Baykal'dan Kılıçdaroğlu'na tepki

  • yeni haber
  • AJANSLAR
  • Giriş Saati : 09.03.2010 16:00
    Güncelleme : 09.03.2010 16:01
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın hedefinde hükümet ve Ermeni tasarısı vardı. Grup toplantısından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, şu sırada ''af'' konusunun ortamının olmadığını söyledi.

Baykal, ''Bu sözler yanlış sözler. Bunu gündeme getirmek ve buradan bir arayışa girmek kesinlikle doğru değildir'' dedi.

Baykal, partisinin grup toplantısından sonra, konuya ilişkin soru üzerine, bu konuda CHP'nin düşüncesiyle ilgili herhangi bir tereddüte yer olmadığını ifade etti.

CHP olarak terörle mücadelenin ülkenin temel önceliği olduğunu, teröre karşı kararlılıkla ve sonuç alıcı bir mücadele vermenin mutlak zorunluluk olduğunu düşündüklerini belirten Baykal, hep bu doğrultuda açıklamalar yaptıklarını vurguladı.

Baykal, sözlerine şöyle devam etti:

''Türkiye'de terörle mücadeleye artık bir son verildiğini, bu mücadeleyi açanlar ilan ettiği, ellerindeki silahların tümünü teslim ettiği, artık teröre tekrar başvurulmayacağı konusunda herkesin haklı bir güven duyabildiği bir noktada bir toplumsal barış projesi olarak af konusunun düşünülebileceğini söyledik, ben söyledim. O zaman da kullandığımız niteleme aftır. Herhangi bir onu niteleyecek kelime yoktur. Ülkenin şartlarına, ihtiyaçlarına göre bunun kapsamı, niteliği, çerçevesi elbette belirlenecektir. Ama Türkiye'de terör net bir şekilde gündemden düşecek ise, ortadan kalkacak ise, o günleri yaşar isek ve bunun kalıcı olduğu ortaya çıkar ise, silahlar tümüyle teslim edilir ve terör dönemi reddedilir ise elbette bizim insanları kin, intikam ve nefret duygusu içinde düşman gibi kabul etmemiz çok yanlıştır. Bir toplumsal barış projesine inşallah o gün geldiğinde Türkiye'de ihtiyaç olur, imkan olur, bu imkanı bu ihtiyacı o zaman değerlendiririz. Ama şu sırada, bakın ikinci şehidi verdik son iki gün içinde, böyle bir şeyin hiçbir ortamı yok. Bu sözler yanlış sözler. Bunu gündeme getirmek, taşımak ve buradan bir arayışa girmek kesinlikle doğru değildir. Biz terörle mücadelenin kararlılıkla yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Terör tehdidi ülkenin gündeminden kesinlikle düştükten sonra elbette hepimiz bir toplumsal barış anlayışı içinde gereken neyse o zaman ona hep birlikte milletçe bakarız.''

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Elazığ'da meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremde 51 can kaybının ortaya çıkmasının, çok acı olduğunu ve buradan çıkartılması gereken ders bulunduğunu söyledi. Baykal, ''Derhal, deprem ortaya çıkabileceği düşünülen bölgelere ve İstanbul'a yönelik deprem öncesi alınması gereken önlemleri, milli dayanışma içinde el birliğiyle uygulamaya koymamız lazımdır'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, Elazığ'da meydana gelen depreme değindi. Deprem nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getiren Baykal, bölgede ciddi bir facia yaşandığını söyledi.
Tüm milletin büyük bir üzüntü içinde olduğunu dile getiren Baykal, ancak artık bunun ötesine geçilmesi gerektiğine dikkati çekti. Baykal, ''Yaşanan olaylar artık bize pek çok şeyi göstermiştir. Altı büyüklüğündeki bir depremde 51 can kaybının ortaya çıkmış olması, gerçekten çok acı bir olaydır. Buradan çıkarmamız gereken çok ders vardır. Bunu bir siyasi çekişme konusu haline dönüştürmeden, Türkiye olarak üzerinde yaşadığımız coğrafyanın bu temel özelliğini hiç bir zaman unutmadan, artık bu konularda atmamız gereken adımları milletçe atmaya yönelmemiz lazım'' diye konuştu.

Türkiye'nin deprem sonrasında yapılması gerekenler konusundaki örgütlenmeyi belli bir düzeye taşıdığını, bir birikime sahip olduğunu ifade eden Baykal, depremin acılarını sarma konusunda elden gelinin yapılmaya çalışıldığını söyledi. Ancak asıl meselenin depremden önce yapılması gerekenler olduğunu belirten Baykal, bunlara yönelik ciddi ve sorumlu bir yaklaşım izlenmesi gerektiğini, bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Depremin ardından bölgeye giden partisinin Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'ndan detaylı bilgi aldığını da aktaran Baykal, kış koşulları nedeniyle öncelikli olarak vatandaşların barınma ve ısınma ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini kaydetti.

Baykal, ''Derhal sadece o bölgede değil, o bölge civarında beklenen, deprem ortaya çıkabileceği düşünülen bölgelere ve İstanbul'a yönelik olarak çok ciddi, deprem öncesi alınması gereken önlemleri bir milli dayanışma içinde el birliğiyle uygulamaya koymamız lazımdır. Umarım iktidar, bir milli afet planlaması yapma ihtiyacını kavrar, afet işleri olay sonrası ortaya çıkmış olan zarar karşısında atılacak adımları araştırmanın bir adım daha ötesine geçer, olaya takaddüm ederiz, ön alırız, geleceği bilinen felaketler, afetler ortaya çıkmadan, yapılması mümkün gerekli ne varsa el birliği ile yaparız'' şeklinde konuştu.

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü de kutlayan Baykal, Türkiye'deki bütün kadınların bu gününü, çocuklarının rızkı için Ankara'nın kış koşullarında bir emek mücadelesi, direniş sergileyen Tekel işçisi kadınların şahsında kutladığını söyledi.

8 Mart'ın aslında ''Dünya Emekçi Kadınlar Günü'' olduğunu ifade eden Baykal, bu özel günde cinsiyetin yanı sıra bir emek vurgusunun da bulunduğunu hatırlattı.

Baykal, 8 Mart'ın ortaya çıkışı ve süreci hakkında da bilgi vererek, Türkiye'de ilk kez 1921 yılında kutlandığını, ancak daha sonra tekrar hatırlanmasının ve kutlanmasının, CHP'nin iktidara gelişinden sonraki dönemde 1975 yılında gerçekleştiğini söyledi.

Deniz Baykal, 12 Eylül 1980'den sonra ise 4 yıl kutlamaların yasaklandığını ifade ederek, ''Bu günün hem böyle bir sosyal içeriği vardır, emek, alın teri içeriği vardır hem de demokratik içeriği, insan haklarıyla, demokratik hak ve özgürlüklerle ilgili boyutu vardır. Bugünü kutlarken bu tarihi çerçeveyi de unutmamalıyız. O nedenle Tekel'de direniş sergileyen işçi kadınlar adına kutlanması hem güne hem tekel işçilerine çok yakışıyor'' diye konuştu.

Türkiye'de çalışan kadınlarla ilgili sorunların son dönemde arttığını savunan Baykal, 1990 ile 2009 yılları arasında ülkedeki kadın işgücü miktarının azaldığını, işsiz kadın sayısının 2'ye katlandığını ileri sürdü. Ekonomik krizden ilk darbeyi yiyenin, ilk sıkıntıyı hissedenin kadınlar olduğunu kaydeden Baykal, ''Kadınlar 1999'dan bu yana ekonomik krizle de ilgisi olmadan, ülkede yaşanan siyasi gelişmelerle de herhalde doğrudan ilişkili bir biçimde iş yaşamının dışına doğru itilmeye başlamışlardır'' dedi.
Kadınların iş gücüne katılımına ilişkin rakamlardan örnekler veren Baykal, kadınların giderek emekten dışlandığını, ücret almadan çalışmak durumunda bırakıldığını ileri sürdü.

Eğitim alanında da kadınlar açısından ciddi sıkıntılar yaşandığını ve atılması gereken adımlar olduğunu ifade eden Baykal, ''Elbette Türkiye'deki bu tablo ekonomik hayata, mal varlığına, kazanç durumuna, gelir düzeyine, siyasi temsil düzeyine de kaygı verici biçimde yansımaktadır'' dedi. Baykal, tüm bu koşullara rağmen kadınların geleceğinin aydınlık olacağına inandığını, böyle bir geleceğe hızla ulaşmak için kendilerini sorumlu ve görevli gördüklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Ermenistan ile imzalanan aldatmaca belgesinden başka hiçbir değeri olmadığı ortaya çıkan protokollerin Meclis gündeminden çekilmesi gerektiğini'' savundu.
Baykal, partisinin grup toplantısında, ekonomideki gelişmeleri ve ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde, 1915 olaylarına ilişkin karar tasarısının kabul edilmesini değerlendirdi.
Enflasyonun, uzun bir aradan sonra iki rakama ulaştığını, bunun kaygı verici olduğunu anlatan Baykal, memurlara verilen maaş artışının iki aylık enflasyon karşısında eridiğini söyledi. Baykal, memurun gelecek aylarda cepten yiyeceğini, cepten enflasyonu finanse edeceğini ve enflasyonun altında ezileceğini ifade etti.

Baykal, yoksullaşmanın sonucu olarak borçlanmanın arttığına işaret ederek, Ocak 2010'da 68 bin 227 kişinin kredi kartı borcunu ödeyemeyenler ordusunda yer aldığını belirtti.

Son dönemde 2,5 milyon kişinin tarım dışına çıktığını ifade eden Baykal, tarımın çökertilmesiyle işsizliğin patladığını kaydetti. Baykal, Ziraat Bankasının yüzyılın en büyük karını yaparken, çiftçinin en perişan dönemini yaşadığını savunarak, sanayinin küçüldüğünü, işsizliğin arttığını ancak bütün bankaların kar ettiğini söyledi. Bunun, AK Parti'nin insan odaklı değil, rant, kar odaklı politikasını ortaya koyduğunu savunan Baykal, şöyle konuştu:

''ABD'de ekonomik kriz olduğunda, bankalar battı, vatandaş zarar gördü. Türkiye'de vatandaş zarar gördü, bankalar kar etti. Başbakan 'bu kriz bize teğet geçti' diyor. Eğer sen bankaysan, bankacıların adamıysan sana teğet geçti. Ama sen milletin, çiftçinin adamıysan sana teğet geçmedi. Kazanacaksak hep beraber kazanacağız. Banka da çiftçi de esnaf da sanayici de kazanacak. Eğer ülkenin şartları zarar etmemizi gerektiriyorsa, çiftçi zarar ederse, banka, herkes zarar edecek.''

''SANMAYIN Kİ BU KONU YENİ ORTAYA ÇIKTI''


Baykal, konuşmasında, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik karar tasarısının kabul edilmesine de yer verdi.

ABD Kongresinde, Türkiye ya da Osmanlı'ya yönelik tasarılarının konuşulmasının, karar alınmasının ilginç bir tarihi olduğunu belirten Baykal, ''Sanmayın ki bu konu yeni ortaya çıkmış bir konudur. 1890'dan itibaren, ortada 1915 olayları yokken, ABD Kongresi sürekli olarak, Türkiye'deki Ermeni konusuna yönelik ilgi sergilemiştir'' dedi.

Baykal, ABD Kongresi'nin, 1890'da Erzurum'da Ermeni isyanı çıkmasıyla konuya sahip çıkmaya başladığını; Kayseri, Yozgat, Merzifon ve Sason olaylarından sonra 1894'de, 116 yıl önce, bir kararla Osmanlı Devleti'nin ''katliam yaptığını'' ilan ettiğini anlattı.

ABD Kongresinde, bu konuyla ilgili iki karar alındığını, 1909'daki Adana isyanı sırasında ise iki savaş gemisini, gözdağı vermek üzere Osmanlı Devleti'nin karasularına gönderdiğini ifade eden Baykal, ABD Kongresinin, 1915 olaylarıyla ilgili olarak da iki ayrı karar tasarısıyla Osmanlı'yı kınadığını söyledi. Baykal, bu tasarılardan sonra 1975'e kadar herhangi bir karar alınmadığına işaret etti.
Baykal, daha sonra da çeşitli tarihlerde tasarıların gündeme geldiğini dile getirdi.

''NE KADAR İTHAM EDİCİ''


Son tasarının, 1915-1923 yılları arasında yaşanan olaylar nedeniyle ABD Kongresinin karar almasını talep ettiğini anımsatan Baykal, hedefin sadece Osmanlı dönemi olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk döneminin de Ermeni ithamlarının hedefi haline getirilmek istendiğini söyledi.
''Ne kadar acı bir manzara, ne kadar iyi niyetten uzak, ne kadar gerçeklerden kopuk, ne kadar peşin fikirli, itham edici, karalayıcı bir zihniyetin yansıması'' diyen Baykal, ''Şimdi bu olay, tarihe yönelik bir karalama, suçlamanın ötesinde Türkiye'nin gelecekteki politikasını belirlemek için kullanılacak bir levye, araç haline getirilmektedir. İmzalanan protokoller, 116 yıllık çabaya, yeni bir hayat şansı vermiştir. Gelecek için artık bunu tehdit olarak, dış politika aleti olarak kullanmak, mümkün hale getirilmiştir'' görüşünü dile getirdi.
Baykal, ''Tasarı, 'insanlığın, adaletin ortaya çıkmasını sağlayalım, yaşanmış olan haksızlıkların adını koyalım' duygusallığının gereği olarak mı ortaya çıkıyor? Yoksa başka bir siyasi hesabın parçası olarak mı gündeme getiriliyor?'' diye sorarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Görüyoruz ki, Türkiye'yi Kafkasya konusunda bir istikamete sokabilmenin aracı olarak kullanılıyor? Protokollere ilişkin, bu konunun yeterince olgunlaşmadığını, Ermenistan ile Türkiye arasında arzu ettiğimiz yakınlığın kurulabilmesi için gereken zihni ortamın Ermenistan'da henüz şekillenmediğini söyledik. Protokol uygulanabilir değildi. İmzadan sonra Ermenistan Anayasa Mahkemesi bir karar aldı, 'soykırıma devam, Türkiye ile sınırı tanımıyoruz, gelin sınırı açın' diyor. Bu olaya fırsat veren o protokoller. Biz sevimli gözüktük, uyumlu gözüktük, bütün dünya 'aman ne kadar güzel Türkler bu konuda çok anlayışlı davranıyorlar' dedi. Ne oldu, yanlış...

Yapılması gereken iş, artık hiçbir anlam taşımadığı net bir şekilde gözüken bir aldatmaca belgesinden başka hiçbir değeri olmadığı ortaya çıkan bu protokolleri, Meclisin gündeminden çekmektir. Hükümet, bunu siyasi çekişme, sürtüşme konusu haline getirmeye, efelikler taslamayla, olayı iç politika zemininde kurcalamaya çalışıyor. Bunları bırakın, ciddi olun. Yapılması gereken, yapılması mümkün, kaçınılmaz olan tek iş var: Derhal o protokollerin anlamını kaybettiğini söyleyip, Meclis gündeminden alınız. Bunu yapınız, bu yeterince uyarıcı, ciddi olur.''

kalan karakter 460

MURAT-UGURLU MURAT-UGURLU // İSTANBUL

BAHÇELİYE SONSUZ KATILIYORUM.BU TALEP PKK TARAFINDAN İLETİLMİŞ İSTENMİŞ VE KILIÇDAROĞLU İLE MEDYAYA YANSIMIŞTIR.MERAK ETTIGIM BIR KONU VAR.NE OLDU NASIL OLDU NEDEN OLDUDA KILIÇDAROĞLU BİRDEN GENEL AF ÇIKMASI İÇİN BİR GAYRET GÖSTERİYOR.NEDEN BU KONUNUN ÜZERİNDE DURUYOR.SON 2 YILDA SUÇ ORANI ESKIYE ORANLA 3 KAT DAHA AZALDI.SANIRIM BU DURUMDAN RAHATSIZ OLANLAR VAR.İÇERDEKI SUÇLULARI CIKARIP ONLARIN GÜNAHLARINI KABULLENECEKMI ACABA.YENIDEN HIRSIZLIK YENIDEN CINAYET YENIDEN VATAN HAINI OLANLARINDA AVUKATI OLACAKMI ACABA KILIÇDAR OĞLU.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 10.03.2010 00:44
zülküf beyazdan zülküf beyazdan // ANTALYA

siz busunuz işte. körler sağırlar birbirini ağırlar...

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 09.03.2010 23:35
can26 can26 // ESKİŞEHİR

klasik bir CHP kafası üretmek yok. kolaycılığa kaçmak var. kanun çıkarmak yok, çıkan kanunu anayasa mahkemesine götürmek var. yıllarca mesai harcanıp, hüküm giyen suçluyu salıvermek var. şimdi binlerce mahkum afla yatıp, afla kalkacak. CHP BU MEMLEKETE AÇIKÇA ZULÜM EDİYOR.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 09.03.2010 16:52
nacar08 nacar08

Bu tartışma da danışıklı. Amaç parti içi domakrasi bile olmayan chp de demokrasi var dedirtmek.........

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 09.03.2010 16:13

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Siyaset Haberleri
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol