Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
- İletişim
- SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
- BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
- Balkondaki ünlüler ve biz
- Altyazı
- Ayna
Balkondaki ünlüler ve biz
Ünlüler çok sevildiklerini, çok beğenildiklerini düşünürler.
Tehlikeli bir ruh halidir bu!
Bir anda hezeyana dönüşüverir.
Biraz gülümseseler her yanda güller açacağına; biraz ağlasalar herkesin üzüntüden kahrolacağına inanırlar!
Kanlı canlı sevilmek ile hayran olunmanın bambaşka şeyler olduğunu ünlülere anlatmak zordur.
Oysa...
Sevgi kırılıp dağılır veya solar.
Ama
hayranlık farklıdır. Hayranlık iki ucu keskin bıçak gibidir.
Bir ucu gündelik hayatlarımıza çıkar: Aşkın kılavuzudur!
Öteki ucu alttan alta düşmanlık duygusunu kışkırtır!
Ünlülerin en zor aştıkları hayal kırıklığı tam bu noktadır işte!
Kendilerine beslenen
hayranlık duygusunun altında saklanan alaycı ve kıyıcı ilgiyle yüzleşme noktası...
Ünlülük sanıldığı gibi her zaman
"kolay bir oyun" değildir. Bazen sevgi maskesi takmış ilgi ve elbette yüklüce para karşılığında toplumun
"kurbanlık koyunu" olmak gibidir!
* * *
Kaç gündür
Şahan Gökbakar'la ilgili medyada çıkan yorumları takip ediyorum.
Kullandığımız dil ne kadar iğneleyici! (Buna benim bir iki değinmem de dahil!)
Kimsenin şişmanlığıyla dalga geçmeyi aklına getirmemiş
"ince" insanlar bile...
Şahan'ın balkon görüntülerini
şişmanlığa vurgu yaparak yorumlamaktan özel bir haz alıyorlar!
Herkes öylesine
atak bir eleştirellik ve ölçüsüz alaycılık içinde yaklaşıyor ki, şaşırıyorum.
Peki, sokaktaki insan çok mu farklı?
Hani Recep İvedik filmlerinde salonları dolduranlar...
Balkondaki Şahan'a Recep İvedik muamelesi çekenlerin başında onlar gelmiyor mu sanki!
Ya fırsat bu fırsat,
"Berrak Tüzünataç'ın zaten oyuncu değil, bir balon olduğu" tezlerinin ortaya dökülüşüne ne demeli!
Aşağı doğru sarkan gür saçlar ve sigara tutan parmakların görüntüsü meğer ne kışkırtıcıymış!
* * *
Şu
magazin endüstrisi denilen şey olmasaydı...
Ünlülerle ünsüzler arasındaki çizgi bu kadar belirgin çizilmeseydi hani...
Kim bizim yerimize rezil olacak, kim bizim yerimize "uygunsuz" yakalanacaktı?
Hovardalık arzularımızı, zenginlik ve serserilik arzularımızı, teşhircilik dürtülerimizi kimlerin üzerinden tatmin edip
"boşalma" imkânı bulacaktık?
Modern insanı düşünün...
Durup hiçbir derin mevzuya odaklanamayan...
Dini sadece örf ve adet olarak kavramış...
Çalışmayı kölelik olarak kabullenmiş...
Sanata eğlencelik olarak bakmakta ısrarlı...
Bu insanın
dinamiğini bir türlü kavrayamadığı can sıkıntısını azaltabilmek için magazinden başka neyi var?
Belki acıklı ama gerçek bu!
Neyse...
Adım gibi eminim ki...
Yeni Recep İvedik'e balkonda öpüşme sahnesi koyacak Şahan!
Herkes çok gülecek!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın