YAZARLAR
NAZLI ILICAK
NAZLI ILICAK
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: NI yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Veto ve adalet duygusu
Kişiye özel
Katsayı ve meslek liseleri
YÖK Başkanı

Veto ve adalet duygusu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'daki değişikliği veto ederken, "kişiye özel muameleye" karşı çıktığını söylüyordu. Gerekçeye baktığımızda, hukukun genel prensipleri çerçevesinde güzel bir değerlendirme görüyoruz. Ama sonuç, yani veto, bu değerlendirmeyle sanki çelişiyor.
Veto gerekçesinde benimsenen ilkeleri şu şekilde sıralayabiliriz:
"Kanun koyucu cezalandırma yetkisini kullanırken, suç ve ceza arasındaki ADİL DENGENİN korunmasını sağlamak zorunda. Suç ve ceza arasında ADALETE UYGUN BİR ORAN bulunmalı. Bunun tespitinde ise, o suçun toplumda doğurduğu infial ve etki, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike ve zarar dikkate alınmalı. Aksi takdirde yapılan düzenleme, gerçek amacın dışında sonuçlar doğurabileceği gibi, TOPLUMUN ADALETE OLAN GÜVEN DUYGUSUNUN SARSILMASINA da sebep olur."
Futbolun uzağında bir kişiyim. Ama Aziz Yıldırım hakkında 138 yıla kadar hapis cezası istenmesi ve onun çete liderliğinden yargılanmasının toplumdaki adalet duygularını sarstığını söyleyebilirim. Bir kere, Türkiye'de, 3-5 kişiyi bir araya getiren her faaliyete, "çıkar amaçlı suç örgütü" yani çete deniliyor. Aziz Yıldırım'ın şike yaptığını kabul edelim. Tabii ki, yönetimde görevli birkaç arkadaşından yararlanmak zorunda. Buna çete denilir mi? Zihinleri aydınlatmak için çıkar amaçlı suç örgütüne birkaç örnek vereyim: Meselâ, Sauna çetesi... Birisine kızıyorsunuz, bir çekinizi tahsil etmek istiyorsunuz, çete, sizin adınıza muamele yapıyor. Müracaat eden kişi de çete mensubu sayılmaz. Ya da, hâkimleri tanıyan, mahkemelerde iş çeviren, davaları sizin kazanmanızı sağlayan çeteler var. Ama Aziz Yıldırım Fenerbahçe'nin maçı kazanması için bir iki takımla ya da bir iki kişiyle anlaşmış. Ona "çete başı" denilir mi?
Adalet duygusunu sarsan ikinci husus yüksek cezalar. Dopinge başvuran bir sporcu hapse giriyor mu? Sadece, spor yapmaktan men ediliyor. Aslında şike, aynı bağlamda değerlendirilmeliydi. Üstelik üst sınır 12 yıl gibi çok ağır cezalar konulmuş. Uygulamaya geçilince hatalar fark edilmiş. Burada kişiye özel bir kanun çıkarmaktan ziyade, yanlışı düzeltme çabası göze çarpıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Solcuların hayali, gerçekler ve toprak reformu ( 05.12.2011 )
Hayat şükredince güzel... ( 04.12.2011 )
Metropoll, Dersim ve CHP ( 03.12.2011 )
Kayseri, İzmir ve Kılıçdaroğlu ( 02.12.2011 )
Hanefi Avcı, Mehmet Eymür ve iddialar ( 01.12.2011 )
Eymür çok şey biliyor ( 30.11.2011 )
CHP ve eski defterler ( 29.11.2011 )
Tesadüfün böylesi ( 28.11.2011 )
Dünya köy olsaydı ( 27.11.2011 )
Bir de Sırrı Sakık'a kulak verelim ( 26.11.2011 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol