Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞELALE KADAK

Özyeğin'in vazgeçtiği Aman yatırımcısına kazandırıyor!

Başbakanlık Yatırım Ajansı kurulduğunda ilk başkanlık görevi, bizzat Başbakan Erdoğan tarafından o sırada İsviçre Yatırım Ajansı başkanlığını yürüten Alparslan Korkmaz'a verilmişti.
Korkmaz başarısını İsviçre'de kanıtlamıştı zaten ve dünyadaki birçok önemli yatırımcıya bir telefon uzaklığındaydı.
Şimdi görüyorum ki hem yatırım ajansının kurulması hem de Korkmaz gibi isimlerin bu ajansların başına getirilmesi çok yerinde kararlar olmuş.
Düşünün ki dünyanın en lüks ve butik otel zincirlerinden biri olan Aman Resort'un patronu Adrian Zecha'nın yıllarca Türkiye'de doğru bir adreste Aman açma rüyası da Korkmaz'ın açtığı kapılar sayesinde gerçekleşmiş.
Öyle ki bir gün Korkmaz, Fibula Mücevher'in sahibi Öztürk Şerefoğlu'nun Nuruosmaniye'deki binaları görünce hemen Zecha'yı arar ve Aman'ın İstanbul'da açmak istediği otel için uygun olabileceğini söyler. Böylece Şerefoğlu ile Zecha tanışmış olur ama Nuruosmaniye'deki binalar uymaz.
Bu anekdotu bana Ağa Han ödüllerine iki kez layık görülen merhum mimar Turgut Cansever'in kendisi gibi mimar olan kızı ve damadı Emine-Mehmet Öğün anlattı. Hikâyenin devamı daha da ilginç.
Aman'ın patronu önce Turgut Cansever ile sonra da kızı ve damadı ile sürekli irtibatını sürdürür ve Türkiye'de Aman'a yer arayışında hep fikirlerini sorar. İşte Turgut Cansever'in Bodrum'un en güzel koylarından birinde Ağa Han ödülünü alan Demir Evleri'nin yanındaki dev arazide yılan hikâyesine dönen bir otel projesi sonunda tüm engelleri aşıp da bir yola girince; Adrian Zecha, Aman'ı burada açmak ister ve Öztürk Şerefoğlu'nun da yatırımcı olarak bu işe katılmasını teklif eder.
Yani sözün özü diyalog diyaloğu getiriyor ve birbirini hiç tanımayan insanlar, Alparslan Korkmaz'ın açtığı yoldan ilerleyerek birlikte bir projeyi hayata geçiriyorlar.
Mehmet Öğün, aslında projeyi daha önce Hüsnü Özyeğin ile yapmak üzere yola çıktıklarını ancak Özyeğin'in daha sonra vazgeçtiğini de anlatıyor.
Doğaya, çevreye olan saygısıyla tanınan Turgut Cansever'in onun kadar çevre dostu kızı ve damadının Aman için Bodrum'da çizdiği mimari de bir o kadar güzel. Sanki zeytin ağaçlarının içine gizlenmiş gibi duran butik otelin her türlü lüksün düşünülmüş olmasına rağmen, son derece gösterişsiz, mütevazı, sade bir tarzı var.
Hep Bodrum'un İbiza olmasını isteriz.
Gecesi 1000 euro olan otellere, jet uçaklarından inen milyoner turistlerin doldurmasını
ve Bodrum'da turizm gelirinin katlanmasını bekleriz ama bunun için altyapıyı uygun hale getirmeliyiz.
Aman Oteli'nin Bodrum'da açılmasını ben iyi bir başlangıç olarak sayıyorum.
Hakikaten de özel jetiyle tatile gelen turist sayısındaki artışı Aman'a gelen trafikten anlayabiliriz. Mehmet Öğün, özel jetiyle gelen üç çocuklu bir İskoç aileden söz etti mesela. Gecesi yani sadece oda fiyatı 800 euro olan bu otelde, bir o kadar parayı da yeme içmeye harcayan bu aile tam bir hafta geçirip, yine özel uçaklarına binip ülkelerine dönmüş. Bir de Dubai'den Londra'ya özel uçağıyla uçarken, yolda Aman'ın Bodrum'da açıldığını okuyan ve uçaktan rezervasyon yapıp hemen rotasını Bodrum'a kıran, bir gece Aman'da kalıp yoluna devam eden Aman tutkunlarını (Amanjunkies) dinleyince Bodrum adına sevindim.
Bodrum tabii ki herkese her gelir grubuna hitap etsin ve ediyor da ama turizm gelirinden iyi pay kapmak istiyorsak en zenginleri de çekmek durumundayız. Kim 1000 euroyu bir gece için verir demeyin. Bodrum'daki otel henüz açılmış olmasına rağmen, Emine ve Mehmet Öğün, otelin kendini çevirmeye başladığını anlatıyorlar. Dünyada 150 bin Aman tutkunu varmış. Türkiye'de ise 800 kişi Aman tutkunu olarak biliniyormuş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA