Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

Sevgili(siz)ler günü

Ne zaman 14 Şubat gelse, içimde bir hüzün rüzgârı eser. Çünkü bütün dünya Sevgililer Gününü kutlarken, aklıma sevgilisi olmayan insanlar gelir.
Gençken böyle değildik. Sevgilisi olmayanları umursamazdık. Çünkü 14 Şubat kutlamaları nispeten yeniydi, hareketliydi, coşkuluydu.
Yıllar geçtikçe... Çevremizde sevgilisi olmayan gençlerin de bulunduğunu... Onların, 14 Şubat'ı bayram olarak değil, adeta bir matem günü olarak yaşamak zorunda kaldıklarını fark ettik.
Mesela tanıdığımız iki kız arkadaş... Sevgililer Günü'nde evlerinden çıkmıyor... Bütün gün yatakta uyuklayarak, depresif bir halde 14 Şubat'ın geçip gitmesine bekliyordu.
"Sevgilinle nereye gidiyorsunuz" veya "Sevgiline ne hediye aldın" gibi sorulara olumsuz cevaplar vermek... Ve bunun üzerine acıyan, hatta küçümseyen bakışlara maruz kalmak, kolayca tahammül edilecek bir durum değildi.
Ne yazık ki yapacak bir şey yok. Anneler Günü, Babalar Günü gibi Sevgililer Günü de ekonominin emrine girmiş durumda. Baksanıza, hediye olarak erkekler gömleğe razı gelirken, kızları tek taş yüzükten aşağısı kurtarmıyormuş.
Dertlerine derman olmasa da... Sevgilisi olmayan gençlerin, onları anladığımı bilmelerini isterim.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA