- İletişim
- Fax: 0212 354 36 19
- SMS: EA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
- BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
- Hayırcı zihniyet: En ilkel türden 'cemaatçi bakış'
- İyimser Ricciardone
Hayırcı zihniyet: En ilkel türden 'cemaatçi bakış'
Referandum sürecinde "hayır" propagandası yapanların asıl sorunu Anayasa paketinin
içeriğiyle değil.
Onlar olaya,
en ilkel siyasal mantıkla bakıyor:
"Kim yaptı?"
"Yapanlar bizden mi? Değil... O halde içeriğe bakmak dahi gerekmez. Ret!"
Bana inanmıyor musunuz?
Madem öyle, şu cümleyi dikkatlice okuyun:
"Hayır diyeceğim çünkü AKP'nin demokrat olduğu varsayımına zerre kadar inanmıyorum."
O kafanın nasıl çalıştığını, bir gazetede yayınlanan bu cümlede apaçık görüyoruz:
Mala değil, satana bakıyor.
Ürüne değil, üretene bakıyor.
Burada taşlaşmış bir
"cemaatçi bakış" ile karşı karşıyayız: "Malı üreten ya da satan bizim cemaatten değilse, asla almam."
Önce AKP'nin demokrat olmadığını öne sürüyor... Buradan hareketle de AKP'nin önerdiği değişikliklerin, demokratikleşmeye yaramayacağına hükmediyor.
Halbuki oylanacak paketle AKP'nin demokratlık katsayısı arasında hiçbir ilişki bulunmuyor: Evet hazırlayan
siyasetçi ama metin
hukuk alanına ait.
Beş-on sene sonra bu değişiklikleri kimin yaptığını unutacağız. Ama büyük ihtimalle o maddeler Anayasa'da duracak.
***
Biz bunları tartışıyoruz ama
CHP ile
MHP yönetimlerinin başka hesapları var tabii... Onlar olaya "AKP demokrat mı, değil mi" gibi konuyla ilgisiz sorular üzerinden bakmıyor.
Eğer referandumda "hayır" çıkarsa,
Kemal Kılıçdaroğlu,
"Benim yarattığım rüzgârla oldu" diye böbürlenecek.
Devlet Bahçeli ise
"Açılım denilen ihanet politikası millete toslamıştır" diye bağıracak.
Ve aylarca susmayacaklar:
Çünkü asıl hedef, genel seçimler.
Bu iki parti genel seçimlere,
2002'den beri ilk kez bir oylamada AKP'yi yenilgiye uğratmanın moraliyle girmek istiyor.
Başka bir alandan örnek vereyim: Bir futbol takımı kötü oynasa da, zorlansa da maçları kazanmaktadır... Derken ilk mağlubiyet gelir...
Bir eşik aşılmıştır: İşler düzelene kadar takım, birkaç yenilgi ve beraberlik daha alır...
Tabii o arada rakipleri bayram eder!
CHP ile MHP aynı hayali kuruyor:
"AKP'yi bir kez mağlup edebilirsek, gerisi gelir: Onlar düşer, biz çıkarız."
Eğer referandum şimdi değil de, faraza
Eylül 2008'de yapılsaydı, CHP ile MHP bu kadar
iştahlı olmazdı.
Çünkü referandumdan çıkacak bir
"hayır"ı, sürenin uzunluğu yüzünden, genel seçime taşımak zor olurdu.
Halbuki
12 Eylül 2010 ile seçimin yapılacağı
Temmuz 2011 arasında
sadece 10 ay olacak.
Peki ya Evet çıkarsa?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın