YAZARLAR
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Sanatla aramızda ne var?
Ayna

Sanatla aramızda ne var?

Daha iki ay öncesi... Viyana Modern Sanat Müzesi'ni (Mumok) geziyorum.
(İki adım ötedeki Leopold Museum'da daha fazla vakit geçirmek varken, koleksiyonu pek zayıf bu müzede olmak pek akıl kârı değildi ya, neyse!)
Dikkatimi çekiyor... Her salonun bir köşesinde 13-14 yaşlarında çocuklar toplanmışlar. Öğretmenleri anlatıyor, onlar merakla dinleyip soruyorlar.
Mesela üzerinde sadece kırmızı bir leke bulunan ve "İnsanlık" adı verilmiş dev tuvale bakıp, "bu kan lekesi mi?" diye soruyorlar.
Bir başka salonda Andy Warhol'un bir tablosunun önünde başka bir öğrenci grubu. Onlar da pek bir kımıl kımıl! Belki de "fotoğrafları büyütüp, çoğaltıp, hafifçe flulaştırarak basmanın neresi yaratıcılık?" diye soruyorlardır, bilmiyorum.
O arada iki erkek öğrencinin izin isteyip son gördüğüm gruptan hızla ayrıldığını fark ediyorum.
"Adım gibi eminim" diyorum içimden; "şu çocuklar Türk'tür!"
Nitekim, çocuklardan biri merdivenlerden üçer beşer atlayarak inerken "Oh, dünya varmış be!" diyor. Sonra hızla dedikodu yapmaya başlıyorlar.
***

Dün Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası bir konferansta Türkiye'de kültür ve sanat etkinliklerine katılımın problemleri tartışılmış.
Haberi okuyunca tanık olduğum bu sahne aklıma geldi.
Belki de meseleyi daha geniş ve temelinden ele almak gerekiyor!
Neden?
Çünkü "bizim insanlarımız" hani her yerinden sanat fışkıran şehirlerde bile rafine kültüre karşı meraksız, kayıtsız ve gönülsüz kalıyor.
Pek sık yaptığımız gibi...
"Biz buyuz!" deyip bizzat kendimizi "seçkinci" bir küçümsemenin öznesi haline getirerek konuyu geçiştirelim mi? Hayır!
O pek meşhur "eğitim şart" lafını edip hiçbir eğitimin bu kayıtsızlığımıza çare olamadığı gerçeğine gözümüzü kapatalım mı?
Oysa her şey bir yana "merak" diye, "heyecan" diye bir şey var. Ve yetişkinleri geçtim ama çocukların sanata dair merakını ne "eğitimsizlik", ne de bugün moda lafıyla "toplumsal genler" engelleyebilir!
Bu olsa olsa anormal bir sürecin sonucudur.
***

Ne yaptık biz?
Yüzlerce yıllık kültürel damarlarla ilintimizi kopardık! Ve yerine de hiçbir şey koyamadık!
Gerçek bu kadar yalın!
Bir tarafta köylüyü Yunus Emre'den kopartıp Schiller'e bağlama hayali kuranlar vardı. Bu zorlamaya reaksiyon sessiz oldu belki ama derin ve kalıcıydı.
Öte tarafta da kendini ebru sanatına hayran kalmaya zorlayan "muhafazakârlar" saf tutmuştu. Torunların "dedem suyla oynuyor" şamatasını aşmak bile mümkün olamadı.
Artık kaçış yok! Önce takkemizi önümüze koyup hakikatle yüzleşeceğiz.
İnsanın "iç sıkıntısı"na çare olduğunda anlam kazanır sanat.
Oysa bizim içimizi sıkıyor!
Şunu da bilelim ki...
"Yetenek sizsiniz" yarışmasında gerçekten yetenek sergilendiğini sanan popüler kültüre teslim olmuş aileler ve sanata dair algısı bölük pörçük eğitimcilerle bu meseleyi hale yola koymak zor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Böyle değişmez hayatlarımız! ( 14.12.2011 )
Sevecekmiş gibi yaparak durmadan döven devlet! ( 12.12.2011 )
Pazar notları: Tutku simyacıdır! ( 11.12.2011 )
Dedelerimizin insanları ve bizim ıssızlığımız ( 10.12.2011 )
Neo Nazi eylemleri, derin Avrupa ve bizim medya! ( 09.12.2011 )
Kerbela... ( 08.12.2011 )
Baskı altında ( 08.12.2011 )
AK Parti ve statüko ( 05.12.2011 )
Pazar notları: En derin yaramız! ( 04.12.2011 )
Evler ve küçük şeyler! ( 03.12.2011 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol