YAZARLAR
NAZLI ILICAK
NAZLI ILICAK
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: NI yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Evet mi, Hayır mı kazanacak?
Kampanya şeffaflaşsın
Rahibe afişi

Evet mi, Hayır mı kazanacak?

Referandum hiç kimse için cepte keklik değil. Liderlerin son haftaya girerken kanal kanal ve meydan meydan dolaşmaları da bunun belirtisi.
2007'deki "Cumhurbaşkanını halk seçsin mi?" sorusunun sorulduğu referandumda katılım bir hayli düşük olmuştu. Zira, kozlar daha önce oynanmış, genel seçimlerde AK Parti % 47'ye yaklaşan oy almıştı. MHP'nin milletvekillerini Genel Kurul'a sokmasıyla, 367'lik "toplantı yeter sayısı" barajı aşılmış, Abdullah Gül de cumhurbaşkanı seçilmişti. O referandumda % 69 oranında "evet", % 31 civarında da "hayır" çıktı. Bu defa, katılım çok daha yüksek olacak. Çünkü yoğun tartışma mevcut. Üstelik kutuplaşma, seçmenin, desteklediği siyasi partilerin görüşleri istikametinde toparlanmasına yol açıyor. 2007'de dahi, % 30'luk bir çekirdek "hayır" oyu olduğu düşünüldüğünde, bu defa tek başına mücadele veren AK Parti'nin işi daha zor görünüyor. 2007'de, "Cumhurbaşkanını halk seçsin" gibi cazip bir öneri de mevcuttu. Oysa şimdi, kaygılar var. "Yargı ele mi geçiriliyor? Ülke sivil diktaya mı kayıyor?" gibi, bence gerçekle bağdaşmayan ama, bir çok kişinin yüreğinde hissettiği gerçek korkular söz konusu.
Kamuoyu araştırmaları "evet"leri kıl payı önde gösteriyor. Oranlar, yanılma payının içinde kalıyor. Bir başka ifadeyle, "hayır"lar da kıl payı öne geçebilir.
Tayyip Erdoğan, "evet"ler kazandığı takdirde, CHP'de yeni bir arayışın başlayabileceğini ileri sürüyor. Ama, iktidarın bu kadar ağırlık verdiği bir konuda mağlup olması da sıkıntı doğurabilir. AK Partililerin morali bozulacaktır. Acaba ekonomik istikrarsızlık da doğabilir mi?
Keşke, genel seçimlere 10 ay kala, ülke bir genel seçim havasına sokulmasaydı. Ama, artık bunları söylemek için çok geç. İş inada bindi. Referandum, ihtiva ettiği konu başlıklarından çok daha önemli bir şeyler ifade eder hale geldi. Hayırlısıyla, 12 Eylül'ü bir geçelim!

***

"Hayır"lar ağır basarsa, Türkiye'deki dönüşüm tamamlanamayacak diye kaygılanıyorum. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Ergenekon ya da faili meçhul cinayetler davalarını gören mahkemelerin yapısını bozmaya daha büyük kararlılıkla çalışacak ve karanlık bir devri geride bırakma aşamasında olan Türkiye gene eşiği aşamayacak. "Artık Türkiye'de darbe olmaz" diyorlar. Bu zihniyeti tamamen temizleyemediğimiz takdirde, kara propagandanın, hatta cuntalaşma eğilimlerinin yeniden hortlamayacağı ne malum? Açık söyleyeyim, Anayasa Mahkemesi'nin yapısı da değil, beni en çok HSYK'nın bu vesayetinin kırılması ilgilendiriyor. Çünkü, Yargıtay'ın oluşum şekli de HSYK'ya bağlı. Diyelim Ergenekon ya da faili meçhul cinayet davaları sonuçlandı, temyize gitti. İlhan Cihaner konusunda "gayretkeşlik" gösterenler, adil davranabilecek mi? Ortaya çıkan ses kayıtları, endişelerimizi arttırıyor; bu soruya olumlu cevap vermemizi önlüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Yıkıntıdan umut doğabilir ( 05.09.2010 )
Uzlaşma olmadan demokratikleşme zor ( 04.09.2010 )
Nurettin Veren ve The Cemaat'te yeni bir ihanet! ( 03.09.2010 )
El koymak değil, vesayetten kurtarmak ( 02.09.2010 )
Güle Güle İlker Paşa ( 01.09.2010 )
Danıştay ve yerindelik denetimi ( 31.08.2010 )
H. Avcı'ya inanmak isterim ama... ( 30.08.2010 )
Yıllık izin ( 24.08.2010 )
Bu kitap çok tartışılacak ( 23.08.2010 )
Fırtına çıktığında uyuyabilirim ( 22.08.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol