Hıncal Uluç ile haftanın gündemi

FUTBOL Giriş Saati : 24.04.2012 17.20 Güncelleme : 25.04.2012 08.50

Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran olayları Sabahspor.com okuyucuları için değerlendirdi.

Hıncal Uluç ile haftanın gündemi
Sabah Gazetesi'nin usta kalemlerinden Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran olayları Sabahspor.com okuyucuları için değerlendirdi.

Uluç;

Barcelona, Real Madrid'i, Galatasaray'ın Fener'i ezdiği gibi ezmedi. Galatasaray son 30 dakikada Fenerbahçe'yi perişan etti.
Galatasaray'ı, Türkiye'de yenecek bir tane takım var... Fenerbahçe'yi her takım yenebilir.
Pitbull taklidini yapan Melo'nun taklidini yapmak da Fenerlilerin hakkı... Sen gidip Fenerbahçe'nin sahasının ortasına bayrak dikiyorsun da adam senin futbolcunun taklidini niye yapmasın!
Hak ederek sevindiler. Böyle ezildiğin bir maçtan sonra özellikle...
Emre'ye hakaretten ceza verilmesi normal...

BORA EĞRİÇAYIR / SABAHSPOR.COM

#Sayfa#

Galatasaray 29 şut atıp, 10 gol pozisyonuna girerken, Volkan yaptığı başarılı kurtarışlarla derbinin kaderini belirledi belki de...

Frikiği de kurtarıyordu. Ona da yetişti, dokundu. Ama Selçuk harika attı. Volkan maçı çeviren adamlardan birisidir... 'Top Galatasaray'ı sevmedi' maddesinin baş unsurlarından birisi de Volkan'dı. Galatasaray'ın sevdiği pozisyonlarda da Volkan çıktı ortaya...

Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşması, skoru ve gidişatı bakımından Barcelona-Real Madrid derbisine de benzetildi.

Skor olarak benziyor ama Barcelona, Real Madrid'i, Galatasaray'ın Fener'i ezdiği gibi ezmedi. Barcelona klasik, o benim nefret ettiğim top dolaştırmaları içinde oynadı oyunu... Galatasaray son 30 dakikada Fenerbahçe'yi perişan etti. Herhangi bir takımın başka bir takımı bu kadar perişan ettiği az görülmüştür.
Onun için söylüyorum; Galatasaray'ı, Türkiye'de yenecek bir tane takım var: Galatasaray'ın kendisi... Galatasaray'ı ancak Galatasaray yener. Bunun önüne geçecek de Fatih Terim... Maçın kasetini alır kapanırsa bundan sonra Galatasaray puan kaybetmez. O tokat yerine ulaşmışsa eğer...

Fark 2'ye düştü. Bu hafta Fenerbahçe, Beşiktaş'ı ağırlayacak. Galatasaray, Trabzon ile karşılaşacak. Zirvede bir değişiklik olabilir mi?

Fenerbahçe'yi her takım yenebilir. Trabzon da, Galatasaray da, Beşiktaş da yenebilir. Fenerbahçe katiyen güven veren bir futbol oynamıyor. Doğru sahaya çıkan, doğru oynayan, kusurlarını bilen bir Galatasaray'ı yenebilecek takım görünürde yok.

Arena'da herhangi bir olay yoktu. Sadece maç sonunda Fenerbahçeli oyuncuların galibiyeti kutladıkları sırada bir gerginlik yaşandı.

Pitbull taklidini yapan Melo'nun taklidini yapmak da Fenerlilerin hakkı... Sen gidip Fenerbahçe'nin sahasının ortasına bayrak dikiyorsun da adam senin futbolcunun taklidini niye yapmasın! Futbolu da o kadar resmileştirmeyelim, ciddileştirmeyelim. Galibiyetin tadına varacaksın. Hak ederek sevindiler. Böyle ezildiğin bir maçtan sonra özellikle...
Fenerbahçe-Galatasaray rekabetinde bu ikinci oldu. Bir Johnson'un gol attığı maçı hatırlıyorum; bütün maçı Galatasaray oynadı. Topa vurdu gol oldu.

#Sayfa#

Stoch'un maç sonrası Galatasaray formasını şortunun arkasına sokması pek hoş karşılanmadı.

Neresine koyacaktı!

Taraftarların görsel şovunu nasıl buldunuz?

