Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

Kazanacak da kaçla kazanacak?

Araştırma şirketlerinin Köşk seçimine ilişkin çalışmaları art arda yayınlanıyor. Bunlardan birinin sonuçları şöyle:
Erdoğan: Yüzde 39.9, İhsanoğlu: Yüzde 25.1, Demirtaş: Yüzde 6.9, Kararsız: Yüzde 12.9, Oy kullanmayacak: Yüzde 10.8, Cevap yok: Yüzde 4.4 Son üç kategoriye girenlerin oyları adaylara yansıtıldığında ise Erdoğan yüzde 55.5, İhsanoğlu: 34.9, Demirtaş: 9.6.
Halkın tercihi nasıl kullanacağını şimdiden bilemeyiz. Ancak farklı şirketlerin araştırmalarına birlikte baktığımızda... Tayyip Erdoğan'ın Köşk seçimini kazanacağını... Büyük ihtimalle de yarışın 10 Ağustos'ta biteceğini, ikinci ayağa gerek kalmayacağını görüyoruz.
Burada asıl mesele Çankaya'ya kimin çıkacağı değil. O zaten belli. Oy verenlerin sosyolojisine baktığınızda bile bunu görmek mümkün.
Türkiye'de tatile çıkan kesim içinde CHP'ye oy verenler çok daha fazla... 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde bu kesim, Cumhuriyet Mitingleri'nden aldığı şevkin de etkisiyle tatilden dönerek veya tatiline arar vererek sandık başına gitmiş ama hüsrana uğramıştı.
Üstelik bu kez Ekmel Bey gibi kendilerinden saymadıkları bir kişi için oy kullanacaklar... Hepsi olmasa da birçok tatilci CHP'li, İstanbul'a veya Ankara'ya oy vermek üzere dönmeyecektir. Bu da Erdoğan'a yarayacak.
Not: O kesimde ayrıca, "Nasıl olsa bir şey değişmiyor, ben kepenklerimi kapatıp kendi hayatıma bakayım" şeklinde hafiften bir "siyasi nihilizm" olduğunu da unutmayalım.
Burada asıl mesele, oy oranları... Erdoğan faraza yüzde 59 ile kazanırsa, kimse yanına yaklaşamaz! AK Parti hemen erken genel seçim ilan eder. Erdoğan'ın gücünü oya tahvil etmeye çalışır.

Parti-içi rekabet

Ama Erdoğan mesela yüzde 51 alırsa... İşte o durumun neler getireceğini şimdiden bilemeyiz. Genel seçimler erkene çekilebilir de, çekilmeyebilir de...
Ben tam bu noktada bir tahminde daha bulunayım: 2002'den bu yana 12 yıl geçti... AK Parti'nin hâlâ rakibi yok. Hani "tek rakibi kendisi" diye bir söz vardır; işte o durumda...
Buna karşılık, Erdoğan'ın partinin başından "resmen" ayrılacak olması... (Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanı olan milletvekilinin partisiyle olan tüm resmi ilişkileri bitiyor)... Gözleri parti-içi yarışa döndürüyor.
Erdoğan'ın yüzde 51 alması, "AK Parti oylarında, 30 Mart seçimlerine kıyasla, bir miktar daha düşüş oldu" diye yorumlanacaktır.
Ki bu da iç- yarışı kızıştırır.
Herkesin bildiği, bilmese dahi hissettiği bir gerçek var: Abdullah Gül'ün Başbakan olması, Erdoğan'ın büyük projesine uymaz. Yani önce pratikte, sonra da anayasal olarak Başkanlığa geçiş fikrine sekte vurur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Gül'e, "Arkadaşları toplayın da Bakanlar Kurulu toplantısını yarın Köşk'te yapalım" diyebilir mi? Demez. Çünkü Gül'ün o toplantıya tek başına geleceğini bilir.
İşte Çankaya ile Başbakan arasındaki ilişkilerin nasıl olacağından, partinin başına kimin geçeceğine... Çok sayıda konunun temel belirleyicisi, Erdoğan'ın alacağı oy oranı olacak. Yanlış düşünüyorsam; söyleyin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA