Diyelim ki, YÖK meselesi. Herkes, YÖK'ün yapısı değişsin istiyor; yetkileri azaltılsın.
Anayasanın Başlangıç bölümü de, 14'üncü maddesi de sorunlu. Başlangıç bölümü, sadece bir özgürlükler beyannamesi haline getirilebilir. 14'üncü madde, temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmamasını öngörüyor. Ama, tanımlar çok muğlak. Devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozma ya da laik cumhuriyeti ortadan kaldırma faaliyetleri, özgürlüklerin sınırı olarak belirlenmiş. Ama bir bakıyorsunuz, "Sayın Öcalan" denilmesi, ya da özerklik talebi bu kapsamda mütalâa ediliyor. Dönem dönem (meselâ 28 Şubat sürecinde), hatta daha sonra bile, başörtüsüne serbestlik istemek, ya da İmam Hatipleri savunmak, laiklik karşıtı bir davranış olarak görülebiliyor.
Meselâ, dokunulmazlık maddeleri de öteden beri tartışılıyor. Sadece milletvekilliği dokunulmazlığı değil, Kemal Kılıçdaroğlu bir süredir, anayasanın 100'üncü maddesinin koruması altındaki başbakan ve bakanların soruşturulmasının kolaylaştırılmasından, onların da hesap verir hale gelmesinden söz ediyor. Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.