Galatasaray taraftarları güzel bir sınav verdi. Maç bittikten sonra Galatasaray'ı alkışlayacak kadar güzeldi.
Fenerbahçe'nin ezeli rakibi Galatasaray karşısındaki üstünlüğü de devam ediyor. 4 günde 3 ana branşta, 3 galibiyet aldı. Toplamda bu sezon oynanan maçlarda da büyük üstünlüğü var. Aysal daha önce bu üstünlüğü "Tesadüf" olarak değerlendirmişti. Sizce aradaki bu uçurum nereden kaynaklanıyor?

Bu uçurumu Ünal Aysal yaratmadı. Bu uçurum ona devredilmiş bir uçurum. Bu uçurumla Ünal Aysal'ı itham edemeyiz ama Ünal Aysal, Galatasaray'ı bu uçurumdan çıkartmak istiyorsa; Bülent Tulun'u yanından uzaklaştırmalı. Çünkü Ünal Aysal, sporu bilen biri değil. Bülent Tulun'un bildiğine inanıyor, 'başdanışman' diye onu yanında tuttuğu sürece Ünal Aysal doğruları göremez.
Basketbolda da göremez, voleybolda da göremez, futbolda da göremez. Türkiye'de olabilecek en kötü danışman Ünal Aysal'da...
Bülent Tulun, bu iş için Galatasaray'dan para alıyor. Bülent'i çok sevebilir, arkadaş olarak takdir edebilir, bunca şirketi var. Alır o şirketlerden birine isterse 50 bin lira maaş da verir! Ne verirse verir, beni alakadar etmez.
Ama Galatasaray'ın parasıyla, futbolu bilmeyen, sporu bilmeyen bir adama danışman maaşı verilmesini benim aklım almıyor.
Galatasaray kız basketbol takımı, Fener takımından iki gömlek üstün, üstelik de Fener'i Fener yapan Taylor da oynamıyor. Sen o takıma kendi sahanda yeniliyorsun. Neden; çünkü koçun koç değil. Koçluktan haberi yok. Verin Taurasi'ye oynasın. Galatasaray'ın taktiği bu... Taurasi oynarsa oynar, oymazsa geri kalanlar figüran!..
Bu koçun (Ceyhun Yıldızoğlu) arkasında olduğunu beyan etti Ünal Aysal!.. Sadece Fatih Terim'in değil, "Kadın ve erkek basketbol takımı koçlarının da arkasındayım." Neden; çünkü Bülent Tulun, öyle söylüyor ona... 'Bunlar iyi koç. Aman bunlar kalsın' diyor. İyi koçların, iyi olma özelliği ne; Bülent Tulun'un her lafına 'Eyvallah' demesi!..
Bülent Tulun kendi adamlarını iş başında tutmak istiyor. Niye Fatih Terim'den hoşlanmıyor; çünkü Fatih Terim'e diş geçiremez Bülent Tulun!.. Galatasaray'daki sorun burada...

#Sayfa#

Federasyon Başkanı Demirören, seçildiğinden bu yana ilk kez bir maçı tribünden izledi.

Maçın en önemli olayı buydu. İlk defa bir Süper Final maçına teşrif edebildi. İnönü Stadı'na gidemeyen Federasyon Başkanı, Arena'da maç seyredebilme cesaretine kavuşabildi!

Zokora tarafından 'Irkçılıkla' suçlanan Emre Belözoğlu'na PFDK'nın 'hakaretten' 2 maç ceza vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'de müthiş bir şekilcilik var. 'Emre ırkçıdır' diyenlerin hepsi 'Nigger' lafına takılmış. 'Nigger' ırkçı bir laf. Irkçı lafların bir listesi yapıldığı zaman en tepede duruyor. Şekil bu... Ama hukuk bambaşka... Hukukta bir olayın suç oluşturması için ben seni öldürebilirim. Seni öldürmem suç değil. Seni öldürmemin suç olması için benim seni bilerek, kasten öldürmem lazım.

Bu olaya hukuku uyguladığın zaman, Emre'nin 'Nigger' derken kastı ne? Türkiye'de binlerce kişi hakeme, futbolcuya sinkaflı küfür etmiyor mu? Hangimiz gerçek anlamda böyle bir şey düşündük, aklımızdan geçirdik? Binlerce defa çok ağır küfürler duyduk. Ben on binlerce defa duydum ama hiçbir zaman kastın eylem olduğu aklımızdan bile geçmedi. Birine kızdık mı 'Sin' diye başlarız. Kızmamızın öfkesine göre de annemizden başlarız, yedi sülalemize kadar gideriz.

Hakimin, yargıcın, ceza vericinin kastın ne olduğunu araştırması lazım. Emre, Zokora zenci olduğu için, ırkçı olarak 'Nigger' dedi; 8 hafta ceza ver. Peki bunun böyle olduğuna inanan var mı Türkiye'de?
Türkiye'de senelerdir Emre'yi benim kadar ağır eleştiren biri var mı? Ben biliyorum ki Emre'nin herhangi bir ırkçı aşağılama niyeti yok. Ama hakaret niyeti var, ediyor çünkü. Tepesi attığı zaman kim gelirse önüne hakaret ediyor ve bugüne kadar hakemler dahil herkes göz yumuyor. Onun için Emre'ye hakaretten ceza verilmesi normal ama 'Irkçı' diye ceza verilmesi şekilcilik olurdu. Böyle düşündüğümü de yazdım zaten. PFDK da benim düşündüğüm yönde karar verdi.

#Sayfa#

Emre'nin bu konuyla ilgili yayın yasağı aldırmasını doğru buluyor musunuz?

O utanç verici bir şey. Emre yayın yasağı aldırabilir ama Beykoz Mahkemesi'nin bu talebi kabul etmesi akla, hayale sığacak bir şey değil. Bu resmen sansür!
Yani, ben birini öldüreyim, arkadan da Beykoz Savcısı'na gideyim, 'Bu cinayetle ilgili haber yazılmasın' diyeyim! Sonra da 'Bu cinayetle ilgili haberler Hıncal Uluç'un sosyal durumunu etkiler, yayınlanmasın' kararı çıksın. Böyle bir şey olur mu! Hele günümüzde...
Yasak olan soruşturmayla ilgili bütün belgeler, tapeler gazetelerde ve televizyonlarda ve Emre hakkında yayın yasağı konuluyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanı'nın bu konuda düşüncesinin ne olduğunu samimi olarak öğrenmek istiyorum.
Ayrıca bu dava niye Beykoz'da açıldı? Emre, Beykoz'da mı oturuyor? Fenerbahçe Kulübü'nün merkezi Beykoz mu? Gazetelerin merkezi Beykoz mu? Bir sürü soru işareti...
Bu öyle üstü kapatılıp geçilecek bir olay değil ama ne yazık ki Türkiye'de meslek kuruluşları yok. Bunların hepsi kağıttan ibaret. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ve Türkiye Spor Yazarları Derneği'nin kıyameti koparması lazım. Bu emsal... Yarın herkes Beykoz Mahkemesi'ne gidip, aynı mahkemeden, aynı hakimden yayın yasağı kararı çıkartabilir.
Bunlarla insanların birey olarak uğraşması zor ama dernekler bunun için var.

Trabzonspor sahasında Beşiktaş'ı yenerken Halil'in attığı gol siyah-beyazlıların tepkisini çekti. Geçen hafta da Beşiktaş-Galatasaray maçında Melo'nun attığı gol için ofsayt değerlendirmeleri yapılmıştı. Hataların üst üste gelmesi tesadüf mü yoksa bir art niyet aramalı mı?

İki ofsayt da süzülmesi fevkalade zor pozisyonlar. Buradaki talihsizlik ikisinin de arka arkaya Beşiktaş aleyhine olması... Yoksa Futbol Federasyonu Başkanı Beşiktaşlı, Merkez Hakem Komitesi Başkanı hakemlikle alakası olmayan bir Beşiktaşlı iken hakemlerin Beşiktaş aleyhine bilinçli kararlar verebileceğini düşünmek saflık olur.

Ancak şöyle bir komplo teorisi kurabilirsin; 'Yeter Yıldırım Demirören' diye hala bağırıyorlar ya Beşiktaşlılar... Yani Millet, 'Yıldırım gitti, Fikret Orman geldi işler düzeldi' demesin diye; 'Aman hakemler, Beşiktaş'a kazandırmayın' şeklinde tembih edilmişler. Komplo teorisi bu!..

#Sayfa#

İki takımın futboluyla ilgili söyleyeceğiniz bir şey var mı?

Çok kötü. Beşiktaş da Trabzonspor da kötü. Zerre kadar seyir zevki vermeyen... Ahlar, oflar içinde izlediğim bir maçtı.

FIFA kokartlı hakemimiz Cüneyt Çakır, Şampiyonlar Ligi yarı final rövanşında Barcelona-Chelsea maçını yönetecek. Bu sezonki 8. üst düzey karşılaşması olacak. İçeride yönettiği maçlarda eleştiriler alıyor ama yurt dışındaki yükselişi sürüyor.

Hakemlerimiz dışarıda hep iyi... Ama Türkiye'de hepsi üç büyüklere göre maçları yönetiyorlar. Üç büyükler içinde de sıralama var; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş sıralamasıyla maçları yönetiyorlar.
Barcelona-Chelsea maçını rahatlıkla yönetir ama burada Fenerbahçe-Trabzonspor maçını perişan edebilir Cüneyt Çakır...

Arda Espanyol maçında iki güzel gol attı. Artık İspanya'ya alışmaya başladığını söyleyebilir miyiz?

Türkiye'den dışarıya giden sporcuların en önemli sorunu; kendine güven.
Hidayet, NBA'ye ilk gittiğinde bir sene seyrettim. Sonra buraya geldi. "Ağabey ne diyorsun" dedi? Dedim ki; "Sen atmayı bilmiyor musun ya da senin atmanı yasaklıyorlar mı?" Aldığı topu topu hemen birine veriyordu. "Topu atamazsan hiçbir halt olamazsın. İstediğin kadar tut. NBA'de tutan adama para vermezler, atacaksın."
Hido atmaya başladı, Mehmet Okur atmaya başladı, Ersan atıyor ama Ömer Aşık ve Semih Erden atmıyor. Atmayan oynamaz arkadaş.

Arda ayağında top tutan, topa basan bir adam olarak Türkiye'de Arda oldu. Orada bakıyorum; 'Aman benden gitsin top, aman hata yapmayayım.' Top sende olmazsa hata yapmazsın. Arda'nın Arda gibi oynaması lazım. Hata yapmaktan korkmaması lazım. O zaman Atletico Madrid ona dar gelir. Şimdi yeni yeni açılıyor.

Kendine güveni gelmeye başladı.

Türkiye'de de, Galatasaray'da da çok zor ulaştı o güvene. Yıllarca orada burada kiralıktı. Arda'nın çıkışını sağlayan Ersun Yanal'dır.

#Sayfa#

Galatasaray etkili oynadığı karşılaşmada, Fenerbahçe'ye yenilmekten kurtulamadı. Geçen hafta siz "Fenerbahçe'nin yenebileceğini" söylemiştiniz. Bu fark nereden kaynaklandı.

Geçen hafta oynanan futbolları kontrol ettiğimiz zaman, medyanın Galatasaray'ı fazla şişirdiğini, Fenerbahçe'nin de hakkının biraz yendiği görüşündeydim; onun altını çizmek istedim. Geçen haftanın iki galibiydi Fenerbahçe ve Galatasaray... "Trabzon karşısındaki Fenerbahçe, Galatasaray'ı hezimete uğratır" dedim. Ama genelde iki takım arasında çok büyük güç farkı var. Kadroları isim isim mukayese ettiğinde Fenerbahçe o kadar aşağıda değil. Ancak futbol oyunu, futbol uyumu, hoca farkıyla Galatasaray çok önde...
Yeter ki Galatasaray oynaması gereken futbolu oynasın. Ama maç günü ekranda sahaya çıkan Emre Çolak'lı kadroyu görünce, "Fenerbahçe kazanır" dedim. Çünkü Fatih Terim, Türkiye'nin mevcut en iyi hocası, Fatih Terim'in vazgeçemediği inatları var. Eskiden de böyleydi. Bu inatlar onun bazı şeyleri görmesini engelliyor.
22 kişilik bir kadro var ve sahaya çıkan 18 kişi var. Hayır; Fatih Terim için 11 kişi var. 12. adamın bu 11'in yerini alması için ya birinin ceza görmesi lazım ya sakatlanması lazım. Yoksa sen ne oynarsan oyna, Fatih'in 11'indeysen oynuyorsun. Dökülsen de ilk 11'desin!.. Öbürü harikalar yaratsa da fark etmiyor, 11'e giremiyor. Sahaya çıkan Fatih Terim'in klasik kadrosu!..
Türkiye'nin en iyi kanat akını yapabilecek elemanlarına sahip Fatih Terim... Tekrar tekrar söylüyorum. Yeniden forma girmiş Hakan Balta, önünde Riera ile Galatasaray'ın sol kanadı tutulmaz.
Sağ kanat müthiş bir form gösteren Aydın ve arkasında Eboue... Olmadı; Ujfalusi'yi gerçek yeri sağ bekte, önünde Eboue... Eboue'nin de gerçek yeri sağ açık... Olmadı; Ujfalusi'yi ille stoper oynatmak istiyorsun. Sabri sağ bekte, önünde Eboue...
Fevkalade güçlü bir sağ kanat. Rakip takım Galatasaray'ın hangi kanadını tutacağını şaşırır. Fatih Terim ne yapıyor; sağ kanatta Engin, sol kanatta Emre! Galatasaray kanatsız oynuyor. Türkiye'nin en iyi kanat akını oynayacak takımını, orta sahada yığarak rakip savunmanın işini kolaylaştırıyor, ekmeğine tereyağ sürüyor. 'Bizi kolay tutun' diye...

2- Emre'yi solda, Engin'i sağda oynattığında Galatasaray'ın ortada oyun kurucusu yok. Çünkü Selçuk da Melo da ön stoper. Oyun kurucu değiller. Galatasaray'a kanatları koysa Engin ile Emre'den hangisi iyiyse o kurucu, Melo ya da Selçuk'tan hangisi iyiyse o da ön stoper. Ötekiler yedek.

3- Semih kadar bireysel hata yapan bir stoper yok. Semih'in hataları yüzünden Galatasaray'ın yediği gollerin haddi hesabı yok. Milli takımın iki stoperi Gökhan ve Servet yok edildi. Trabzon'dan transfer edilen milli takım düzeyindeki genç Ceyhun yok edildi. İlle de Semih!..

#Sayfa#

Sen Semih ile oynuyorsan o zaman kademeli savunma yapacaksın. Birisi Semih'in kademesinde olacak. Bu Ujfalusi değil. Kendisi zaten stoper olmayan Ujfalusi, bir de Semih'in kademesine giremiyor. Semih'i birisi geçti mi isterse Çatladıkapısporlu olsun, Muslera ile karşı karşıya... Semih'i de geçiyorlar. Geçilmez bir adam değil.
Fatih Terim çapında bir adam benim gördüğümü görmez mi!.. Hayır ısrarla ve inatla bu geri dörtlüyü tek sıra halinde oynatıyor. Arkalarına atmaya lüzum yok. Semih'in üstündeki adama at topu tamam. Gol pozisyonu... İki golde de Semih'in ne kadar yetersiz kaldığını gördük.
Gökhan ile Servet, Avrupa üçüncüsü Türk Milli Takımı'nda Fatih'in stoperleriydi. Bu kadar inadı, bu kadar ısrarı anlayamıyorum.

Şimdi kendini Riera'nın yerine koy. Bunu kaç defa söyledim sana... Galatasaray, kazanma yolunda sol açığını değiştiriyor. Türkiye'de mevcut sol açıklar arasında en iyilerden biri olan Riera kenarda dururken sol açığa sağ bek Sabri giriyor! Sol ayağı olmayan sağ bek Sabri sol açığa giriyor! Oranın asli sahibi, ilk 11'de oynaması gereken adam, hala oyuna girmiyor! Şimdi bu Riera kendini Galatasaraylı hisseder mi? Bu Riera kendisine güvenerek sahaya çıkıp, oynayabilir mi? Bu Riera'dan hayır gelir mi?
Sene başındaki konuşmalarımızı hatırla; dakika 65 olduğunda, Riera kenara alınacağını biliyordu ve ne biçim bir suratla çıkıyordu oyundan... Kahrolmuş vaziyette... Fatih daha o zaman 'Sen benim kafamda yoksun' diyordu. Bunu demeye hakkı yok. Galatasaray Teknik Direktörü'nün, kadrodaki herhangi birisine 'Sen benim kadromda yoksun' deme hakkı yok.

Tribünde otururken, defalarca Ayhan ve Servet'i gördüm. Derbilerden oluşan bir Süper Final oynanıyor. Her an ihtiyacın olabilir. 'Allah muhtaç etmesin' dedim. Bu Servet ve Ayhan'a... Çocuklar o hale gelmişler, öylesine kopmuşlar ki... Yüzlerinden belli; ya futbolu bırakmışlar ya Galatasaray'ı bırakmışlar. Sahanın içindeki Riera'nın hali buysa, tribündekini düşün!
Oysa Fatih Terim'in en büyük özelliği; takım ruhunu en iyi veren hoca... Takım 11 kişi değil, takım 22 kişi!.. 'Ben en iyi olsam da Bülent'in ölüsü oynuyor. Benim takıma girmem için Bülent'in bu takıma girme hakkının olmaması lazım.' Böyle bir düşünce olur mu futbolda; bu futbolcudan hayır gelir mi?

Aydın harikalar yaratırken sen maça hala Emre ile başlıyorsan... Aydın'ın yerine kendini koy...
Fenerbahçe iki tane akın yaptı, biri gol oldu. Gol olurken Ziegler'in yanında kim vardı; Emre... Peşinden bile gitmedi. Semih yandan koşup karşılamaya kalktı. Semih de her zamanki gibi refakatçi durumunda kaldı. Öyle bir müdahale yapamıyor çünkü... Alex topu Ziegler'e atarken, Alex ile Ziegler'in arasında olması gereken kişi Emre... Sadece arkasından koşar gibi yaptı.
Half time'da rakamlar açıklandı, Galatasaray'ın en çok koşan oyuncusu Emre. Ama yanlış liste yayınladı Lig TV... 'En çok arkadan koşan adam' diye yazması lazımdı. Şimdi bu hafta yine Emre ile başlayacak. Eboue dökülüyor haftalardan beri... Semih dökülüyor, Emre dökülüyor. Elinde bu kadar çok imkanı olup da bunları kullanmayan bir hocayı benim aklım hafızam almıyor. Tamam bu 11 adama güven veriyorsun da geri kalan 11 adam ne oluyor? Onlar üvey çocuk mu? Onlar Galatasaray'ın evladı değil mi? Onlar Galatasaray'ın maaşlı adamı değil mi? Onların moralini nasıl hazır tutacaksın?
Diyelim ki antrenmanda biri sakatlandı, ondan sonra 'Gel Riera oyna.' Ne hayır gelecek o Riera'dan. 'Gel Gökhan oyna', hayır gelir mi artık o Gökhan'dan!..

#Sayfa#

Bütün bunlara rağmen Galatasaray çok farklı kazanabilirdi.

Fatih Terim'in bütün bu yanlışlarına rağmen Galatasaray, Fenerbahçe'den çok üstün şu anda... Onun için bu mağlubiyet bana sorarsan; Galatasaray'a şampiyonluğun yolunu açtı. Eğer Fatih Terim titretebilirse, sarsabilirse... Hani bazen böyle tokatlar vardır; insanı ayıltır. Öyle bir tokat oldu o...
Fatih Terim bu maçın kasetiyle odasına kapanıp, 3 kere tek başına seyrederse, Galatasaray geri kalan bütün maçlarını, Saracoğlu'ndaki Fener maçı da dahil kazanır ve şampiyon olur. 3 puan çok önemli...
'Fenerbahçe ümitlendi, falan' diye kıyametler kopuyor. Maçtan evvel puan durumunda Fenerbahçe 1 puan önde olsaydı ve Galatasaray kazanıp 2 puan öne geçseydi ne diyeceklerdi; 'Galatasaray şampiyonluk yolunu yarıladı!'

2 puan fark var ama durum tam tersi...

Şimdi yine 2 puan fark var, üstelik iki takım arasında müthiş futbol farkı var. Geçen hafta söylediklerimin tam tersine bir görüntü var futbol olarak. Galatasaray 6-0'ı unuttururdu.

29 tane şut var. 10 gol pozisyonu var.

Topun da Galatasaray'ı sevmediği açık... Daha iyi de vurabilirlerdi. Aydın, Necati, Elmander, Emre Çolak daha iyi vurabilirdi. Bunlar çünkü vuran adamlar zamanında...

Hakemi nasıl buldunuz?
Kimse fazla değinmemiş çünkü Fenerbahçe olunca böyle şeylere yer verilmez. Maçın hakemi 2 net kırmızı kartı Fenerbahçe'ye çıkarmadı ki böyle maçlarda ve devamında kırmızı kart çok önemli. Caner'in ikinci sarıdan kırmızısı kesindi ama göstermedi. Selçuk'un sarıya itiraz ettiği pozisyon ise doğrudan kırmızı, net!

#Sayfa#

Aydınus bana gelsin desin ki 'Bu kırmızı değil, sarı...' O zaman bana gelsin anlatsın kırmızı nasıl olur? Kitaptaki bütün tarifleri içeriyor Selçuk'un hareketi... Arkadan, dalış ve aşil tendona… Bunun adı; kırmızı kart. Dalış yasak, arkadan müdahale yasak ve aşil tendonuna müdahale yasak. Üçünü birden yapıyor.
Arkadan dalışa FIFA, 'Doğrudan kırmızı kart' diyor zaten. Önden dalarsan sarı, arkadan dalarsan kırmızı... Çünkü arkadan dalındığı anda dalanı görmüyorsun, göremediğin için ayağını koruma, kaçırma şansın yok. Adam vurdu mu vuruyor. Onun için arkadan müdahaleyi önlemek için 'FIFA kırmızı' diyor. Arkadan müdahale, dalış ve aşil tendonuna dalış... 3 kırmızı kartlık hareketi Aydınus sarı ile geçiştirdi ve Selçuk ona bile itiraz etti ya!..

Maç sonunda hakemden şikayet eden kişi Kocaman'dı. Bu da ilginçti.

Bu Fenerbahçe'nin klasik taktiğidir. Çünkü 2 puan gerideler ve hala hakemlere ihtiyaçları var. Fenerbahçe'nin aslında bir gün evvel tarihin en berbat futbolunu sergileyen Trabzonspor ve Beşiktaş'ı da yenmesi sağlam değil. Onun için Fenerbahçe, bütün yönetimiyle, teknik yönetimiyle ve medyasıyla hakemleri baskı altında tutuyor.

Medyayı özellikle söylüyorum. Bir gün evvel Hürriyet'te, doğrudan Feridun Niğdelioğlu imzasıyla bir manşet… Doğrudan Fırat Aydınus'u hedef alan... 'Ben gazeteci olacağım' diyecek adama daha birinci gün derler ki, 'Yazdığın haberde şu soruların cevabı olacak; kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl ve neden.' Bir haber yazmış Feridun Niğdelioğlu, insanda gazeteci olarak utanma olur!
"Denildiği duyulmuş", "Denildiği öğrenilmiş!"
Aynı üslupla ben söylüyorum şimdi; "Feridun Niğdelioğlu'nun bu haberi yazmak için Fenerbahçeli yöneticilerden 100 bin lira aldığı ileri sürülüyor!" İleri süren kim belli değil, nerede ileri sürülmüş belli değil, kime ileri sürmüş belli değil. Feridun'un haberinde bunların hiçbiri yok. Niye ileri sürmüş o da belli değil. Birileri birilerine bir yerde demiş ki; "Bu Fırat Aydınus, Galatasaray'ı kollar, dikkat edin!"
Sen de hakem Fırat Aydınus olarak bu haberi Türkiye'nin en çok satan gazetelerinden biri olan Hürriyet'in manşetinde okuyorsun. Nasıl etkilenirsin? Bu etkilenme herhalde Galatasaray'ın lehine olmaz! İşte böyle olur ve 2 tane kırmızıyı çıkaramazsın.

#Sayfa#

Feridun Niğdelioğlu'na dünyanın hiçbir uygar ülkesinde gazetecilik yaptırmazlar. Anında o gazetenin genel yayın yönetmeni onu kovar. Feridun Niğdelioğlu bunları yazmak istiyorsa oturur köşe yazısında altına imzasını koyar ve der ki; 'Arkadaşlar bu Fırat Aydınus'a dikkat edin. Bu geçen maçta da şöyle yapmıştı, böyle yapmıştı. Bu Galatasaray'ın sertliklerine müsaade ediyor. Galatasaray da maça sert başlayıp Fener'i sindirme taktiğiyle oynayabilir, hakem de bu tezgaha gelebilir.' Buna kimse 'bir şey' diyemez; yorumcu özgürlüğü içinde... Ama haber yazıyorsan kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden... Bunlar o haberin içinde olacak. Yoksa işte ben aynı üslupla söylüyorum; "Feridun Niğdelioğlu bu haberi maç öncesi Hürriyet'te yazıp hakemi Fener lehine etkilemek için Fenerbahçeli bir yöneticiden 100 bin lira aldığı ileri sürülüyor!"

Hürriyet son dönemde Galatasaray taraftarları tarafından sıkça eleştiriliyor.

Hürriyet'i Erol Simavi, Fenerbahçe üzerine kurdu. Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi 3-1 yendiği maçta Hürriyet'in Spor Müdürü Doğan Koloğlu, gazetede iki gollük yer var ve Galatasaray'ın iki golünün resmini koymuş. Doğan ağabey, Hürriyet Spor Müdürlüğü'nden kovuldu Erol Bey tarafından. "İki gol yerin varsa bir Fener'in golünü koyacaksın bir de Galatasaray'ın." "Ya 3-1 Galatasaray galip…", "Hayır bu gazeteyi Fenerbahçeliler okuyor. Galatasaray'ın hiç golünü koyma istersen."
Yani Hürriyet'in temeli bu... Ercan Saatçi ile doruklara vurdu. Şimdi Mehmet Aslan durumu düzeltmeye uğraşıyor, Fener'in taraftar dernekleri küfür kıyamet Mehmet'e saldırıyor.

Baroni'nin ceza sahası içinde Selçuk'u düşürdüğü ve Terim'in penaltı beklediği pozisyonla ilgili ne düşünüyorsunuz?

O pozisyonun penaltı ile alakası yok. Selçuk'a yapılan bir penaltı var. Ortada Baroni olduğundan emin değilim. Bekir de olabilir. Selçuk ortaya kafayı vurmak üzere yükseliyor. Yükseldiği yerde arkadan beline darbeyi alıyor, yüzü koyun kapaklanıyor. Arkadan bir başka Galatasaraylı, Necati galiba, vuruyor topa...
Pozisyon devam ettiği için Selçuk'u gören yok. Ben pozisyon tekrarında gördüm. Gayet net görünüyor fakat herkes Necati'nin şutunu izlediği için Selçuk'a yapılan hareketi kimse görmedi.

kalan karakter 1000

elifenerbahce elifenerbahce

Galatasarayı fenerbahçe yenemez diyorsun ama nedense hep fener yeniyor....:D

Aynı Görüşte misiniz?
evet87
hayır32
cevapla 25.04.2012 17:04
gokhan- gokhan-

macın basında sow ve alex sakatlanmasa, yada aykut hoca stoch'u daha erken oyuna alsa görürdüm ben galatasarayın halini.Yavaş Ulfaluji ve tecrübesiz Semih'in ne hallere düşebileğini inşallah ikinci maçta göreceğiz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet63
hayır27
cevapla 25.04.2012 16:59
Kanada1907 Kanada1907

Fenerbahce hep yendi ve yenmeye de devam ediyor. Iste son mac bakiniz sonuc cincon 1 FENERBAHCE 2. Onumuzde ki mac sonuc oynanmadan yaziyorum FENERBAHCE 4 cincon 0
Saygilar...

Aynı Görüşte misiniz?
evet58
hayır20
cevapla 25.04.2012 16:05
osman keçeci osman keçeci

Maç sonunda hakemden şikayet eden kişi Kocaman'dı. Bu da ilginçti.

Bu Fenerbahçe'nin klasik taktiğidir. Çünkü 2 puan gerideler ve hala hakemlere ihtiyaçları var. Fenerbahçe'nin aslında bir gün evvel tarihin en berbat futbolunu sergileyen Trabzonspor ve Beşiktaş'ı da yenmesi sağlam değil. Onun için Fenerbahçe, bütün yönetimiyle, teknik yönetimiyle ve medyasıyla hakemleri baskı altında tutuyor.

Aynı Görüşte misiniz?
evet27
hayır65
cevapla 25.04.2012 15:46
osman keçeci osman keçeci

emre hatasının farkında sevgili uluç..o kadar farkında ki kendi sözlerini yalanlamak zorunda kaldı..emre türk futbolunun olmazlarıan örnek bir şahsiyettir..maalesef

Aynı Görüşte misiniz?
evet20
hayır35
cevapla 25.04.2012 15:43

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sosyal Medya
  • Twitter’dan takip edin
  • Google + dan takip edin