YAZARLAR
MEHMET BARLAS
MEHMET BARLAS
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: MB yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BAŞYAZI

BDP de DTP gibi CHP-MHP çizgisine girmez inşallah...

Kapatılan DTP'nin yerine kurulan BDP'nin (Barış ve Demokrasi Partisi) ambleminde meşe ağacı varmış.
Hatırlanacağı gibi DTP'nin ambleminde de gül vardı.
Bu durum Türkiye'deki siyasetçilerin batıl inançlara saplanmadıklarının kanıtıdır.
Çünkü amblemlerinde hayvan, çiçek, ağaç gibi objeler bulunan siyasi partiler sonunda yok oluyor. Nice atların, arıların, güllerin partileri yaşatmaya yetmediklerini görmedik mi?
Bu öyküyü daha önce de bir kez anlatmıştım.
Asya steplerinden Anadolu'ya at sırtında ilk gelen atalarımız, Ege kıyısında birtakım adamların denize ip sallandırıp sabırla beklediklerine tanık olmuşlar.
Bunlar Anadolu Rumlarıymış.
Ne yaptıkları sorulunca "Oltalarımızı attık, balık tutuyoruz" diye cevap vermişler.
Sonra da tuttukları balıkları atalarımıza gösterip "Bu lagos, bu orfoz, bu fangri, bu sinarit" diyerek isimlerini de sıralamışlar.
Asya steplerinden gelen atalarımız yine atlarına atlamışlar ve bu defa Karadeniz kıyısına gitmişler.

Lagos, orfoz, kılıç, kalkan

Karınları acıkınca da Rumlardan öğrendiklerini yapmışlar. Kargılarını denize sallandırıp, balık tutmuşlar.
İlk tuttukları balığa "Kılıç", ikincisine de "Kalkan" demişler.
Evet... Lagosa, orfoza, sinarite karşı kılıç ve kalkan...
Kürt seçmenleri temsil etmesi amaçlanan partileri kuranlar da amblemlerine gül veya meşe gibi çiçek ve ağaç resimleri koyacaklarına ok, yay, top, tüfek gibi silahlardan birini koysalardı, belki siyasi partilerin makus talihini değiştirirlerdi.
"Altı ok"un ne kadar dayanıklı olduğunu gördük hepimiz.
BDP'nin meşesi "Dayanıklı" olmayı temsil ediyormuş.
Keşke meşe yerine "Testere"yi simge olarak benimseselerdi.
Bütün bu değerlendirmelerin ötesinde, DTP'li milletvekillerinin milletin sinesine dönmek yerine TBMM'nin sinesinde bu defa BDP'li olarak kalmayı tercih etmeleri tabii ki hepimizi mutlu etti.
Demek ki kamuoyunun genel eğilimi, bu kadro üzerinde Abdullah Öcalan'ın yönergelerinden daha fazla etkili olabiliyormuş.

Nerede kalmıştık?

Ahmet Türk'ün dünkü açıklamasındaki şu sözleri bunun kanıtı değil mi?
- Bütün sivil toplum örgütlerimiz halkımız bu zemini terk etmemizi istemediler. Aydınlar bu süreçte Meclis'te olmamızın daha iyi olacağını belirttiler. Halkımız parlamentoda kalmamızı istedi. İstifa kararlarını gözden geçirdik, halkların özgürlüğü için Meclis'te olmaya karar verdik.
Bir canı bile kaybetmememiz bir partinin bile kapatılmasından daha önemlidir. Gelin canları kaybetmeyelim. Hep birlikte halklarımızı kucaklaştıralım.
Eski DTP'li yeni BDP'li milletvekillerinin yapacakları ilk toplantının ana gündem maddesinin "Nerede kalmıştık" sorusuna cevap aramak olması gerektiğini hatırlatmalıyız.
Çünkü geçmişte kapatılan partilerin ve liderlerinin ilk sözleri de hep "Nerede kalmıştık" şeklinde olmuştu.
Ama onlar kendi hatalarının ve uzlaşmasızlıklarının sonucu olarak Türk demokrasisinin ve partilerinin uğradığı felaketteki sorumluluklarını değerlendirmek ve özeleştiri yapmak yerine, topluma "Siyaset" diye sundukları "Kavga"ya kaldığı yerden devam etmişlerdi.
Böylece Türkiye'nin kayıp yıllarına yenileri eklenmişti.
Ümidimiz o ki, eski DTP'li yeni BDP'li milletvekilleri de farklı davranırlar.
"Kürt Açılımı"nı engellemekle kendilerini görevli olarak gören Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli üzerlerine düşen görevi zaten yaparlarken, BDP'liler de DTP'liyken yaptıkları gibi CHP'nin ve MHP'nin çizgisine girmezler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Bazı temel ilkeler teorik görünseler de gerçektirler ( 18.12.2009 )
Erdoğan'dan imkânsızı gerçekleştirmesi beklenmiyor ki ( 17.12.2009 )
Çocuklarımıza hangi filmi izletmeliyiz?.. ( 16.12.2009 )
Yargı kararı yasal olabilir ama hukuki olmayabilir ( 15.12.2009 )
Değişimin çapını metreyle mi yoksa "Byte"la mı ölçmeliyiz? ( 14.12.2009 )
Yabancılar bizi anlayamaz çünkü biz bize benzeriz ( 13.12.2009 )
Başarı gibi başarısızlık da iktidardan sorulur ( 12.12.2009 )
Misyoner dedeyi yiyenler mi yoksa o dede mi yamyamdı? ( 11.12.2009 )
Bu kadar derin kuşkuyla siyaset nasıl sağlıklı olabilir? ( 10.12.2009 )
Bazen akıl ve mantık devre dışı kalabilir... ( 09.12.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol