Yazarlar derbiyi yorumladı

FUTBOL Giriş Saati : 07.05.2012 02.19 Güncelleme : 07.05.2012 09.30

Yazarlar derbiyi yorumladı
LEVENT TÜZEMEN: GÖRÜNEN KÖY!

Bir takımın büyük başarılar yakalaması sadece bir oyuncunun ya da bir antrenörün değil, tüm ekibin emeği ile olur. Hiçbir başarıda tek kişi yoktur. Sadece "Biz" diye düşünen takımlar zaferi kucaklar. Galatasaray 34 haftalık lig maratonunda her maçı "Biz" anlayışıyla oynadığı için ve 21 hafta liderlikte haklı oturarak zirvede bitirdi. En önemlisi kazanırken de, kaybederken de oyunun kontrolünü rakiplerine hiç vermedi. Fizik olarak da düşmedi. Galatasaray ligde Fatih Hoca'nın "Kazandığında da, kaybettiğinde de saygı duyulan bir takım olacağız" felsefesini sahneledi.
Bir gerçek var ki; Süper Final'de Galatasaray Arena'da kaybettiği Fenerbahçe maçının dışında her şartta saygı duyulacak takım havasında değildi. Çünkü takım "Biz" diye düşünme refleksini kaybetti. Bu yüzden Arena'da Trabzon'u yenemediler, Beşiktaş'a karşı 2-0 öne geçtikleri maçı 5 dakikada yedikleri iki golle berabere bitirdiler. Queresma, Almeida, Pektemek ve Holosko ikinci yarı kaçırdıkları gollerle Galatasaray'a hayat (!) verdiler. Galatasaraylı oyuncular Fenerbahçe maçında akıllarına bile getirmedikleri berabere kalmanın kıymetini nihayet Beşiktaş maçının sonlarında akıl edebildiler. Neden mi?



ÖNCE MENTAL HAZIRLIK
Galatasaray'ın maçı berabere bitirmesi ve elinde tuttuğu yarım puan belki de şampiyonluk getirecek. Puan eşitliğinde avantajı kaybedeceği için Kadıköy'e geride gitmek Galatasaraylı oyuncularda baskı ve stres yaratabilirdi. Bu burun farkı avantajı akıllı oyuna dönüştürecek doğru analizler ve doğru oyuncu seçimleri yapmak gerekir.
Görünen köy; Galatasaray'ın fizik gücünün yetersiz olduğunu söylüyor. Oyun temposunda ve takım ritminde dağılmalar olduğunu gösteriyor. Bir hafta içinde Galatasaraylı oyuncular Süper Final'de sahaya yansıtamadıkları takım ruhunu, takım yardımlaşmasını dilerim yakalarlar.
Fatih Hoca da öncelikle oyuncularını zihinsel yorgunluktan arındırmalıdır. Futbolda strateji, doğru motivasyon, sakinlik ve sabır mücadele kadar önemlidir. Galatasaraylı oyuncuların yapısı, tecrübesi bu özelliklere bürünecek kapasitededir.
Sonuçta; yayıncı kuruluşun gönlüne göre oldu. Dualar edilen final Kadıköy'e kaldı. Dilerim kimsenin burnu kanamaz, Türk futbol tarihine geçebilecek sıkıntılı bir derbi yaşanmaz.

#Sayfa#

İSKENDER GÜNEN: DESTEK DEĞİL, KÖSTEK OLDULAR

Trabzon'un bu sezon kendi sahasında yaptığı büyük karşılaşmalarda aynı film dün bir kez daha tekrarlandı. Fenerbahçe gibi oyuncu kalitesi sizden daha üstün olan bir takıma karşı oyuna çok kötü bir başlangıç yaparak ikinci dakikada kalenizde golü gördüğünüz zaman oyunu döndürebilmeniz kolay değil. İkinci dakikada yenilen golden sonra Trabzonspor'un oyun disiplininden tamamen koptuğunu gördük. Kimse ne yaptığı bilmez halde sadece top ayaklarına geldiğinde bir şeyler yapmaya çalışan top rakibe geçtiğinde ise sağa sola boşu boş ve amaçsız koşularla rakibi hiç rahatsız etmediler.
F.Bahçe orta saha üstünlüğünü eline aldı. Topun kendilerinde kalmasını sağladılar ve karşı ataklarda gol pozisyonları üreten takımdı. Trabzonspor'un Fenerbahçe kalesini rahatsız eden ilk şutunu 41. dakikada çektiğini belirtelim! İlk yarının son dakikalarında Burak'la kazanılan gol sadece ümit ışığı oldu ama ikinci yarının başlamasıyla birlikte Trabzon, kendi alanında oyunu kabul eden rakibine karşı ısrarla orta bölümden atak girişimleri bulundu. Yedikleri 3. gol öncesinde Trabzonlu oyuncuların mental ve fiziksel anlamda yenilgiyi kabul eden görüntüleri vardı.



SIRADAN İSİMLERLE OLMAZ!
Trabzonspor, büyük karşılaşmalarda takıma katkı yapması gereken yabancı futbolcu transferinde tamamen sınıfta kalmıştır. Cech ve Celustka gibi sıradan bir Anadolu takımında yer alamayacak oyuncularla böylesi büyük maçlarda sorunlar yaşanılması son derece doğaldır. Futbolun bu hale gelmesi 3 Temmuz 2011'den beri yaşanan kepazeliklerden başkası değil. Sonuçta neredeyse suçlunun polis ile savcı olduğu, mağdurun F.Bahçe ilan edildiği bu süreçte yaşananları hiçbir mantıkla değerlendiremezsiniz. Trabzonlu küçük bir çocuk "F.Bahçe'nin üstünlüğü değil hukukun üstünlüğü!" pankartı taşıyordu. Bunu iyi okumak gerekiyor. Tabi bunlar mazeret olarak gösterilemez. Taraftarlar takıma destek değil, köstek oldu.

#Sayfa#

GÜRCAN BİLGİÇ: İZAH EDEMEYECEKLER

Ekranlarda, sayfalarda veya tribünlerde maçlar gergin oynanırken, biz hep sahadaki saygıyı övdük. Ama gördük ki Trabzonsporlu futbolcuların da bu ruhu tükenmiş... Aslında iki oyuncuyu, Colman ve Zokora, bir kenara çekip, diğerlerinin de günahını çok almamak gerekiyor. Böylesine ortamı yaratan senaryo kahramanları kimler? Başta Sadri Şener elbette... "Ben Selçuk İnan'ın yerinde olsam, Avni Aker'e gelmezdim" diyerek Galatasaray'a transfer olan oyuncusunu hedef yaptı.
Bu maç öncesinde de "Yenilgi dünyanın sonudur" sözleriyle taraftarını, takımını bu maça şartlandırdı. Zaten kurulmuş bir yay gibi olan bu toplum, patlama yapacak ortamı bulduğunda da durmuyor. Dün de böyle oldu. Colman ve Zokora'nın Emre Belözoğlu'na karşı giriştiği vahşeti, hem takım arkadaşları hem de maçın hakemi seyredip, müdahale etmeyince, Roma arenasına döndü karşılaşma. Ayıplar peş peşe geliyor, kimse de bunların sahibi olmaktan çekinmiyordu.
Zokora'nın öldürücü hamlesinin ardından yaşananlardan sonra, ikinci yarıya Zokora ile başlayarak Şenol Güneş de yanlışların ortağı haline geldi.
Her seferinde ayrımdan, şiddetten ve anlayışın değişmesinden bahseden Güneş, sahadaki intikam hevesine tavır koyamadı.



NE DİYECEKLER Kİ!
Böyle bir ilk yarının Türk Futbol Tarihi'ne geçmesinin utancı nasıl örtülecek bilemiyorum. Hakem Abitoğlu'nun havada uçan tekmeleri izlemesini, kırmızı kartını neden çıkartamadığını, Colman'ın, Zokora'nın ve Burak'ın maçı tamamlamasını, sahaya atılan maddeler ve yaralanan oyuncular nedeniyle en az beş kere duran maçın oynatılmasını da kimse izah edemeyecek. Hırsın veya kazanma isteğinin rakip oyuncuyu arkadan tekmelemek, yerde yatarken tokatlamak olarak şekillenmesini de Burak Yılmaz açıklamakta güçlük çekecek. Fenerbahçe oyuncuları müthiş bir direniş yaşattılar. Bu maçı seyredenler, bu takımın-teknik heyetin pes etmediğini görenler, şampiyonluğun neden son maça kaldığını daha iyi anlarlar. Kadıköy 2012'nin tarihine geçecek bir maçın ev sahibi artık. Amerikalılar NBA play-off'unu "Erkeklerin mücadelesi" olarak yorumluyor. İşte böyle bir maçın geri sayımındayız. Dayanın kalpler, az kaldı...

#Sayfa#

ÖMER ÜRÜNDÜL: CİNAYETİN ADI ABİTOĞLU

Dün gece Avni Aker'de Türk futbolu adına çok üzücü bir gece yaşandı. Aylardır Türk futbolundaki gerilim karşılıklı ağır demeçler, bugüne kadar verilemeyen kararlar en sonunda beklendiği gibi dün gece ortaya telafisi zor olan sahnelerin çıkmasına neden oldu. Ne yazık ki Mustafa Kamil Abitoğlu hakemlik adına adeta cinayet işledi. Bilhassa ilk yarıdaki olaylar nedeniyle FIFA ve UEFA kurallarına göre mutlak tatil edilmesi gereken maçı korktuğu için devam ettirdi. Bunun yanında Trabzonlu futbolcuların kasıtlı hareketlerine kart göstermemekte diretirken, mağdur durumdaki F.Bahçeli oyunculara çok kolay kartları çıkarttı.
Hele Zokora'nın Emre'ye attığı tekmeye sarı kart göstermesi Türk hakemliğine vurulmuş ağır bir darbeydi. Abitoğlu'nun maçı tekrar seyredip onurlu bir hareket yaparak düdüğünü asmasını tavsiye ediyorum. Tabi ki ben teknik analiz yapan bir yazar olarak malesef yazıma böyle uzun bir giriş yapmak zorunda kaldım.



F.BAHÇE'Yİ TEBRİK EDİYORUM
F.Bahçeli futbolcuları bu şartlarda gösterdikleri yürekli mücadeleden dolayı öncelikle kutlamak isterim. Müthiş bir tempo, son derece sakin kalıp organize pas alışverişleriyle sahaya yayılmak ve oyun disiplinine sadık kalmak çok çok önemliydi. Tek hataları futbol olarak her şey istedikleri gibiyken devre biterken yerleşim hatasından dolayı yedikleri kolay bir goldü. Bu ikinci yarı için işleri zora sokmuştu. Ama buna rağmen ikinci yarıda soğukkanlılıklarını kaybetmeyip zoru başardılar. Bütün futbolcular, bugüne kadar sesi çıkmayan Bienvenü dahil görevlerini tam anlamıyla yaptılar. Emre yorulana kadar çok iyi oynadı. Cristian ve Selçuk ise mükemmeldi. Ben iddia ediyorum. Dün geceki şartlarda Manchester United Avni Aker'de olsa, Trabzon'u yenemezdi. Profesyonelliğine ve iş ahlakına saygı duyduğum Zokora'nın dün Emre'ye yaptığı hareket kendisine hiç yakışmadı. Colman'ın da yanlışlarını bir kenara alırsak diğer Trabzonlu futbolcuların centilmenliği çok daha büyük olayları engelledi. Onları da bu davranışlarından dolayı kutluyorum.

#Sayfa#

AHMET ÇAKAR: KAMİL'E RAĞMEN FENERBAHÇE

Bugünden tezi yok; Kamil Abitoğlu hakemliği bırakmalıdır. O bırakmıyorsa Futbol Federasyonu ona bu işi bıraktırmalıdır. Çünkü dün gece sadece kötü hakemlik yapmadı; insan olarak da vicdanları çok yaraladı. Zokora'nın Emre'ye attığı vahşice tekmeyi sadece sarı kartla cezalandırmak, sadece bir sportif suç değildir. Neredeyse bu da bir ırkçılıktır. Zira Zokora Emre'nin erkekliğini yok edebilecek o tekmeyi atarken sadece üç hafta önce İstanbul'da yaşanan olayın intikamını almaya çalıştı.
O gece Emre'yi ırkçılık söyleminden dolayı eleştirmiştik. Dün gece de Zokora'yı yaptığı insanlık suçundan dolayı acımasızca yargılıyoruz. Ama asıl utanması gereken kişi sahada "Hakemim" diye dolaşan Kamil Abitoğlu'dur. Colman'ın atılması gerekirdi, atmadı. Zokora'nın atılıp ayrıca ağır cezada yargılanması gerekiyordu, onu da yapmadı. İlk devrenin sonunda maçı tatil etmesi gerekiyordu; onu da yapmadı.



ABİTOĞLU 'HAKEMİM' DEMESİN
Bugün bu satırları okurken hala "Hakemim" diyorsa sisteme de yazıklar olsun. Her kornerde sahaya yabancı madde yağarken sadece oyunculara "Korneri at" dedi. Önce Stoch'un, sonra da Emre'nin kafalarına çakmaklar, bozuk paralar atıldı ama Kamil seyretti. Şenol Hoca bile olay yerine geldi; ama Kamil seyretti. Tekmeler havada uçuştu, Kamil yine seyretti. Ve sonuçta Fenerbahçe müthiş oyunu ve muazzam cesaretiyle şampiyonluğu son maça taşıdı. Bu nedenle dün gecenin başlığı yukarıdaki gibi atıldı. Sonuçta; artık final Kadıköy'de... Fenerbahçe kazanmak zorunda. Kazanabilir mi bilmiyorum ama bildiğim bir şey var; tek maçlarda her şey olabilir. Artık stres Galatasaray'da olacak. Zira kaybettiklerinde her şey bitmiş olacak.

Karşılaşmanın orta hakemi Mustafa Kamil Abitoğlu, verdiği kararlar sonrası futbolcuların da tepkisini çekti.

#Sayfa#

METİN TEKİN: İKİNCİ YARIDA DÖNDÜ

Galatasaray karşısında Beşiktaş'ın ilk yarıdaki planı klasik bir deplasman mantığındaydı. Yani top rakibe geçtiği zaman önde basmıyor, rakibi orta sahada karşılayarak burada kazanacağı toplarla çabuk atak deneyerek sonuca gitmeyi planlamışlardı. Ama ilk yarı boyunca bu planı uygulama şansı yaratamadılar. Galatasaray, Beşiktaş'a karşı çok fazla oyun üstünlüğü yaratamasa da duran toplardan iki gol bularak skoru ve oyunu kendilerine göre rahatlattılar.
Gelelim ikinci yarıya... İşte bu 45 dakikada Beşiktaş ilk yarıdaki stratejisini tamamen bir kenara bırakarak elindeki diğer hücumcular Holosko ve Mustafa Pektemek'i de oyuna alarak bu sefer rakibi bekleyen değil, oyunu ele alarak üstünlük sağlamak isteyen bir düşünce yapısına büründü. Skorun 2-2'ye gelişinde Beşiktaş'ın bu hamlesi kadar Galatasaray'ın da santrforlarını çıkarıp orta sahacılarla oyunu tutma düşüncesi de bence etkiliydi. Çünkü Galatasaray belki iki-üç tane net kontratak fırsatı buldu ama topa sahip olma düşüncesini gerçekleştiremedi.



TAM BİR FİNAL MAÇI OLACAK
Maça baktığımızda, gerçekten oyunu 2-0'dan çevirecek bir Beşiktaş performansı beklemiyorduk açıkçası... Ama gol dediğimiz şey, anlara bağlı olduğundan oyunu bu pozisyona getirebildi Beşiktaş... Siyah-beyazlılarda oyunu çevirirken öne çıkan oyuncular, son 30 dakikadaki etkinliği ve oyunu zorlayışıyla Quaresma ve etkili koşular yapan Holosko idi. Cenk'in de özellikle ilk golde hatası olmasına karşın yaptığı üç kurtarış var ki, skorun burada kalmasını sağladı.
Ben yarışın son maça kalacağını tahmin etmiyordum ama şimdi artık büyük bir futbol heyecanıyla tam bir Süper Final maçı izleyeceğiz.

#Sayfa#

FATİH DOĞAN: İKİ YÜZLÜ KARTAL

Beşiktaş'ın İnönü Stadı'nda Fenerbahçe maçında sergilediği iyi futbol fikirleri değiştirmiş, Galatasaray karşısında da beklentilerin yüksek olmasına yol açmıştı. Siyah-beyazlı takım dün iki farklı yüzüyle çıktı karşımıza.
İkinci yarıda ne yaptığını bilmeyen bir takım görüntüsündeydi.
Adam paylaşımından top kontrolüne kadar her alanda şaşkın bir durumdaydılar. İlk golde korner atışında Melo'yu unutacak kadar verdikleri bu dalgın görüntü Almeida'nın ters kafasıyla kendi kalesine attığı gol ile adeta tavan yaptı. Ev sahibinin üzerindeki şampiyonluk stresi Beşiktaş'ı bu maçta daha avantajlı konuma geçirebilirdi. Ancak ilk yarıdaki bu bireysel hatalar sarı-kırmızılıların elini güçlendirdi.
İkinci yarı farklı bir Beşiktaş çıktı sahaya. Tayfur Havutçu'nun Holosko ve Mustafa'yı almasının da etkisiyle beklenen ve kalitesini yansıtan bir takım sahadaydı.



G.SARAY CENK'E TAKILDI
Seri paslaşmalar ve kanatlardan yapılan bindirmeler Beşiktaş'a sezon başından bu yana en iyi takım oyununun sahaya yansıttı. 2-0'ın etkisiyle geriye çekilen Galatasaray kontrataklarda bulduğu pozisyonlarda da Cenk'in kritik kurtarışlarına takıldı.
Quaresma, Mustafa ve Holosko oyunu rakip kaleye taşımadaki başarılarını son vuruşlarda da gösterseler oyunun seyrini önceden değiştirebilirlerdi. Ancak siyah-beyazlı takım, ikinci yarıdaki üst düzey futbolunun meyvesini maçın sonlarına doğru Ujfalusi'nin ayağından da olsa aldı.
Fenerbahçe'nin Trabzon'dan galip döndüğü bir ortamda Galatasaray için üç puanla bir puan arasında fark yok. Çünkü Fenerbahçe ile arasındaki ligden kalma yarım puan dezavantajını bu puanla giderdi. Kadıköy'den bir puanla bile şampiyonluk çıkarabiliyorlar. Beşiktaş da şampiyon adayları gibi Avrupa için göbeğini yine son maçta kesecek gözüküyor.

#Sayfa#

ONUR YILDIRIM: SIKINTI YOK!

Süper Final'de Fenerbahçe 5 maçta 4 galibiyet alıp 12 puan topladı.
Galatasaray 8 puan ancak toplamış, üstelik kendi sahasında galibiyeti yok!
Eğer Süper Final'de herkes eşit puanla başlasa Fenerbahçe Trabzon'da tur atacaktı.
Süper Final'in şampiyonu Fenerbahçe'dir!
Tartışmaya gerek yok, puan hesabı yapmak yeterli.
Haftalar önce "2 kupa geliyor" diye yazdığımda çok eleştirildim.
Şimdi Fenerbahçe kendi sahasında Galatasarayı yenerse şampiyon, Bursaspor'u mağlup ederse de kupayı alacak!
Dün gece Avni Aker'de yaşanan insanlık dramına rağmen Stoch'un kameralara "Sıkıntı yok!" demesi bu yüzden çok önemli.
Fenerbahçeli futbolcuların hepsi bu "sıkıntılı" sezonun 2 kupayla biteceğine inanmış.
Fenerbahçe travmaların ağa babalarını atlatmış ama bu travmayı Galatasaray nasıl atlatır hiç bilemiyorum.
Trabzonspor 1996 travmasını hala atlatamadı mesela...



ESKİ NUMARALAR BUNLAR
Sadri Şener'e atılan yumurtaların sebebi Fenerbahçe mağlubiyeti olmamalıydı.
Selçuk İnan, Umut Bulut ve Egemen Korkmazlı kadroyu dağıtırken taraftar uyanmalıydı. Düşmanı yarat ve tüm başarısızlığı o düşmana yık!
Seyircinin psikolojisiyle oynayarak başkanlık yapmak çok eski numara...

NASIL DA YUTMUŞUZ ZOKAYI!
Emre agresif... Emre küfürbaz.... Emre yalancı... Emre zenci düşmanı!
Zokora zenci! Zokora mağdur! Zokora dürüst! Zokora ırkçılığın hedefinde!
Nasıl da Zokora'ya inanmıştık oysa!
Zokora'nın dün gece Emre'nin bacak arasına yaralama kastıyla savurduğu tekme işte o yüzden hepimizin canını yaktı!
Fenerbahçe maçında barışıp sarmaş dolaş olmamış mıydı Zokara ve Emre?
Trabzon'da maç başlarken Emre elini uzattığında neden elini havada bıraktı peki?
Maç boyunca Zokara kendisi ile ilgisi olmayan tüm pozisyonları alevlendirmek için hemen olay yerinde neden bitiverdi?
Alanzinho ve Stoch itişirken Zokora, Collman ve Emre mücadelesinde yine Zokara...
Aferin sana görev adamı Zokora...
Nasıl da yutmuşuz zokayı!

kalan karakter 1000

BizeHeryer61 BizeHeryer61

Emre her maç benzerlerini yapıyor kartta görmüyor bu kadar haber olmadı.

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır6
cevapla 07.05.2012 22:55
metin metin

İskender Bey, Herhalde tüm delillere vakıfsınız ki fenerbahçenin suçlu olduğuna kesin karar vermişsiniz. Hukuk herkese göre farklı algılanıyor galiba

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır2
cevapla 07.05.2012 22:21
Kahraman Gündüz Kahraman Gündüz

Emre haklıymış!

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır1
cevapla 07.05.2012 22:09
mustafa tatar mustafa tatar

TÜRK FUTBOLUNUN İÇİNE EDEN YILDIRIM DEMİRÖREN FEDERASYON BAŞKANIYIM DERKEN HUKUK SKANDALINA İMZA ATMIŞ ETİK KURULU VARKEN İŞ KAMİLİN HAKEMLİĞİNEMİ KALMIŞ

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 07.05.2012 20:44
zokora zokora

Yazik ki, ulkemize sadece para kazanmak amacli gelmis ve futbolumuza hic bir sey katmayan bir siyah adam nedeni ile bu ulke, kendi evladinin yesil sahalarda nasil tekmelendigini, linc edilmeye calisildigini gordu dun aksam.. Zokora icin siyah demek mumkun zira irkini belli eder ama `INSAN` demek maalesef mumkun degil.. Ayrica uzulerek soylemeliyim ki, dun zokora`nin sahada yaptiklarini gorenler, zorla irkci da olabilir. Zaten dun Trabzon`da fenerbahceliler haric akilli hareket eden bir adam da yoktu.. Senol Gunes yaptigi demecler icin umarim uzgundur.. Basin aciklamasinda yasim 60 demisti Senol hoca.. Hocam artik birak, verebilecegin birsey kalmamistir artik Turk futboluna, git yorumcu ol bi televizyona FENERBAHCE`ME GELINCE, SAMPIYON OL , OLMA ONEMLI DEGIL BU SAATTEN SONRA AMA TEK BUYUK KIM HERKES BIR KEZ DAHA GORDU.. HEPINIZE YUREKTEN TESEKKURLER...

Aynı Görüşte misiniz?
evet7
hayır1
cevapla 07.05.2012 20:36

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sosyal Medya
  • Twitter’dan takip edin
  • Google + dan takip edin