YAZARLAR
EMRE AKÖZ
EMRE AKÖZ
Yazıyı Dinle
İletişim
Fax: 0212 354 36 19
SMS: EA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Fişlenmenize niye bu kadar şaşırıyorsunuz?
"Cesurbingöl"

Fişlenmenize niye bu kadar şaşırıyorsunuz?

Genelkurmay'ın fişlediği internet siteleri arasında, CHP sempatizanı olup, sürekli AKP'ye yüklenenler de var. Bu tip sitelerin yöneticileri, andıçlandıkları için pek şaşırmışlar.
Her fırsatta orduyu öven, "siyaseten devletçi" Koç Ailesi'nin dahi fişlenmiş olmasının yanında, internet sitelerinin lafı mı olur?
Ergenekoncuların suikast planlarını öğrenen Kemalist Aleviler de aynı şekilde derin bir şaşkınlık geçirmişlerdi.
Destekledikleri kurumun bünyesinde kendilerine karşı böyle şer planlarının yapılması olacak iş miydi?

***
Halbuki şaşıracak bir şey yok.
Askeri zihniyetin temel özelliklerinden biri, 'sürekli dostluk' diye bir anlayışı kabul etmemesidir.
Onun açısından ancak (geçici) ittifaklar ve (arıza çıkarabilecek) araçlar vardır.
Bu yaklaşımın olağan sonucu olarak askeri zihniyet sürekli derin kuşkular içindedir.
Mesela o sitelerin bir yöneticisi, "Ama biz CHP'liler geleneksel olarak zaten ordunun yanındayız" diyebilir.
Psikolojik operasyon uzmanı hemen geçmişten örnek verecektir: "Şimdi öyle ama Bülent Ecevit, CHP'ye başkan seçildiğinde parti/ordu koalisyonunu bozmuştu..."
Benzeri bir durum MHP'de de var: 1970'lerde Ülkücüler solcuların üstüne yürütüldü.
12 Eylül 1980 darbesi olunca, solcularla aynı cezaevini paylaşıp, aynı işkenceleri gören MHP yöneticilerinin ağzı yandı. Kullanıldıklarını anladılar.
Önce Alparslan Türkeş, ardından da Devlet Bahçeli, Ülkücüleri sokaktan çekerek, devletin kuklası olmaktan çıkarmaya çalıştı.
O araç ellerinden çıkınca Ergenekon şebekesi, Alperenler'e yöneldi. Operasyonlarında onları kullanmaya başladılar.
Bu durumu fark eden BBP Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, "Bizim tarlayı çok önceden sürmüşler" diye yakınıyordu.

***
Asker (ve istihbaratçı) mantığında, kuşkuyu sürekli kılan bir başka olgu da, o kadim tekniktir: Düşmanın, 'dostları' kullanarak 'içeri' sızması...
Yani ittifak kurulan kesim, farkında olmadan, düşmana yardımcı olabilir. O halde müttefikler ve kullanılanlar da fişlenmeli ve izlenmelidir.
Askerin siyasete bulaşmasının en kötü yanı, karşı tarafı geçilecek "rakip" değil, imha edilecek "düşman" olarak görmesidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Abdullah Öcalan'ı şeytanlaştırmanın bedeli ( 05.11.2009 )
Eylem Planları: Bir Soğuk Savaş alışkanlığı... ( 01.11.2009 )
Org. Başbuğ ve İran "büyük resmin" neresinde duruyor? ( 31.10.2009 )
Kurulalı 86 yıl oldu Cumhuriyet hâlâ baş aşağı durmakta ( 29.10.2009 )
Darbe planlarına yardımcı olan CHP'liler kim? ( 28.10.2009 )
Darbe belgesi hangi kesimin iştahını kabarttı? ( 27.10.2009 )
Daum, Rijkaard'a ders verdi ( 26.10.2009 )
Barış isteyenler, kızgın Türklere anlayış göstermeli ( 25.10.2009 )
Yine 'Eylem Planı': Bu kez hakiki mi yoksa komplo mu? ( 24.10.2009 )
Tamburalı mitralyözle Tayyip Erdoğan'a kim ateş etsin? ( 23.10.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol