Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
- İletişim
- SMS: VB yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
Bin yıllık kardeşlik
Futbol bahane edilerek Diyarbakır-Bursa maçında çıkartılan olayları tahlil etmeden önceden şehrin Diyarbakırspor'a bakışını ortaya koymak ve olayları "Bursaspor'a öfke" ile açıklama kolaycılığına kaçmamak gerek. Zaten bu bakış açısı doğru olsaydı maç öncesi İstiklal Marşı'na yönelik protesto yaşanmazdı. Daha önce burada mülki amirlik yapmış bir dostumun ifadesine göre,
"Şehirde Diyarbakırspor devletin takımı olarak görülür. Sıcak bakılmaz. Alternatif olarak da Diyarbakır Belediyespor gösterilir ve onun başarısı için çalışılır."
Kim tarafından? Malum bölücü örgüt sempatizanlarınca...
Askeri ve sivil tüm istihbaratı uhdesinde toplayan ve kesin bilgilere dayanan eski vali dostumun ortaya koyduğu tespitteki büyük fotoğrafa göre; Türkiye'de iyi niyetli herkesin yıllardır "Bin yıllık kardeşlik" duyguları ile destek verdiği ve en üst ligde bulunması için gayret ettiği emek ve hassasiyete Diyarbakır'da sekte vuruldu. Eksik önlemlerle devletin takımına karşı olan grubun ekmeğine yağ sürüldü. Son olay için
"Diyarbakır Belediyesi'nin Diyarbakırspor'a bir karşı darbesi midir?' demekten kendimizi alamıyoruz.
Elbette bu yanlışın asıl muhatabı; önce şehre giren kafileyi, sonra sahada futbolcuları ve hakemleri taşlayan taraftar görünüşlü futbol teröristleridir. Onlar aynı zamanda "Devletin takımı Diyarbakırspor'a da karşıdırlar."
Yaşanan olaylarda tedbirlerin yetersizliği ve ciddi eksiklikler mevcut. Haftalar önce bilinen gerçekler ve böylesi hassasiyete rağmen, Diyarbakır İl Spor Güvenlik Kurulu ve Futbol Federasyonu maalesef krizi yönetemeyen iki kurum olarak ortada. İl Spor Güvenlik Kurulu'nun "Misafir seyirci gelmesin" dışında bir önlemi gözlenmiyor. Kurul, bununla yetinmeyip şu önlemleri de alabilirdi:
1. Tüm istihbarat unsurlarını devreye sokarak çevre illerden gelen, eylemleriyle Diyarbakırspor'u da zora sokan kişileri Bursa seyircisi gibi şehre sokmamak.
2. Stada bozuk para dahil, çakmak, hatta koca koca taşların girmesini kesinlikle önlemek.
3. Tribünlerin tabanından sökülüp atılabilecek beton parçalarına önlem almak.
4. Bu tip davranışlara yelteneceklerin neyle cezalandıracaklarını basın ve anonslar yoluyla duyurmak.
5. Tribün liderlerini doğruya yönlendirilmek.
Futbol Federasyonu da konuya en az bir hafta önceden eğilerek Diyarbakır'a bir koordinatör heyet yollamalı; Ankara, hükümet ve bakanlık nezdinde kamu yöneticileri ve Diyarbakır Valiliği'ne destek vermeliydi.
EMEKLER BOŞA GİTTİ
Tüm bu saydıklarımız asla abartı olmazdı. Çünkü bugün filmin sonuna baktığımızda mesele sadece sportif bir hadiseden ibaret değil.
Şimdi ne oldu?
Tüm Türkiye'nin şimdiye kadar Diyarbakırspor hususunda sarf ettiği emek boşa gitti. Diyarbakırspor gözden düştü. Bu kulübün alacağı cezalarla Diyarbakır Belediyespor'a yol göründü.
Rahmetli Emniyet Müdürü Gaffar Okan ve Eski Valilerimiz Ünal Erkan ve Cemil Serhatlı'nın emekleri de boşa gitti. En acısı bu olaylarla "1000 yıllık kardeşliğe" de spor üzerinden gölge düştü.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın