YAZARLAR
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Kendimle barışık mıyım?
Peygamber'i nasıl anlatmalıyız?

Kendimle barışık mıyım?

Unutmuştum bu lafı...
"Kendisiyle barışık olmak" deyiminden söz ediyorum.
Üç, dört yıl öncesine kadar pek gözdeydi.
Çok huzursuz ve huysuz tiplerin başkalarının yanındayken "kendileriyle barışık" bir hava takındıklarına tanık olur, çok gülerdim.
Tabii hâlâ kimi gazete söyleşilerinde rastlıyorum. "Kendisiyle barışık biri misiniz?" diye soruyorlar.
Ata Demirer'e de sormuşlardı. İnce bir alayla şöyle cevapladığını hatırlıyorum: "Nasıl olayım, belki biraz daha zayıf olsaydım..."
Bugünlerde hiperaktiflikler, şık huzursuzluklar, "yaratıcı nevrozlar" daha çok dikkat çekiyor. Moda bu şimdi! O yüzden de "kendisiyle barışık olmak" deyimi ortalıklarda pek görünmüyor.
***

Ataol Behramoğlu
hatırlattı...
Hani "büyük yaşamak" ve "aşk iki kişiliktir" meselelerinde Hıncal Abi'yle anlaşamamıştık.
Ataol Behramoğlu işte bu tartışmadan kalkarak Cumhuriyet'te çıkan (ve Hıncal Abi'nin de geçenlerde köşesine konuk ettiği) yazısında "Haşmet bana kalırsa kendiyle daha az barışık" diyordu...
Hıncal Abi'ye "her akşam bir konsere, filme, gösteriye gitmenin neresi büyük yaşamak, bu olsa olsa iyi yaşamaktır" demek nasıl oluyor da insanın kendisiyle barışını bozuyor, onu bilmiyorum.
"Hayır, aşk tek kişilik bir hikâyedir; aşk ilişkisi başka şey" demek neden "hırçın duygusallık" olsun, onu da bilmiyorum.
Emin değilim ya, Ataol biliyordur belki!
***

Derdim işin o yanı değil!
Derdim, bu deyimin giderek negatif bir tutumun üzerine atılmış cila olduğunu düşünmeye başlamam...
Şu dünyadan ve dünya içinde kendi hallerinden tedirgin insanlar itilip kakılıyor.
Biraz dertli, biraz sıkıntılı biri hemen dışlanıyor. Neden? Çünkü kendisiyle barışık değilmiş!
Onların karşısında ise daha "kendi"sinin ne olduğunu bilmeyen ama "kendisiyle barışık" olduğuna inanılan tipler var.
Sonuç? Bir yığın bencil, narsisist, sosyopat adam Dalay Lama havalarında caka satıyor! Nerdeyse bir imaj çalışması bu!
Manzaraya gülsen bir türlü, gülmesen başka türlü!
Peki bu deyimin benim sevdiğim ve değer verdiğim bir anlamı yok mu? Var.
Gerçekten "kendisiyle barışık" olmak, kendini fazla ciddiye almamak ve yalnızlıktan korkmamaktır!
Bilmem anlatabildim mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Gitmek... Yol... Dönmek ( 08.04.2010 )
Başkasının hayatı bir arabadan değerli değil! ( 07.04.2010 )
Şükür ki, o gençler hâlâ varlar ve çoklar! ( 05.04.2010 )
Pazar notları: Demirel, onu unuttuğumuzu bilmiyor! ( 04.04.2010 )
Yoldayım... ( 03.04.2010 )
Reenkarnasyoncuların Mısır sevgisi! ( 02.04.2010 )
Hep daha fazlası!.. İyi de, ne için? ( 01.04.2010 )
Tuğba Erbil'in gözlükleri, Şahan'ın arabaları derken... ( 31.03.2010 )
Sığacık'ta bir pazar günü! ( 29.03.2010 )
Pazar notları: Hastanenin mahkûmları! ( 28.03.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol