5 günlük hava durumu
10 Temmuz 2012 Salı

Kurduğu tuzağa kendi düştü!

Define avcılarının izini Kandıra'da sürüyoruz. Kral mezarı var diye, iki oda dolusu altın var diye bir umut yapılan kazılar, ormanlık alanı köstebek yuvası gibi delik deşik etmiş

Kadınlar, kulaklarından küpeleri, parmaklarından yüzükleri, boyunlarından gerdanlıkları hiç çıkarmadı. Erkekler de yüzyıllardır altını bir yatırım aracı olarak kullandı. Paranın icadı da altını tahtından indiremedi. Ve gün geldi servetini korsanlara, hırsıza, soyguncuya kaptırmak istemeyenler altınlarını akla hayale gelmedik yerlere sakladı. Sonra ne mi oldu? Defineciler türedi. Ve definecileri sömüren, onların hastalık derecesindeki hırsından para kazanmak isteyen parazitler ortaya çıktı.

'YERİ GARANTİ 5 DEFİNE'
Parasını bu yolda kaybetmiş, ailesi dağılmış define avcılarını sömürmek için sahte haritacılar, plancılar, falcılar, muskacılar, remilciler, nakliyeciler vs. peydah oldu. Eline kazma kürek alan, tarih demeden, medeniyet demeden, her yeri talan etmeye başlayınca yasalar çıkarıldı. Bazı ülkeler defineciliği suç saydı, bazıları ise teşvik etti. İşte defineciliğin Türkiye'de görünen ve görünmeyen yüzü: Yemyeşil ormanın içinde aniden mantar gibi biten, gece hayvanlar için bubi tuzaklarına dönüşen tarih ve doğa talanına mutlaka tanıklık etmeliydim. Define âleminden Mahmut D. ile sözleştiğimiz saatte E-5 Kartal köprüsünde buluştum. Arabaya tereddütle yaklaşan ve kimliğinin asla deşifre edilmesini istemeyen Mahmut, bizi İstanbul'da Kartal ilçesini kuşbakışı gören bir yere götürdü. "Manzara nefis, insanın içi açılıyor. İyi de benim içim ne zaman açılacak? Şu an yerleri garanti, kesin içinde mal (define) olan 5 yer var. Ama çıkarmak için izin almalı. Bana izin al, istediğin yeri gezdireyim" diyordu. Mahmut. Zor bela ikna olunca Kandıra'nın yolunu tuttuk. Yolda, "Avcıyla definecinin palavrası çoktur, definecinin her anlattığına inanmayacaksın" diye nasihat ediyordu. Kaç tane köy tabelası geçtiğimizi hatırlamıyorum. Dediğine göre jandarmanın en büyük istihbarat aldığı kişiler çobanlarmış. Tesadüfen o sırada yanımızdan sürüsüyle geçen bir çoban arabaya dikkatli dikkatli bakmıştı. Kimsenin görmemesi için arabayı, ana yoldan içeriye çektik. Ellili yaşlarda olan Mahmut ağabey, define âlemindeki arkadaşlarına 'yamuk yapmak' istemiyordu. Nihayet yemyeşil ağaçların arasında yeni kazılmış bir toprak yığını önümüze çıktı. Önce benim boyumda bir çukura girdim. Bu çukur birkaç ay öncesinden kazılmış gibiydi. Mahmut D., "O çukuru köylüler kazmış. Ama bir şey bulamamışlar. Sadece babadan oğla, dedelerden köylüye aktarılan bir efsane" diyordu. Ne efsane ama kardeşim. Delik deşik etmişler toprağı. Gördüğümüz manzara karşısında şoför de ben de küçük dilimizi yutacak az kalsın. Kuyunun dibi görünmüyordu. Çok karanlıktı. Toprağı çıkarmak için çıkrık kurulmuştu. "Kaç metre kazmışlar burayı? Bu kuyuların hepsi (saydığım kadarıyla irili ufaklı tam 11 tane) bir defineyi bulmak için mi kazılmış?" diye sordum. "Burası tümülüsmüş" dedi. Tümülüs içinde kral, eşi ve çocuklarının yattığı mezarlık demek. Ama etrafta en ufak yerleşim emaresi yoktu.

MUMLA ARAMA

Köylü kazmış bulamamıştı, defineciler gelmiş bulamamıştı. Olan canım yeşile olmuştu. Önünde durduğum başka bir dipsiz kuyunun derinliği tam 17 metreydi. 11 kuyuyu, 9 kişilik bir ekip tam iki haftada kazmıştı. Kimsenin görmemesi için gece çalıştıklarını söyledi Mahmut. Gecenin ürkütücü karanlığında, kazdıkları yeri daha iyi görmek için kuyunun içine belli aralıklarla mum yakmışlardı. Yaklaşık 4 metrede bir mum vardı. Etrafı gezerken küçük bir tepenin dozerle kazıldığını gördüm. En az 40 metrekarelik, 4 metre derinliğinde bir çukur vardı. Burayı kazanlar da iki oda dolusu altını aramıştı. Birlikte çukura indik. Ağaç kökleri iki metre üstümde sallanıyordu. Ardından Mahmut D., bir ağaç dalı uzattı ve güç bela tırmanarak çukurdan kendimi dışarı attım. Artık akşam olmak üzereydi. "Kandıra'dan ayrılma vakti geldi" dedim. Ormanın kalbine hançer sokanların hiç korkusu yok. Kazılan yerden altın çıkacağını bilsem, hayatta gidip gece kazmam.

#Sayfa#

Artık 'profesyonel hobi'
Tarih sahnesinden silinmiş medeniyetlere ait bir eseri ya da hazineyi ortaya çıkarmanın verdiği o dayanılmaz heyecanı yaşamak ya da sadece kısa yoldan zengin olmak... Dünyanın bilinen en eski dört mesleğinden birisi olarak kabul edilen definecilik, amatör bir tutku olmaktan çıkıp tecrübe, donanım ve maddi güç gerektiren bir meslek halini aldı zamanla. 5 milyon kişilik gizli bir sektör haline gelen definecilikte doğru bilinen yanlışlar, definecilerin karargâhları ve geliştirdikleri işaret dili dahil birçok konuyu sizler için araştırdık. Tarih talanını, arkeologların itirafını, dedektörlerin dudak uçuklatan fiyatlarını ve 'kiralık dedektör' dönemini bu yazı dizisinde bula caksınız.

KURDUĞU DEFİNE TUZAĞINA KENDİ DÜŞTÜ
Konya'da, üç kardeşin en büyüğü, babalarının miras bıraktığı arsaya bir ev yapmak istiyordu. Diğer kardeşlerin saflığından yararlanan büyük kardeş, çok geçmeden tapuda arsayı üzerine geçirdi. Ancak yer yer kayalık olan arsanın temel kazısı, bir hayli masraflı olacaktı. Bir plan yaptı. Dedesinden kalan el yazması Kuran'ın arkasındaki boş sayfayı kopartarak oraya bir define haritası çizdi. Evi, arsadaki dört büyük ağacın tam ortasına yapacaktı. Çizdiği haritada köyün tarihi çeşmesine bitişik olan arsasını tarif edecek ve dört büyük ağacın arasında bir hazine olduğunu gösterecekti. Çizdiği haritayı köy kahvesine bıraktı. İki gün sonra arsaya geldiğinde, üç dört kişi gecenin soğuğunda ve harıl harıl haritada tarif edilen ağaçların arasını kazıyordu. Büyük kayalar tam istediği gibi parçalanmış ve arsanın kenarına istiflenmişti. Ancak ertesi gün arsaya giden büyük kardeş, sağa sola atılan kırık küpleri ve yerdeki tek bir altını görünce şok geçirdi. O gün 500 haneli köy, dört ağaç arasından çıkartılan küpler dolusu define haberiyle çalkalanıyordu.

YARIN
Ev fiyatına dedektörler...
Çubukla define aranır mı?

kalan karakter 460

tarık tarık

yok deve...

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır3
cevapla 10.07.2012 11:05
meçhul asker meçhul asker

sanki 150 yıl önceki amerika.

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır2
cevapla 10.07.2012 11:03

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yaşam Haberleri

Mutki'de silahlı kavga: 1 ölü
Halk pazarında pompalı dehşeti
Diyarbakır'da inşaat iskelesi devrildi
Metrobüs inşaatında platform çöktü
Eve giren yılan paniğe yol açtı
Sanat yönetmeni ölü bulundu
Yolcu otobüsü köprüden uçtu!
Ankara'da elektrik kesintisi
İstanbul'da çilenin adı "trafik"
Öldüren sıcaklar geliyor DİKKAT!
'En büyük hayalim bir pikap almak'
Yaşlı adamı karıncalar yedi
Köprü yolunda halay çektiler
Uçak şaha kalktı
Erkeklere özel ped
"Ayı beni yemeye karar vermişti"
Boynuna dolanan bez sonu oldu
Tarihi Galata Köprüsü trafiğe umut oldu
Kurtarma faciası: 3 ölü
Öldüğünü aylarca kimse fark etmedi
Yaraladığı eşini hastaneye bırakıp kaçtı
"Pes" dedirtecek görüntü
Vatandaşın geçim kaynağı oldu
Alanya'da yangın
Antalya'da maganda dehşeti
Metrobüs durağında izdiham
Bunu da yaptılar!
"Siz Atatürk müsünüz?"
Heyelan yolu kapattı
Duvardaki melek
Baygın bulunan kızda taciz şüphesi
150 kilo etle kayıplara karıştılar
Beylikdüzü'nde sahte içki operasyonu
FSM çilesi!
Hırsızdan ilginç bahane
Bol bol karpuz tüketin
Evinin önünde bıçaklanarak öldürüldü
Beykoz'da elektrik kesintisi
Salıncak öldürüyordu
Sel bir can daha aldı
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol