmenin inandırıcılığı olmaz, olamaz. Bu nedenle, toplumsal gerginliğin daha fazla tırmanmaması ve ülkemizin yeniden çatışmalı bir ortama dönmemesi için halkın hassasiyetlerinin dikkate alınması en temel zorunluluktur. İmralı sistemine bir an önce son verilmesi gerekiyor.
İmralı sistemi, bir tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanılmamalıdır. Bu, ülkemizi çok tehlikeli noktalara sürükler. Bu tehlikenin farkında olunması gerekir. İmralı sistemi bir çatışma zemini olarak kullanılmaktan çıkarılmalıdır. Tam tersine İmralı, çözüm için en etkili diyalog kapısı, barışın anahtarı olarak görülmeli ve değerlendirilmelidir.''
Türk, son dönemde yaşananların, uzun vadeli bir planın-genel bir konseptin aşama aşama hayata geçirilmeye çalışıldığını ortaya koyduğunu savunarak, ''Barış grubunun gelişi sonrası estirilen milliyetçi hava, İzmir ve sonrasında somut örneklerini gördüğümüz Kürtlere karşı ırkçı linç kampanyasına dönüştürülmüştür. Benzer şekilde, partimizi siyaseten tasfiyeye dönük bir süreç işletilmektedir. İmralı'da yaşananlar da bu konseptin en önemli parçasıdır'' dedi.
Bu tablo karşısında, Kürt halkının ve demokratik kamuoyunun sessiz kalmasının beklenemeyeceğini bildiren Türk, ''demokratik ve meşru zeminde barış mücadelelerini sürdüreceklerini'' söyledi.
-SORULAR-
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Türk, bir gazetecinin, ''İmralı'daki koşullarla ilgili somut örnekler verir misiniz?'' ve ''Toplumun gerilmemesini söylüyorsunuz ama (İmralı'daki koşullar değişmezse toplumda bazı gerilimler yaşanır) dediniz. Bu tehdit değil mi?'' şeklindeki sorusuna, şu yanıtı verdi:
''Biz bir gerçeği dile getiriyoruz. Aldığımız bilgiler, yaşama koşulları daha iyileştirileceği şekildeydi. Şimdi 10 metrekare yerden 6,5 metrekare yere alındı. Pencereden rahat rahat hava alma imkanı varken, tavana yapışık küçük bir pencerenin olduğu yere taşındı. Toplumdaki hassasiyeti görmek lazım. Burada iyileştirme değil, mevcut koşullar daha da geriletilmiştir. Bu yaklaşım biçimlerinin toplumda gerilim yarattığını hepimiz biliyoruz.''
Türk, bir başka gazetecinin, ''Açıklamanız, söylediğiniz hassasiyetlerin neresinde duruyor?'' sorusunu, ''Oradaki yaşama koşullarının düzeltilmesi gerekiyor. İyileştirme adına daha da geri şartlar getirdiğinizde, burada toplumu germeye yönelik bir anlayışın yattığını ortaya koymaya çalışıyoruz. 'Türkiye'nin, 72 milyonun hassasiyetleri' diyorsanız, bir de Kürtlerin hassasiyetlerini, bu 72 milyonun içine katarak, bazı şeyleri geliştirmemiz lazım'' diye yanıtladı.

''İstanbul, Mersin ve Hakkari gibi illerdeki gerilimleri buna mı bağlıyorsunuz?'' sorusuna Türk, şu yanıtı verdi:

''Toplumun bu konudaki tespitidir. Biz bunu bir gerilim olarak değerlendiriyoruz. Hiçbir insana yönelik bir eylemin, olayın yaşanmasını istemiyoruz ama toplumsal bir gerilim çıktığı zaman bunu bir siyasi partiye, anlayışa bağlamak doğru değil. Halkın ortaya çıkardığı bir tepkidir bu. Biz başından beri bu tepkilerin, hassasiyetlerin göz önünde tutularak, Türkiye'yi rahatlatarak bir sürecin başlatılması gerektiğini söylüyoruz.''

Türk, ayrıca toplumu tatmin etmeyen bir durum ortaya çıkarsa doğal olarak tepkilerin de gelişeceğini, dünyanın her yerinde bunun böyle olduğunu söyledi.

Bir başka soruyu yanıtlarken de Türk, ''Bütün Kürtler bu barışçıl sürecin gerçekleşmesi, çatışmalı ortamın sona ermesi konusunda kararlı duruş göstermiştir. İstediğimiz, sorunun onurlu şekilde çözümü, Kürtlerin taleplerini yerine getirecek bir formülün ortaya konulması. Aldatmacaya yönelik bir sürecin kimseye faydası yok'' dedi.

''Tepkileri dindirmek için girişimleriniz olacak mı?'' şeklindeki bir başka soru üzerine ise Türk, tepkilerin demokratik biçimde olması için parti olarak çalışma yapacaklarını, illeri ziyaret edeceklerini, demokratik tepkilerin ölçüsünü, yapılması gerekenler konusunda düşüncelerini ortaya koyacaklarını bildirdi.
Basın açıklamasına, bazı DTP yöneticileri ile milletvekilleri de katıldı.

kalan karakter 460

mahzuni mahzuni // İSTANBUL


Devlet, eli kanlı bir teröristle hele ki bu terörist cezasını çekerken ondan akıl almaz...

onu muhatab alamaz!

bunu o kalın kafalarınızı sokun!

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 02.12.2009 16:59
mahzuni mahzuni // İSTANBUL


Ülkede bir savaş mevzu bahis değil! eğer savaş mevcutsa o insan müsvettesi t.c nin elinde tutsaktır...

tutsak biriyle mi anlaşma yapacak! ortada anlaşma olması için 2 devlet olmalı...

ve ortada tek devlet var...

Teröristler ise sadece suçlular olabilir, devlette suçlular ile muhatap olamaz!

kendilerini ayrı bir güç gibi görüp rengarenk paçavraları sallamak, sadece basit bir hodfuruşluktan başka bir şey değildir! TÜRKİYE bir devlettir...

Teröristle muhatap olmaz!

Ha ayrıca VATANINI KORU Kİ KORUNASIN...

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 03.12.2009 18:38
siyabenderol siyabenderol // İSTANBUL

görünüşe bakılırsa devlet muhatap almak zorundadır. savaştaki muhatabından barışta kaçamazsın

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 02.12.2009 18:37

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Siyaset Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol