Hıncal Uluç ile haftanın gündemi

FUTBOL Giriş Saati : 01.05.2012 17.58 Güncelleme : 08.05.2012 15.58

Hıncal Uluç ile haftanın gündemi
Sabah Gazetesi'nin usta kalemlerinden Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran spor olaylarını sabahspor.com okuyucuları için değerlendirdi.

Uluç;

"Hala UEFA'nın, bize olumlu bakacağını düşünüyoruz! Beni aldatan adamı Federasyon Başkanı yaptınız, bana geliyorsunuz, 'Bize tolerans, hoşgörü göster' diyorsunuz; diyecek UEFA!.. 'Ne yüzle geliyorsunuz!' diyecek ne yanıt vereceğiz!"
"Fenerbahçe maçındaki Trabzon ile Galatasaray maçındaki Trabzon'u mukayese edenler, böyle bir imada bulunmaya utanırlar. Aykut Kocaman'ın böyle bir iması varsa Aykut Kocaman oturalım iki Trabzon'u karşılaştıralım."
"Bu aptal savunmayı değiştirmeli Fatih Terim... '9 kişi on sekize ip gibi dizilme' diye bir savunma yok."

Özge AYDIN/SABAHSPOR.COM

#Sayfa#

Beşiktaş borçlarını yanlış bildirdiği gerekçesiyle, UEFA Disiplin Kurulu'na sevk edildi.
Kim o sahtecilikle suçlanan?

İmzayı kim attığını bilmiyoruz.
O zaman kim Beşiktaş Başkanı?

Fenerbahçe tribünlerinde Şengül için, "Sen bizim kaptanımız değilsin. Yüzyıllık çınarın sadece bir yaprağısın" şeklinde pankart açıldı. Yorumları nedeniyle hedef olmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz; Şengül'ün Fenerbahçe'deki yeri nedir?
Ziya Şengül, Fenerbahçe'nin heykelini dikeceği kaptanlarından bir tanesi... Ziya Şengül, Fenerbahçe'nin heykelini dikmesi gereken kaptanlarından bir tanesi... Ama Türkiye'de taraftarlık buraya geldi.
Fenerbahçe'nin kaptanı ise Fenerbahçe'yi eleştirmeyeceksin. Fenerbahçe'yi göklere çıkaracaksın. Fenerbahçe yalakalığı yapacaksın. Ziya Şengül'ün yerinde olsam katiyen üzülmem. Ziya Şengül'ün Fenerbahçe'nin çok değerli bir kaptanı olduğunu, Fenerbahçe tarihi yazıyor. Bunlar kim!.. Bunlar kim!..

#Sayfa#

Galatasaray, Trabzon'u deplasmanda 4-2 mağlup etti. İki takımı nasıl buldunuz? Maç sonrası Kocaman başta olmak üzere yapılan imalı yorumları gerçekçi buluyor musunuz?
Fenerbahçe maçındaki Trabzon ile Galatasaray maçındaki Trabzon'u mukayese edenler, böyle bir imada bulunmaya utanırlar. Aykut Kocaman'ın böyle bir iması varsa Aykut Kocaman oturalım iki Trabzon'u karşılaştıralım. Mesela sadece Colman'ı mukayese etmek isterim. Fenerbahçe maçındaki Colman ile Galatasaray maçındaki Colman'ı bir mukayese edelim bakalım.
Fenerbahçe'nin maçı kazanmasını sağlayan adamdı Colman... Fenerbahçe'nin 12. adamı gibi oynadı. Çok net konuşuyorum. Aykut Kocaman'ın cesareti varsa beraber seyredelim maçı... Somut konuşuyorum. Bir de Galatasaray maçındaki Colman'a bakalım. 3-0 ve 4-1 galipken dahi Trabzon'un Galatasaray'a kafa tutmasını sağlayan adamdır Colman... Bunlar lafügüzaf...
Futbola gelince; iki tane Galatasaray var. Fener maçında da gördük bu farkı, Trabzon maçında da gördük. Oyunu rakip sahaya bindirdiği zaman, orada oynadığı zaman, fırtına gibi bir Galatasaray var. Ama savunması felaket bir Galatasaray var.
Trabzonspor son vuruşlarda biraz becerikli olabilseydi, 3-0 ve 4-1'e rağmen o maçı en azından berabere bitirebilirdi. O kadar zorladı Galatasaray'ı... Çünkü Galatasaray savunma yapmayı bilmiyor. O maçtan Galatasaray'ın alması gereken ders bu... 'Trabzon'a 4 tane attık' değil! Fener'e de atamadınız. Aynı ölçüde pozisyona girdiler, Trabzon'a attılar, Fener'e atamadılar. Ama ikisinde de ortak olan bir yan var; iki maçta da iki gol yediler.
Senin savunman her maç iki gol yiyorsa, kazanman Allah'a kalmış. Zarın gelirse kazanırsın, gelmezse kazanamazsın. Süper Final oynanıyor. 3 maç kalmış geriye... O savunma sorununu çözemezse Fatih Terim, Galatasaray geri kalan 3 maçın, 3'ünü de kaybedebilir.
Ben bu kadar yanlış bir savunmayı, mahalle takımının yaptığını görmedim. Rakip hücuma kalktığı zaman Galatasaray'ın 9 kişisi diziliyor. Lütfen televizyondan bakın, kulübede oturduğun zaman görünmüyor herhalde...

#Sayfa#

Galatasaray'ın on sekizinin üzerinde bir ip var, sanal bir ip. Dokuz kişi o ipi tutmaya gidiyor. Ne alan savunması yapıyor, ne adam savunması yapıyorlar. Rakip, isterse beşinci küme takımı olsun elini kolunu sallaya sallaya Galatasaray on sekizinin üzerine kadar geliyor. Tekrar ediyorum; alan ve adam savunması yapmadığı için... Geriye koşup on sekizin üzerinde ip gibi diziliyor.
Maçın videosunu izlediğin zaman göreceksiniz. Böyle bir savunma yok. Dünyanın en koyu 'katenaçyo' denen savunma taktiklerinde dahi böyle ip gibi dizilmek yok! Yani yapışık dursalar hiç olmazsa baraj olur. O da yok. Dokuz kişi bir taç çizgisinden öbür taç çizgisine aralıklı diziliyor ve onların arkasına attığın top bitti. Muslera da maşallah kabul günlerinde son zamanlarda... Geleni gideni içeri alıyor. Daha gol kurtardığını görmedik.
Maçtan sonra okuyorum; Galatasaray'ın en büyük yanlışı attığı dört gole kapılmış olması. 'Mahvettik' falan diye... Trabzon maçının, Fener maçından farkı yok. Fener maçı kaybedildi. Böyle ikişer gol yemeye devam ettikleri sürece her maçı kaybedebilirler.
Savunma yapmak topu rakibe kaptırdığın anda geriye on sekize doğru koşmak değil. Savunma hücum presi ile başlar. Fatih Terim'in takımını, Avrupa şampiyonu yapan oyun buydu. Ne işi var Elmander'in; Galatasaray'ın on sekizden top çıkarıyor. Elmander orada Giray'ı bastıracak; 'top ileriye gelmesin' diye... Elmander orada Yobo'yu bastıracak; 'top ileriye gelmesin' diye... O zaman Galatasaray savunma yapmış olur. Garip. Orta sahayı rakibe bırakıyorlar.
Beşiktaş da aynı şeyi yaptı. Oyunu kendi sahanda oynadığın zaman Fenerbahçe seni yener arkadaş! Galatasaray için bu Fenerbahçe olması da şart değil. Oyunu kendi sahanda oynadığı zaman Galatasaray'ın kazanması için yediğinden fazlasını atması gerekiyor. Atarsa Trabzon 4-2, atamazsa Fenerbahçe 2-1...
Bu aptal savunmayı değiştirmeli Fatih Terim... '9 kişi on sekize ip gibi dizilme' diye bir savunma yok.

Galatasaray'da Selçuk İnan attığı ve attırdığı gollerle öne çıkmaya başladı. Trabzon karşısında beşinci frikik golünü attı. Galatasaray'ın bu alandaki açığını da kapattığını söyleyebilir miyiz?
Selçuk, Galatasaray'ın Fenerbahçe'ye karşı en büyük eksiğini gideren adam oldu. Yıllardan beri Galatasaray'ın bir Alex'i yoktu. Duran toplarda Galatasaray'ın hiçbir avantajı yoktu. Ne kornerde ne frikiklerde ne de sahasının şurasından burasından yapılan atışlarda...
Şimdi Selçuk gerek golcü gerek asistçi olarak duran toplarda Alex düzeyinde oynamaya başladı. Alex maçta duran toplar dışında var mı, yok mu belli değil. Selçuk doksan dakika koşan bir adam. Maça katkısını da işin içine koyarsak bence Selçuk, Alex'ten iyi...

#Sayfa#

İki takım arasındaki iki puan farkı korundu. Beşiktaş, Fenerbahçe'yi, Galatasaray ise Trabzonspor'u ağırlayacak. Bu hafta için ön görünüz nedir?
Bütün takımlar kötü oynuyor. Ligin başladığı günden beri hiç değiştirmiyorum lafımı... Her takım her takımı yenebilir. Farklı da yenebilir. Ama hangi takımın, ne zaman doğru oynayacağı, hangi takımın ne zaman yanlış oynayacağı belli değil.
Mesela; son haftaların en dökülen adamıydı Eboue... Maçın yıldızıydı. Ama tabii Eboue o hücuma dönük muhteşem oyununu oynarken sağ bek bomboş. Rakipte bunu düşünen bir hocanın olması lazım. 'Bu Eboue'nin çıkmasını cezalandıracaksınız' diyeceksin ki Eboue bu kadar rahat çıkamayacak ya da çıktığı anda cezasını vereceksin. Hayır! Eboue çıkınca onlar oraya iki bek koyuyorlar; 'Aman Eboue geliyor. Rahat rahat gelsin' diye...

Beşiktaş Milangaz, Fransa'nın Elan Chalon takımını yenerek basketbolda Avrupa'nın üç numaralı organizasyonu FIBA EuroChallenge Kupası'nı kazandı.
Fazla bir şey olduğunu zannetmeden sevinmek lazım. Türkiye Ligi'nin kaçıncısı Beşiktaş; dördüncüsü... Avrupa'dakilere de bak işte... Kimlerle oynadığına...

FIFA kokartlı hakemimiz Cüneyt Çakır, Chelsea-Barcelona maçını yönetti. Tartışmalı kararları vardı ve genelde başarılı bulundu. Siz Çakır'ı nasıl buldunuz?
Değerlendirmeleri şöyle yapacağız;
1- Aynı pozisyonlar ev sahibine değil de konuk takıma olsaydı aynı kartları gösterir miydi? 'Evet' diyorsanız; Cüneyt Çakır iyi hakem...
2- Oradaki yönetimini aynen Türkiye'de de gösteriyor mu? 'Evet' derseniz; gene iyi hakem...
Ben Cüneyt Çakır'ın Türkiye'de nasıl maç yönettiğini çok iyi biliyorum.
Terry'e gösterdiği kırmızı kart ağır gibiydi ama Chelsea turu geçince İngiliz medyası fazla üstüne gitmedi gibi...
Türkiye'de böyle neler oluyor hatırlatacağım Cüneyt Çakır'a. Özellikle Saracoğlu'nda maç yönettiği zaman; 'Terry'i hatırla Cüneyt Çakır' diyeceğim. Sen de burada soracaksın, ben de söyleyeceğim.

Şampiyonlar Ligi'ne de veda edince Barcelona Teknik Direktörü Josep Guardiola ayrılma kararı aldı. Guardiona Barcelona ile büyük başarılara imza attı ama bırakması kimseyi etkilemiş görünmüyor.
Bana doyma gibi geldi. Barcelona ona tat vermiyor. Orada olabileceği her şeyi olmuş. Yeni bir challenge, meydan okuma, arıyor gibi geldi bana... Ya da tabii kötümser düşünürsen Barcelona'yı en iyi bilen adam olarak 'Bu takım çok zirvedeydi artık inişe geçti. Şimdi iniş döneminde... Bu sene kaybettik. Seneye de kaybedebilirim. Arka arkaya kaybeden durumuna düşmek istemiyorum' demiş de olabilir.

#Sayfa#

Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun merakla beklenen toplantısı sona verdi ve Demirören aldıkları kararlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Merakla bekliyor muydun gerçekten! Türk kamuoyunu şaşırtacak ya da üzerinde tartışma yaratacak bir karar bekliyor muydun! Ne karar alınacağı başından beri belliydi. Sayın Başbakan ne işaret ettiyse o kararları aldılar. Onun ötesinde Başbakan'ın işaret ettiği konuların dışında da karar alamaya cesaret edemediler, cesaret ettiklerini de açıklamaya cesaret edemediler!
Yapılan basın toplantısında merak edilen iki konu var; Demirören ikisini de açıklamadı. Açıklamaların ardından soru sordular, "PFDK'ya sevk edilen takımlar hangisidir?" diye; bu takımların adını söyleyemedi. İkinci soru; "Puan silme cezaları bu sene mi, gelecek sene mi uygulanacak?" Buna da ceza veremedi. Demirören'in ne dediğini anlayamadık. Soruyu soran da sorusunda ısrar etmedi. "Mesela Fenerbahçe'ye puan silme cezası verilirse bu seneki play-off'ta mı uygulanacak ceza yoksa gelecek sene oynanacak ligde mi?" demedi!
'Bu sene uygulanacaksa' derse oynanan play-off'un anlamı kalmayacak. Yayıncı kuruluş batacak!
İnanılır gibi değil. Türkiye Futbol Federasyonu'nu yönetenlere bak!.. Sayın Yıldırım Demirören'in açıkladığı bütün kararları Mehmet Ali Aydınlar kongreye getirmedi mi? Bu kararların hepsini Yıldırım Demirören'in avucunun içindeki kongre reddetmedi mi? Bütün bunlar niye yapıldı o zaman; 'Mehmet Ali Aydınlar'ın ayağını kaydıralım; yerine Yıldırım Demirören'i getirelim.' Beşiktaş'ı maddi manevi batırmış, Beşiktaş stadına gitme cesareti olmayan, Beşiktaş'tan gönderilmiş bir başkanı Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı yaptık. İşte o da böyle...

Aynı Etik Kurulu'nun birbirine tamamen zıt raporlar hazırlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yeni federasyonda her şey değişti, Etik Kurulu değişmedi. Ama Etik Kurulu, kendi içinde, kafasında ne kadar değiştiğini görüyoruz. Hukukta bu kadar çelişki olmaz. Etik Kurulu ilk kararını neleri inceleyerek verdiyse, yeni kararını da aynı şeylerle verdi.
Yıldırım Demirören'in yaptığı konuşmalara bakıyorum; hiçbir şey söylemiyor. Söylediği bir tek şey var: Türkiye'deki özel savcıların bütün iddialarının gerçek olmadığı... Aziz Yıldırım niye içeride? Daha geçen hafta 'tutukluluğunun devamına' niye karar verildi? Günah değil mi adama!
Aziz Yıldırım'ın tutukluluğunun sebebi; kaçma tehlikesi değil. Böyle bir tehlike yok. Delilleri karartma tehlikesi değil... Böyle bir tehlike yok. Açıklanan tutukluluğun devam etmesinin gerekçesi; 'Suçlu olduğuna dair kuvvetli şüpheler!..'
Davayı açan özel savcılar, Aziz Yıldırım'ın 'Suçlu olduğunu' söylüyor. Türkiye Futbol Federasyonu Etik Kurulu'na dayanarak, aynı Etik Kurulu, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden çekilmesine sebep olmuştu, Fenerbahçe'nin de Aziz Yıldırım'ın da 'suçlu olmadığını' söylüyor. Bu nasıl iş? Anlayan varsa beri gelsin!..

#Sayfa#

Demirören, "Şike ve teşvikin sahaya yansımadığı" kanısını taşıdıklarını söyledi. Sahaya yansımamış olması bir hareket alanı sağlar mı?
FIFA ve UEFA'nın böyle bir bakış açısı yok. 'Sıfır tolerans' deniyor. Şikeyi önlemenin yolu, şikeye teşebbüssü önlemek. Ben Galatasaray'ın başkanıyım, Bülent'i çağırıyorum, 'Git Çatladıkapıspor'u satın al. Yakalanırsan sen yanarsın ama Galatasaray'a bir şey olmaz. Çünkü cezalar şahsidir. Yakalanmazsan biz de Çatladıkapıspor'dan 3 puanı rahatlıkla alırız.' Yıldırım Demirören'in açıkladığı uygulama bu işte... Feda edebileceğin adamları kullanıp, her türlü teşebbüste bulunacaksın. Çünkü teşebbüste bulunmanın hiçbir cezası yok.

Etik Kurulu'nun, Yıldırım hakkında 'suç unsuruna rastlanmadığı' şeklinde görüş bildirdi ifade ediliyor.
Aziz Yıldırım niye tutuklu? Ben birinci günden bu yana Aziz Yıldırım'ın tutuklu olmasına itiraz ediyorum. Yargılayın ama kaçma tehlikesi, delilleri karartma tehlikesi olmayan birisini niye tutukluyorsunuz? 'Efendim suçlu olduğuna dair kuvvetli şüpheler var.' Hani! Federasyon ne diyor; Aziz Yıldırım suçsuz.
Türkiye Cumhuriyeti'nin iki tane kurumu... Birisi 'suçlu olduğuna dair şüpheler var. Elimde sayfalar dolusu tapeler, deliler var' diyor. Öteki, 'Aziz Yıldırım suçsuz' diyor!

#Sayfa#

Bir de işin UEFA kısmı var. Etik Kurulu yeni raporu ve 58. maddede yapılan değişiklik nasıl karşılanacaktır? Gelinen bu noktada, 'Türk Milli Takımı ve diğer Türk takımlarının Avrupa'dan men edilebileceği' yönünde yorumlar yapılıyor.
Tanrı, Türk'ü korusun. UEFA'nın bu işe sempatik bakacağına inanmıyorum. Çünkü Demirören'in konuşmasının başında laf ola söylediği, 'bahis şikesi' konusu, dünyada en büyük sorun. Burada FIFA ve UEFA, ödün verdiği anda futbol biter. Futbolun marka değeri sıfıra iner. FIFA ve UEFA ödün vermediğini göstermek zorunda... Bugüne kadar gösterdi. Türkiye'ye de gösterecektir.

Aslında o noktada çeşitli pazarlıkların yapıldığı şeklinde haberler geliyor. Fenerbahçe'nin CAS davasını çekmesinin de 'bu pazarlıkların ürünü' olduğu şeklinde görüşler var. Siz Fenerbahçe'nin büyük önem verdiği davadan vazgeçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Onu Fenerbahçe yöneticileri değerlendirdi zaten... Hepsi ayrı ayrı bas bas bağırıyordu. "CAS davası, bizim onur davamızdır" diye... Mana açık... Daha ne diyeyim!..

Yıldırım, 'Karşı çıktığını ama yönetimin davanın çekilmesine karar verdiğini' söyledi.
Aziz Yıldırım'ın CAS'tan davayı geri çekilmesine 'Evet' diyeceğine ben inanmıyorum. Ben Aziz Yıldırım'ın gözden çıkarıldığını düşünüyorum.
Fenerbahçe yönetimi tarafından bu işin içinde olan her çevreyle yapılan temaslar sonunda Aziz Yıldırım'ın gözden çıkarıldığına inanıyorum.
Aziz Yıldırım mesela 'cezaların şahsiliği' ilkesine de karşıydı. 'Ben Fenerbahçe'nin başkanıyım. Fenerbahçe'yi temsil ediyorum. Ben suçluysam Fenerbahçe de suçlu. Ben suçsuzsam Fenerbahçe de suçsuz' diyordu. 'Hayır! Kişiler ayrı, kurumlar ayrıdır' deyip Aziz Yıldırım'ı Fenerbahçe'den ayırdılar. Dediler ki 'Biz Aziz'e ceza verebiliriz ama Fener'e vermeyeceğiz.' O ayırmanın anlamı oydu.
İlginç günler yaşayacağız.

#Sayfa#


Öteki taraftan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne alınmaması üzerine açtığı tazminat davasını geri çekerek 45 milyon euro'dan da vazgeçmiş oldu.
45 milyon euro'dan niye vazgeçmiş olacak? Ben senin hakkında dava açarım. 50 milyon lira tazminat isterim. Sonra davadan vazgeçersem '50 milyon liradan vazgeçtiğim' anlamına gelmez. Davayı kazanır da davayı geri alırsam o 45 milyon euro anlam taşır. Kazanamayacağın bir davayı açmışsan...

'Yönetim cebinden ödesin' diyenler var!
Hangi 45 milyon euro? Fenerbahçe o parayı nereden hak etti ki! Davayı kazanırsa hak edecekti o 45 milyon euro'yu. Geri çekti davayı! O zaman böyle bir hak doğmadı.

Saha içine bakacak olursak; Fenerbahçe, geriye düştüğü karşılaşmada Beşiktaş'ı 2-1 yendi ve Galatasaray ile arasındaki 2 puanlık farkı korudu. Hakemin verdiği kararlar çok tartışıldı. Hakemin yönetimi ve maçla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Bir 'Süper Final' maçı değil; 'Süper facia' maçı seyrettim. Bir süper hakem faciası ve bir süper Tayfur Havutçu faciası... Beşiktaş çok kötü yönetilmeye devam ediyor. Tam Süper Final başlarken Carvalhal'in gönderilip Tayfur Havutçu'nun işin başına getirilmesi kadar saçma sapan, tepeden tırnağa yanlış karar olamazdı. O kararı aldılar. Ne kadar yanlış bir karar olduğu da ortaya çıktı.
Sahaya çıkan Beşiktaş ve Fenerbahçe takımlarını yedekler dâhil birer birer mukayese edersen Beşiktaş çok ağır basar. Hele Fenerbahçe'nin olmayan adamlarının, bu takımın en büyük silahları olduğunu bilirsen, Alex, Emre ve Sow, Beşiktaş'ın ne kadar avantajlı olduğunu görürsün. Ama Tayfur Havutçu, Fenerbahçe'yi zerre kadar etüt etmemiş. 'Fenerbahçe nasıl top oynuyor, ona karşı nasıl başarılı olurum' diye zerre kadar düşünmemiş.

#Sayfa#


Beşiktaş'a saçma sapan oyun oynattı, inanamadım. Yani Fenerbahçe önünde geriye yaslanmanın intihar olduğunu Türkiye'de hiçbir teknik direktör, Fatih Terim dâhil buna, göremiyor. İnanamıyorum!.. Yüklendiğin zaman Fenerbahçe'yi perişan ediyorsun. Ama sen Fenerbahçe'ye karşı kendi sahanda Barcelona'nın anlamsız pasları gibi top döndürürsen başın belaya girer arkadaş! Belayı davet edersin. Üstüne gittiğin anda dağılmaya hazır Fenerbahçe'nin savunması üzerinde oynamıyorlar.
O Bebe'yi oyuna sokmak nedir! Simao on kişi oynatırken Beşiktaş'ı; bir de Bebe'yi soktu, 9 kişiye indirdi takımı... Daha düne kadar gündüzleri değil geceleri antrenman yaptığı için kadro harici bırakılan Bebe, Fenerbahçe'ye karşı oyun kurtarıcı olarak sahada!..
Hocalarının da inançlar yok zaten, çocukların da inançları yok hocalarına... İşte öyle olunca böyle olur.

Süper Final'de 3 maçta 3 mağlubiyet almaktan kurtulamadı.
Tabii sadece Tayfur Havutçu değil. Yıldırım Demirören'in Futbol Federasyonu Başkanı, Zekeriya Alp'in de Merkez Hakem Komitesi Başkanı olduğu federasyonun hakemleri de Beşiktaş'ın canına okumak için ellerinden geleni yapıyorlar Allah'a şükür. Buna da artık 'tesadüf' diyemem. Bu kadar üst üste tesadüf olamaz.
Halis Özkahya maçın canına okudu; şaşkınlıklar içinde bir hakem... Beşiktaş'ın canına okuduğunu fark edip 'Galiba ayıp ediyorum' deyip Fener'e ters kararlar da verdi.
Ben bu kadar maç yönetme standardı olmayan bir hakem görmedim. Aynı hareket; burada faul ve sarı kart öbür tarafta devam! Aynı hareket ya! İkinci sarı kartlar katiyen yok. İkinci sarıdan kırmızılar görerek Caner gene atılmalıydı, Selçuk gene atılmalıydı.
Özellikle Saracoğlu Stadı'nda, Fenerbahçeli futbolcuların dokunulmazlığı var. Aleni bu artık! Orada Fenerli futbolcu hatta birinci sarı kartı görünce mutlu oluyor; 'Bundan sonra serbestim. Artık her şeyi yapabilirim.'
Bu hakemlerle, bu kafayla Süper Final'in geri kalan maçlarından çok endişem var. Yani evvelden Saracoğlu'ndaki Fenerbahçe-Galatasaray maçına kadar 'şampiyon belli olmasın' düşüncesinde olduklarını düşünüyordum. Yayıncı kuruluşun işine öyle geliyor çünkü... Beşiktaş kazansaydı maçı bundan sonraki maçlar biraz cazibesini kaybedecekti.
Şimdi öyle de düşünmüyorum. Şimdi kupayı Fenerbahçe'ye vermeye kararlılar gibi geliyor bana. Bu kadar himaye edilmez bu takım.


Rüştü'nün hakem Özkahya'yla maç içinde yaşadığı tartışma derbi sonrasına damgayı vurdu. Rüştü, hakaret ettiği halde hakemin kendisini atamadığını söyledi.
Kendinde değil maçın hakemi... Yanlış olan şey onu böyle maçlara vermek...

kalan karakter 1000

bahcesaray bahcesaray

tamam hocam artık yazmayın. şampiyonsunuz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır1
cevapla 04.05.2012 00:43
uenal uenal

GS yi on iki yilder azizin sikesiyle yeni yorsunuz utanmaz sikeci fenerliler

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır1
cevapla 04.05.2012 00:11
Solsol Solsol

Fb camur atmasaydi ts gene oynamazdi mecbur kaldi artik

Aynı Görüşte misiniz?
evet20
hayır17
cevapla 03.05.2012 15:02
g s g s

kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş siz pislik oldugunuz için pislik bulaştırıyosunuz şikebahceliler az kaldı uefa şamarına hazır olun

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır0
cevapla 03.05.2012 19:23
Sarı Erol Sarı Erol // İZMİR

Alex hep var geirisi yalan, kimler geldi kimler geçti. İliç - Lincoln - Elano - -Misimoviç - Ricardinho - Delgado - Guti 10 alex 20 alex eder diye gelen adamlar bunlar. Hey yavrum hey adam tüm istatistikleri alt üst etmiş yıllardır aynı istikrarda oynayan bir tane topçu göster banada görelim. selçuklar parlar geçer , sonuçta türk. disiplinden yoksun kendini geliştiremez göreceksin... ben yıllar önce bir manşet hatırlıyorum genç sabri diye :)) hala sabri

Aynı Görüşte misiniz?
evet31
hayır13
cevapla 03.05.2012 14:05
hasan hasan

gayet normal böyle bir takimada böyle bir antünör olur elinde camur at yapismazsada iz birakir yaziklar olsun bu federesyonada fenerede insallah bizi dünya ve avrupa kularina en az 5 sene almaz fenerde federesyonda rahatlar böylelikle kurtarma operesyonuda basariyla tamamlanmis olur

Aynı Görüşte misiniz?
evet18
hayır19
cevapla 03.05.2012 13:29

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sosyal Medya
  • Twitter’dan takip edin
  • Google + dan takip edin