YAZARLAR
MEHMET BARLAS
MEHMET BARLAS
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: MB yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BAŞYAZI

Öldürülen dostlar listesinden iki isim

Tanıdığınız, dost olduğunuz, sevdiğiniz insanların öldürülmelerine alışkın mısınız?
"Ölmek"ten değil "Öldürülmek"ten söz ediyorum.
Sabah'ta arkadaşımız Nazif Karaman'ın "Üzeyir Garih cinayeti dosyası yeniden açılıyor"içerikli haberini okurken, Üzeyir Garih'in de öldürülen dostlardan biri olduğunu düşündüm.
Bilgisini ve sevgisini paylaşabilen bir insandı.
Bir kâğıda iki eliyle aynı anda bir resim çizerdi her rastladığımda.
Ya da güncel sorunları konuştuktan sonra, cümlesini Rumca "Tipota" diyerek, noktalardı.
Tipota "hiçbir şey" anlamına gelir Yunan dilinde...
"Ya her şey ya da hiçbir şey" diye çok bilinen bir Yunan şarkısı vardır.

Ya her şey ya da hiçbir şey
Nakaratı da şöyledir:
"Sev beni, öp beni ya da nefret et benden
Seninle ya her şey, ya da hiçbir şey
"
Bu bizim hayatımız neticede...
Özal öldü mü öldürüldü mü?
Muhsin Yazıcıoğlu öldü mü öldürüldü mü?
İsterseniz daha geriye, tanımadığımız ama bildiğimiz isimlere dönelim.
Fatih öldü mü öldürüldü mü?
Abdülaziz öldü mü öldürüldü mü?

Abdi İpekçi'den anılar
Mesela kesin olarak biliyoruz ki Abdi İpekçi öldürüldü...
Beraber yaptığımız mesleki yolculukları, Brüksel'deki, Washington'daki, Philadelphia'daki koşuşmalarla ve kahkahalarla dolu günleri, geceleri hatırlıyorum.
Yiğit Okur'un son kitabı "TIR Kamyonları"nı (Can Yayınları) okurken, Abdi İpekçi ile karşılaştım yine.
Galatasaray Lisesi'nin aralarında Abdi İpekçi'nin de bulunduğu son sınıf öğrencilerinden birkaç arkadaş, Atlas Sineması'ndaki Gary Cooper filmine gitmeye karar verirler. Ama 14.00 matinesine yetişmeleri mümkün değildir.
Bunun üzerine Abdi İpekçi Atlas Sineması müdüriyetine telefon eder.
- Burası İstanbul Vilayeti özel kalemi... Sayın Cumhurbaşkanı İnönü sinemanıza gelecekler. O gelmeden filmi başlatmayın, der.

İnönü nerede?
Bu telefondan sonra Abdi ipekçi ve arkadaşları gecikme korkusu olmadan sinemaya giderler.
Sinemanın sahipleri Osman ve İsmail İpekçi kapıda Cumhurbaşkanı'nı beklemektedirler.
Film başlamayınca seyirciler tempo tutup, ıslıklar çalarlar.
İpekçiler Vilayet'i arayıp "Sayın Cumhurbaşkanı sinemamıza ne zaman gelecek" diye sorunca da İnönü'nün Ankara'ya gittiğini öğrenirler.
Evet... Bu bizim hayatımız.
Tanıdığımız, sevdiğimiz, dost olduğumuz insanlardan öldürülenler de var...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Sanal gerçekleri üretenlerin işleri zorlaşıyor... ( 23.01.2012 )
Orta Asya'dan değil Afrika'dan gelmişiz ( 22.01.2012 )
Siyasal bilincimizde akıl çağının başlama dönemi... ( 21.01.2012 )
Derin devlet yetmeyince derin yargı mı devreye girdi? ( 20.01.2012 )
Gerçek ana muhalefet CHP değil de BDP midir? ( 19.01.2012 )
Başarının ve gücün bedeli sorumluluktur ( 18.01.2012 )
İnsanlara onlar ölmeden önce de teşekkür edebiliriz... ( 17.01.2012 )
Kıbrıs'ı da Kwai Köprüsü'ne benzetmedik mi? ( 16.01.2012 )
Yorumcular olmasaydı şarkılara kim hayat verebilirdi ( 15.01.2012 )
Nasihatlerimiz Başbakan Erdoğan'ı neden etkilemiyor? ( 14.01.2012 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol