YAZARLAR
NAZLI ILICAK
NAZLI ILICAK
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: NI yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Söz Meclis'ten içeri, Eşref Bitlis ve Ahmet Türk
Terör tırmanıyordu
Talabani, PKK'ya karşı!

Söz Meclis'ten içeri, Eşref Bitlis ve Ahmet Türk

1992'nin kasım ayında, gazeteci Tayyar Şafak'la birlikte hazırladığımız "Söz Meclis'ten İçeri" programına, dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'i ve Halkın Emek Partisi (HEP) milletvekili Ahmet Türk'ü davet etmiştim. Genelde askerler, televizyona çıkmayı kabul etmez. Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş Paşa'dan özel izin almıştım.
O tarihte, Başbakan Süleyman Demirel, "Kürt realitesini" kabul etmişti. Talabani ve Barzani'yle, özellikle Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın önderliğinde samimi ilişkiler kurulmuştu. Kuzey Irak'ta Kürt Federe Devleti ilan edilmişti. PKK eylemleri, şiddetini iyice arttırmıştı. Eşref Bitlis, Jandarma Genel Komutanı olarak, gelişmeleri en yakından bilen ve yönlendiren isimdi. Nitekim Ekim 1992'de Kuzey Irak'a "Kazıma Operasyonu" adı altında, hava kuvvetleri destekli 20 bin askerin katıldığı önemli bir operasyon düzenlemişti. Aslında o şiddet ortamında PKK ile dirsek teması olan bir partinin lideriyle televizyonda bir araya gelmeyi kabul etmesi de, mutlaka bir mesaj verme ihtiyacından doğuyordu.
***

Programda, Şırnak olaylarını, geçici köy koruculuğunu, Olağanüstü Hal'i, Hizbullah'ı ve faili meçhul cinayetleri konuştuk. Ahmet Türk, Şırnak'ta devletin parmağı olduğunu ileri sürdü. Eşref Bitlis, bunu reddetti. Faili meçhul cinayetler konusunda ise Bitlis şunları söyledi: "Faili meçhul cinayet var... yok değil. Ama bir grup cinayet işliyor, devlet de sesini çıkarmıyor. Bu iddiaya katılmıyorum; böyle devlet olmaz. Arıyoruz fakat failleri bulamıyoruz."
Eşref Bitlis'e, hem ben, hem de Ahmet Türk, Hizbullah'la ilgili tespitleri naklettik. Ahmet Türk, "Köy meydanında çekip insanları kafasından vuruyorlar. Sonra da failler yakalanmıyor. Tabii bu şüphe uyandırıyor" dedi. "Hizbullah'ı devlet mi kullanıyor?" soruma, Eşref Bitlis şu cevabı verdi: "Mesleğim icabı, gerilla konusunda çok şey okuduğumu tahmin edersiniz. Terörle mücadele eden devlet, gizli bir örgüt kurarsa, mücadeleyi başında kaybetmiştir. Herhangi bir örgüt devletten güçlü mü olacak? Biz, devlet olarak mücadele ediyoruz."
Ahmet Türk, Olağanüstü Hal'in (OHAL) kalkması gerektiğini savundu: "Ülkenin bir bölümünde Olağanüstü Hal uygulanması, ayrımcı bir yönetim anlayışının işareti gibi görünüyor. OHAL kalksın demek, bölgede güvenlik gücü bulunmasın demek değil. Bugünkü uygulama, yanlış, sakat ve baskıcı. İleriye dönük sıkıntılar doğabilir."
Eşref Bitlis, "Olağanüstü Hal'in kaldırılması hükûmet ve Meclis'in işidir" cevabını verdi. Ve sözlerini şöyle sürdürdü: "OHAL'e rağmen bir noktaya gelinmedi deniliyor. OHAL olmasaydı acaba hangi noktada olurduk?"
Ahmet Türk, geçici köy koruculuğunun da kaldırılması gerektiği üzerinde durdu: "Sivil halkın eline silâh veriyorsunuz. Böylece, halkın içinde düşmanlık gelişiyor. Kardeşiz, birlikte yaşıyoruz. Birlikte yaşamaya niyetli olduğumuzu da göstermeliyiz. Türkiye, Paris Şartı'nı imzaladı. Buna göre her ülke, halkının kültürünün gelişmesine yardımcı olmalı."
Eşref Bitlis, geçici köy koruculuğuna sahip çıktı: "Koruculuk, OHAL dışında da uygulanıyor. PKK buna karşı. Çünkü halk kendisini desteklemiyor gibi bir görüntü ortaya çıksın istemiyor. 34 bin köy korucusu, silâhıyla PKK'ya karşı. Bu PKK'nın hoşuna gitmiyor... Ahmet Türk, demokratik bir OHAL istedi. OHAL zaten demokrasinin içindedir."
***

Toplantıdan önce özel konuşmamızda, Eşref Bitlis, Çekiç Güç uygulamasına karşı olduğunu, Amerikalıların, Kuzey Irak'ta PKK'nın gelişmesine yardım ettiğini söyledi. Irak'ta, 36. paralelin kuzeyinde güvenli bölge kurulması ve Çekiç Güç uygulamasıyla, adım adım bağımsız bir Kürt devletine gittiğimiz endişesini taşıyordu. "Amerikan uçakları, Kuzey Irak'taki PKK'lılara yardım malzemesi atıyor" diye şikâyet ediyordu.
Programın sonunda, Leman Sam, Ahmet Türk ve Eşref Bitlis'in arasında "Memleketim" şarkısını söyledi. Zaman zaman Bitlis ve Türk bu şarkıya eşlik etti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Kim doğrucu, kim yalancı? ( 08.10.2010 )
Her taşın altında Fethullahçılar mı var? ( 07.10.2010 )
Öldürülen askerler... Sır perdesi aralanacak mı? ( 06.10.2010 )
Anayasa değişikliği ve ipe un sermek ( 05.10.2010 )
Avcı ve madalyonun iki yüzü ( 04.10.2010 )
Bir fasıl ziyafeti ( 03.10.2010 )
Emniyetçiler suçsuz, savcılar Fethullahçı! ( 02.10.2010 )
Bir zamanlar kahramandı... ( 01.10.2010 )
Haklı çıkanlar ve mahcup olanlar ( 30.09.2010 )
Avcı davasında akla takılan sorular ( 29.09.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol