- İletişim
- SMS: NI yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
- BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
- Kale düşmesin diye...
- 'En iyi', 'iyi'nin düşmanı
Kale düşmesin diye...
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yoğun tartışma yaşanmıştı. Sebebi,
"Çankaya kalesi düşüyor" korkusuydu. Çankaya, bir kale olarak görülüyordu, çünkü, özellikle Yüksek Yargı ve Yüksek Öğretim Kurulu üyelerinin atamasında cumhurbaşkanı önemli bir role sahipti.
Şimdi benzer bir durum, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile Anayasa Mahkemesi'ne ilişkin düzenlemelere tepki olarak ortaya çıktı:
"Yargı ele geçiriliyor"
Cumhurbaşkanı seçiminde, asker müdahale etmişti. Artık sesini çıkarmıyor. Zira, 27 Nisan e-muhtırasının ve baskıcı konuşmaların olumsuz etkisi, Temmuz 2007 genel seçimlerinde görülmüştü.
Bu defa Yüksek Yargı, (Yargıtay Başkanı ve HSYK Başkanvekili) konuşuyor. Anayasa Mahkemesi ise, suskun. Aslında Anayasa Mahkemesi, CHP'nin iptal başvurusunun büyük bir kısmını reddeden gerekçeli kararıyla, referanduma sunulan anayasa değişikliğinin hukuka uygun olduğunu çoktan beyan etti.
Muhalefet,
"İktidar HSYK'yı ele geçiriyor" diyor ama, Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararında tamamen farklı şeyler söylüyor:
"Kurul'un üye sayısı arttırılıyor, seçmen tabanı genişletiliyor, Kurul üyelerinin çoğunun yargıçlar tarafından doğrudan seçilmesi kabul ediliyor, Kurul kendi sekretaryasına kavuşturuluyor, Teftiş Kurulu, HSYK'ya bağlanıyor, böylece özerk yapısı güçlendiriliyor. Cumhurbaşkanı'nın Kurul'a üye ataması sınırlandırılıyor; Adalet Bakanı'nın dairelerin çalışmasına katılması yasaklanıyor ve bakanın Teftiş Kurulu üzerindeki mutlak kontrolü kaldırılıyor. Böylece Yürütme'nin, Kurul üzerindeki etkisi belli ölçüde azaltılıyor. Kurul kararlarının kısmen de olsa yargı denetimine açılması da, hukuk devletinin güçlendirilmesine yönelik bir adımdır."
Anayasa Mahkemesi'nin yapısının değiştirilmesini de, Anayasa Mahkemesi, hükûmetin takdir yetkisi sınırları içinde görüyor; hukuk devleti ilkesine aykırı bulmuyor:
"Anayasa Mahkemesi üyelerinin hangi organlar tarafından ve hangi esaslara göre seçileceğinin belirlenmesi, önemli ölçüde, ülkenin tarihsel ve siyasal koşullarına göre, kurucu iktidarın takdirinde olan bir durumdur. Bu düzenlemede öngörülen, Anayasa Mahkemesi'nin üye yapısı, üyelerin geldiği kaynaklar ve atanması usulüne ilişkin düzenlemeler, tâli kurucu iktidarın yetkisi içinde kaldığından ve HUKUK DEVLETİ İLE KUVVETLER AYRILIĞI İLKELERİNİ ANLAMSIZLAŞTIRAN YA DA ORTADAN KALDIRAN DEĞİŞİKLİKLER OLMADIĞINDAN iptal isteminin reddi gerekir."
***
Anayasa Mahkemesi'nin görüşü ortadayken, hâlâ,
"Kuvvetler ayrılığı ilkesi ortadan kalkıyor, Yürütme Yargı'ya müdahale ediyor" diyenlerin iddiaları hiç inandırıcı değil. Bir ülkede, sadece, Yürütme, ya da Yasama kanunlara uymaz. Yasal düzenlemeler, Yargı'yı da bağlar. Keza, Anayasa Mahkemesi kararları da Yargı'yı bağlar. Ama maalesef, bazı yargı mensupları, kendilerini yasaların üzerinde görebiliyor. Referandumda resmen taraf tutuyor.
O meşhur söz aklıma geliverdi:
"Et kokarsa tuzlarız, ya tuz kokarsa!"
***
Bu bayrama biraz huzursuz, biraz kavgalı giriyoruz. Bayram sonrası, siyasi gerginliğin azalmasını diler, okurlarımın Ramazan Bayramı'nı yürekten kutlarım.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın