Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

'Kadından hekim olur mu?'

Sağlamken dünyaya açık oluyor insan: Haber peşinde koşmak, maçları seyretmek, sinemaya gitmek, eş dostla konuşmak, toplantılara katılmak gerekiyor. Hasta olmanın, benim için en iyi yanı ise içe dönmek ve okumaya daha fazla zaman ayırmak. O halde gelin metinler arasında küçük bir gezintiye çıkalım:

MUKATELE
MESELESİ... 'Toplumsal Tarih' dergisinin mart sayısında tarihçi Prof. Zafer Toprak'ın önemli bir makalesi yer alıyor. Bildiğiniz gibi Ermeni Soykırımı 'vardır' diyenlerin de, 'yoktur' diyenlerin de kullandığı ortak kaynaklardan biri, Ziya Gökalp ile ilgilidir.
İddiaya göre Ziya Gökalp, Divanı Harbi Örfi'de (Savaş Mahkemesi), Ermeni meselesiyle ilgili soruya, "Milletimize iftira etmeyin. Türkiye'de bir Ermeni katliamı değil, bir Türk-Ermeni mukatelesi ( karşılıklı katliam ) vardır. Bizi arkadan vurdular, biz de vurduk" demiştir.
Zafer Toprak, konuyu ele alan taraflarca kullanılan bu sahnenin gerçek olmadığını... 1942'de gazeteci Hakkı Süha Gezgin tarafından uydurulduğunu... Belgelere dayanarak gösteriyor. 17 Mayıs 1919'da mahkeme başkanının sorusuna Ziya Gökalp şu cevabı vermekle yetinmiş: "Aslı yoktur, böyle bir şey işitilmiş olabilir, eğer delilleri varsa göstersinler."
Hadi buyurun bakalım: Mesela, diaspora tarihçilerinden Vahakn Dadrian'ın soykırımın 'olduğunu'... Onun tam zıddı konumda yer alan Hikmet Özdemir'in ise 'olmadığını' ispatlamak için dayandıkları 'olay' bir uydurmacadan ibaretmiş!

KADIN
DOKTORLAR... 'Toplumsal Tarih'te bir de 'magazin' konusu var ki evlere şenlik. 1949'da İstanbul Tıp Fakültesi'nde okuyan kız öğrenciler ile Ankara Tıp'ta okuyan erkek öğrenciler, Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde profesörlerden oluşan bir jüri önünde tartışmış. Konu ne biliyor musunuz? Sıkı durun: 'Kadınlar hekim olmalı mı, olmamalı mı?' Ve işin gülünç yanı: Türkiye'de kadınlar, 1927'den beri hekim olarak hizmet vermelerine rağmen... İçinde ilk kadın profesör, patoloji uzmanı Kamile Mutlu'nun da yer aldığı jüri, ' olmamalıdır' tezini galip ilan etmiş! 'Demek ki erkekler fikirlerini daha iyi savunmuş' diyeceksiniz ama kadın doktorların 'varlığı' dahi yetmez mi?
Not: İçinde çok güzel makaleler yer alan 'Toplumsal Tarih' bizi hayal kırıklığına da uğrattı. Daha önce sözü verilen, " Osmanlı'nın Delileri " kitapçığı nerede?

'İLETİŞİM'
DÖKÜLÜYOR... Medyada çalışıyoruz ya... 'Kültür ve İletişim' dergisini de merakla okudum. Sonuç: Sayıları 30'u aşan iletişim fakülteleri 'kaynıyor'! Mezunlar iş bulamıyor, akademik kadrolar ise iletişim ile ' doğrudan' alakası olmayan hukukçularla, sosyologlarla, siyaset bilimcilerle dolu. Bu arada dönen küçüklü büyüklü dolaplar da cabası! Dergide Barış Kılıçbay'ın makalesi de ilgimi çekti. (Hayır, kıyak geçmiyorum, bizim pazar ekinde ve Aktüel'de yazan Prof. Mehmet Ali Kılıçbay'ın oğlu olduğunu yazıyı okuduktan sonra öğrendim.)
'Reality-show'ları ele alan Kılıçbay, özetle, "Özel hayata müdahaleden söz ediliyor ama asıl özel hayat ve mahremiyet; kamusal söylemi işgal ediyor" diyor.
Kılıçbay'ın tezine ben de katılıyorum ama bir çekice koyarak: Bir ara 'realityshow'larla yatıp kalkıyorduk... 'Biri Bizi Gözetliyor'lar, 'Gelinim Olur musun'lar... Hep onları konuştuk, tartıştık. Peki sonra ne oldu? Bitti. Tükettik ve sıkıldık!
O halde, bu konuları ele alırken, fazla genelleme yapmamakta, gelip geçici olduklarını daha baştan kabul etmekte yarar var.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA