5 günlük hava durumu
19 Şubat 2010 Cuma
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
"İçimizdeki çocuk" diye diye...
Chopin aramızda, yeniden!

"İçimizdeki çocuk" diye diye...

Dün sabah yazımı okuyan bir arkadaşım sıcağı sıcağına arayıp sordu: "Ne yani? Yetişkinlik çok mu güzel bir şey de ondan kaçmayalım? Biraz çocuksuluğun ne zararı var?"
Yok, dedim. Biraz çocuksuluğun ne zararı olsun!
Ama çocuksulaştığın her seferde kendini gerçekten çocuk sanmamak şartıyla!
Çocuksulaşıp şımardığın her seferinde çevrendekilerin özgürlüklerinden çalıp onlara kendi sorumluluklarını yüklediğini bilmek şartıyla!
Çünkü yetişkin yaştaki insanların çocuksu hal ve tavırlarına yakından bakınca göreceksiniz! O sevimli yüzün hemen altında koyu bir bencillik veya mızmız bir benmerkezcilik vardır.

***
Yetişkinlik güzel mi? Çekici mi?
Çocuksan, evet!
Çocuk büyük olmak ister. Yetişkinler tarafından ezilme, küçümsenme ve yönetilme döneminin bitmesini ister. Yani her çocuk bir an önce yetişkin olmak ister.
Ama bu soruyu yetişkin birisine sorarsanız, o da size "keşke çocuk olsaydım" der.
Çünkü Fransız romancı ve düşünür Pascal Bruckner'in tanımladığı haliyle yetişkin olmak biraz da "dünyayı yenmeyi arzulayıp durmak yerine arzularını yenmeyi öğrenmektir."
Gerçek yetişkinlik özgürlüğün sınırları inkâr ederek değil, bilerek geleceğini kavramaktır.
Yani zordur, çok zordur!
Fakat yok işte! Hayatla hesaplaşarak olgunlaşmanın, bilgiyle zenginleşerek gelişmenin ve kendini fark edip keşfederek bilgeliğe yol almanın da başka yolu yok!

***
Doğan Cüceloğlu "İçimizdeki Çocuk" lafıyla kanımıza girdiğinde 90'ların başlarındaydık..
Başlangıçta iyiydi, hoştu.
Ama sonra...
"Aman içimizdeki çocuğa iyi bakalım, besleyelim, öldürmeyelim!" diye diye... "İçimizdeki yetişkin" serpilip büyüyemeden öldü gitti galiba.
Bakıyorum da...
Ortalık çocuksu bireyler ve sosyopatlarla kaynıyor.
Temelde çok kırılgan ama görünürde şımarık çocuksular bir yanda...
Berbat biçimde yalancı ve sorumsuz sosyopatlar bir yanda...
Peki yetişkinler nerede bu toplumda?
Bu masalların, bu şımarık oyunculukların, bu her daim kendisine "el bebek gül bebek" muamelesi bekleyen eşek kadar adamların, kadınların yükünü kim çekiyor?
Vallahi yetişkinlik güzel değil!
Çünkü bu yükü çekmek hiç kolay değil!

Yazarın tüm yazılarını Facebook ve Google + sayfalarından takip etmek için tıklayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Ne bu şımarıklık, bu çocuksuluk? ( 18.02.2010 )
Şok olmak için çok geç! ( 17.02.2010 )
Böyle tavsiyeler Diyanet'in görevidir! ( 15.02.2010 )
Pazar notları: Söz acıtır, iyileştireni azdır! ( 14.02.2010 )
Kadınlar bize ne anlatmak istiyor? ( 13.02.2010 )
Okyanus mu? Ben Atlantik'in sinemasını bilirim! ( 12.02.2010 )
Çocuğa hüznü yakıştırmayan hüzünlü çocuklar ülkesi! ( 10.02.2010 )
Yaşayan Kütüphane! ( 08.02.2010 )
Pazar notları: Lider ve takipçisi... ( 07.02.2010 )
Kalpsiz kalpler ( 06.02.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol