YAZARLAR
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
İnsanlar, ağaçlar ve kendini bilmek!
Altyazı
Sümmani Baba

İnsanlar, ağaçlar ve kendini bilmek!

Bir ağaç gibi köklerine bağlı olmak gerek.
Bir ağaç gibi çok güçlü ama en sert rüzgârlara dahi direnebilecek kadar esnek olmak gerek.
Bütün mevsimlerle bir ağaç gibi yüzleşmeyi; yağmura kara aldırmamayı, gün gelip kupkuru dallardan yemyeşil filizler vermeyi becermek gerek.
Hani uzunca beklemek, bekletilmek ve bekleye bekleye perişan olmak anlamında sokak dilinde " ağaç olmak " deniyor ya...
Oysa beklemek, direnmektir.
Beklemek, sevmektir.
Ve bu anlamda bile ağaca benzemek anlamlıdır.

***
Ama bir dakika!
İnsanız biz.
Gerektiğinde ve zaman zaman ağaç gibi olabiliriz fakat ağaç olamayız.
İspanyol yazar Juan Goytisolo'nun çevirmeni Neyire Gül Işık yazarla kimlik duygusu, coğrafya ve tarihin kimlik duygumuz üzerindeki rolü hakkında sohbet ederken...
" Köklerimiz önemli... Kökler meselesi çok çetin mesele" diyecek olmuş.
Sözünü kesmiş Goytisolo...
Ve " insan nihayetinde ağaç değildir; insan kalkar, yürür gider" demiş.

***
Evet, insan kalkar, yürür gider.
Öyle olur ki, köklerini koruması için bile gitmesi gerekir insanın.
Tarihini, coğrafyasını, kimlik duygusunu koruması için...
Onurunu koruması için...
Hatta bazen çok sıradan, çok gündelik gözüken bir biçimde...
Sevmek ve sevilmek için...
" Yer "ini terk etmesi; alıp başını oradan gitmesi gerekir bazen.
Aslına bakılırsa eğer toprağı, suyu, havası insanın kendi içinde değilse...
Vay haline!

***
O yüzden işte...
" Bilmek " eşsiz bir meziyettir.
Ne zaman duracağını, ne zaman gideceğini bilmek...
Ne zaman ağaç gibi, ne zaman daldaki kuş gibi davranacağını bilmek...
Rüzgâr zorlasa bile ayakta kalabilmeyi...
Zamanı gelince rüzgârı beklemeden çekip gidebilmeyi bilmek...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Recep İvedik'e gülmek ayıp mı? ( 05.03.2009 )
İş... Hırs... Mevki... Felaket! ( 04.03.2009 )
Sabaha karşı Sümmani Baba'yla... ( 02.03.2009 )
Sağ kurtulanlar... Unutmak... Unutamamak ( 28.02.2009 )
İş dediğimiz haset, kıyamet! ( 27.02.2009 )
Nev çalıp söylüyorsa, orada bulunmalı! ( 26.02.2009 )
'Dünyayı güzelleştirmekle yükümlüyüz' ( 25.02.2009 )
"Milli mesele"miz olarak din ( 23.02.2009 )
Pazar notları ( 22.02.2009 )
Kalamış İskelesi'ne rujla yazılmış şiir ( 21.02.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol