YAZARLAR
FATİH DOĞAN
FATİH DOĞAN
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.

Beşiktaş nasıl kazanır?

Beşiktaş'ta seçimi hangi liste kazanır sorusundan önce 'Beşiktaş nasıl kazanır?' bakışı ortaya konmalı. Beşiktaş'ta kongre üyelik yapısının sulandırılması ve oluşturulan arabesk yapının kongre salonları ile kulüp işleyişine yansımasıyla camiada bir erozyon yaşanması çok acı. Son yıllarda seçimlerde yönetimler, gerçek iradeyi tam olarak yansıtmayan üyelerle seçilir hale geldi. Kongrelerde ön koltuklarda bile iki elini birden kaldıran, ayağa fırlayıp tepkiler veren profiller görülür hale geldi. Camia bu fotoğrafı iyi analiz etmeden, düzeltmeden geleceğine sağlıklı yön veremez. Bu yüzden gözlerim ön koltuklarda, sandık başlarında olacak ve umudu arar gibi Beşiktaş'ın değerlerini arayacak.
Sayın Abdullah Gül'den Sayın Ahmet Necdet Sezer'e, Süleyman Demirel'den Hilmi Özkök'e, Erdoğan Demirören'den Abdülkadir Aksu'ya, Süleyman Seba'dan Rahmi Koç'a, Hikmet Çetin'den Hüsamettin Özkan'a, Ünal Erkan'dan Sadettin Tantan'a kadar camianın yüzlerce değeri ön koltuklarda oturup seçmen iradesine katıldığı zaman Beşiktaş kazanır.
Turgay Ciner, Zafer Yıldırım, Tuncay Özilhan, Hüsnü Özyeğin, Serdar Bilgili, Nevzat Demir, Mustafa Erdoğan, Mehmet Kazancı, Cemil Kazancı, Hasan Arat, Affan Keçeci, Ethem Sancak, Hüsnü Güreli, Tayfun Demirören, Fikret Orman, İhsan Kalkavan, Mübariz Mansimov, Haşmet Kürüm, Cengiz Kaptanoğlu, Cihan Paçacı, Gürsel Tekin gibi Beşiktaş'ın büyüklüğünün altını dolduran, siyah-beyazlı renklere gönül vermiş insanlar, o koltuklara oturduğunda Beşiktaş dünya kulübü olur. Bu da huzur ortamı sağlamakla ve topluma güven telkin etmekle başarılır.

GERİSİ TEFERRUAT
İyi yöneticilik var olan potansiyel güçleri açığa çıkarıp, onlardan fayda sağlamak değil midir? Üst kimlik olan Beşiktaş'ı sığ siyasi çekişmelerin içine çekmekle başarılı olunamaz. Beşiktaş'a ırk, dil, din ve siyasi ayrışmaları enjekte etmeye çalışanlar Beşiktaş'a ihanet ediyor demektir.
Özetle; camianın uyandığı bu ortamda Beşiktaş'ın büyüklüğünü göremeyen, bu gücü içselleştiremeyen yönetimlerin ömrü artık uzun olmaz. Bunu gerçekten isteyen ve gönülden çalışarak başaracak yönetimler için gerisi teferruat değil midir?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Kim kazanacak! ( 26.01.2010 )
Demokrasi süreci yeniden başladı ( 17.10.2009 )
Kongre ve adaylar ( 03.09.2009 )
Hayırlı olsun ( 12.02.2009 )
Usta'ya veda ( 27.09.2008 )
Kavgalı, gitarlı bir kamp! ( 17.07.2008 )
Pozitif 'Terimizm' ( 02.06.2008 )
Çarşı lağvedilemez! ( 29.05.2008 )
Çirkin ve güzel ( 27.04.2008 )
Güçlenirken kaybetmek ( 25.02.2008 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol