YAZARLAR
EMRE AKÖZ
EMRE AKÖZ
Yazıyı Dinle
İletişim
Fax: 0212 354 36 19
SMS: EA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Yargıdaki kastlaşma nasıl çözülebilir?
Gericilerin protestosu

Yargıdaki kastlaşma nasıl çözülebilir?

Bir aksilik olmazsa yeni, demokratik anayasa tartışmaları ve önerileri yeniden gündeme gelecek. Bu bağlamda yüksek yargının da yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Peki, birkaç gündür burada ele aldığım "yargı tarafsızlığı" ve "yargı bağımsızlığı" meseleleri açısından baktığımızda... Yüksek yargı nasıl şekillenmeli?
Önce şunu apaçık belirteyim:
Yargı tabii ki bağımsız olmalı.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği; asker de, siyasetçi de, yargının işleyişine burnunu sokmamalı, ne karar vereceğini söylememeli. Bunu sağlamaya yönelik her türlü tedbir alınmalı.
Ancak bugün yüksek yargıyla ilgili şöyle bir sorunla karşı karşıyayız:
Yüksek yargıyı oluşturan kişilerin çoğunluğu, belli bir inanç ve siyasi/ideolojik görüş sahiplerinden oluşmuş durumda.
Bunu verdikleri kararlardan ve yaptıkları açıklamalardan anlıyoruz:
Eğer son derece tartışmalı bir kararda ya da açıklamada ilgili yüksek yargı organını oluşturan kişilerin çoğunluğunun, hatta (bazen) hepsinin imzası varsa... Bu durum apaçık bir kadrolaşmayı gösterir.
Yani yüksek yargı; neredeyse tek sesli, tek bakışlı, tek inançlı hale gelmiş durumda.
Bunun nedeni, kullanılan göreve getirme sistemi: "Sen beni seç, ben seni seçeyim" diye özetlenebilecek bu mekanizma yüzünden kadrolar belli zihniyette hukukçularla doluyor.
Tabii bu hukukçuların aldığı kararlar büyük tartışmalara yol açıyor. Ve dikkat ederseniz onlar da her tartışmada, "yargı bağımsız olmalı" diyorlar.
Bu savunma, "kararlarımıza boyun eğin, tartışmayın, protesto etmeyin" demenin ve aynı zamanda, yargıdaki kadrolaşmayı gizlemenin bir başka şekli.
"Kadrolaşma" diyorum ama olay daha da vahim: Bir "kastlaşma" var oralarda. (Kadrolar değişir ancak kast değişmez.)
O halde bu yapıyı dönüştürmek gerek.
Peki, yargı bağımsızlığına halel getirmeden ve partizanlık yapmadan bu kastlaşma nasıl çözülür?
Onun yolu belli. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi... Yüksek yargıyı oluşturan yargıç ve savcıların bir kısmı, farklı organlarca göreve getirilmeli.
Mesela Meclis ve barolar o koltuklara üyeler göndermeli. (Tabii belli niteliklere sahip olmak şartıyla...) Böyle bir yöntemle tek sesli, tek bakışlı, tek ideolojili yargının önü alınabilir.
Toplumun değişen duyarlılıkları yüksek yargıya da yansıyabilir

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Asker en çok kimden korkar? ( 16.01.2010 )
Başına buyruk olmanın kod adı: Yargı bağımsızlığı ( 15.01.2010 )
Yargıda tarafsızlık bağımsızlıktan daha önemli bir değerdir ( 14.01.2010 )
'Güçsüz Emniyet' isteği bu şartlarda ne anlama geliyor? ( 13.01.2010 )
Başbakan'ın gelgitlerini anlamak için bir rehber ( 12.01.2010 )
Aymazlık ile yalan arasında bir İlhan Selçuk ( 10.01.2010 )
Bu yaygarayı koparacakları 5 aydır belliydi ( 09.01.2010 )
Milliyetçilik: Atatürkçülükten dışlayıcı ırkçılığa ( 08.01.2010 )
100 yıl sonra yakalanan büyük fırsat ( 07.01.2010 )
Yüksek topukların üstünde Arapça göbek atan kadınlar ( 06.01.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol