- İletişim
- SMS: SEO yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
ÖNERİ-YORUM
Alaturka çağı
Türk usulü
iş yapma kültürünü anlatan kelime. Karşıtı olan
"alafranga" tabiri, Batılı yöntem, teknik ve yaklaşımların ifadesi. Genelde
"bizden adam olmaz" cümlesiyle ifade edilen toplumsal aşağılık kompleksinin kötü örnek arayışında
"alaturka" diye damgalanan
"yurdum insanı" alaycılığının ifadesi.
Fakat bu durum değişiyor.
Öncelikle
Türkiye'nin kendisi değişiyor.
Ekonomi değişiyor ve daha da önemlisi
"alaturka yönetim" kavramının içeriği değişiyor.
Ve daha
"olumlu" bir yapıya taşınıyor.
1980 öncesi, kapalı ekonomide,
"ithal ikameci" yapılar zamanında kurulmuş pek çok aile şirketi, daha sonra değişen ekonomik atmosferin getirdiği yeni şartlara uyum sancısı içinde.
KOBİ dediğimiz küçük ve orta boy işletmelerin
kurucu patronları, dışa açılan, rekabetin arttığı ve hele ki
küresel krizle birlikte işlerin giderek
karmaşık hale geldiği ortamda, geleneksel yapıları içine,
"dış akıl" katmak zorunda kalıyorlar.
İşte bu dış akla, çoğu kez
"profesyonel" diyoruz. Profesyonel çalıştırma pratiği oluşmamış birinci nesil aile patronları,
"kendi elinde tutmak istediği karar süreçlerini" değil bir profesyonel, ikinci kuşak aile şirket yöneticisi durumunda olan
çocuklarıyla dahi paylaşırken sıkıntı çekiyor.
Hele ki
eski katı dikey organizasyonların giderek tıkandığı ortamda, yetki ve sorumlulukları dağıtırken,
"elden kayıp giden gücü" gördükçe, kafalar karışıyor.
Ya, mod-a-mod, başarılı bir
Batı örneğini alıp deniyor ve çuvallıyorlar.
Ya da kendi geleneksel yapılarının tıkandığı noktalarda, şirket ile aile arasında bir
orta yol bulmaya çalışıyorlar.
Bu süreçte, ailenin kendi mevcut değerleri, normları, yapılarına göre bazen
yardımcı oluyor bazen de en büyük
sıkıntı kaynağını oluşturuyor. Ailenin mevcut normları, aile şirketlerinin büyük bir çoğunluğunda kullanılıyor. Aile
değer ve
inançları, örgütteki işlerin yapılma
şeklini, kişiler arasındaki
ilişkileri, işlerin yapılması sırasında kullanılan
yöntemleri, özetle
örgüt kültürünü önemli ölçüde etkiliyor.
Bir başka sorun, genişleyen ürün ve hizmet yelpazesi ve buna bağlı olarak
büyüyen sermaye ihtiyacının nasıl karşılanacağı tercihinde yatıyor.
Aile şirketleri genellikle aile bireyleri tarafından kurulduğundan kapalı bir görünüm arz ediyor.
Dolayısıyla bu şirketler finansal zorluğa düştüklerinde halka açılmaktan, ya da borçlanmaktan çok
aile bireylerinin mali desteğini almayı tercih ediyorlar. Bu tercihte şirkete ilişkin bilgilerin paylaşılmak istenmemesi temel rolü oynuyor.
Aile şirketlerindeki idari personel, aileden ve akrabalardan temin ediliyor. Bu tür şirketlerde güvenilirliğin uzmanlıktan önce geldiği ve aile üyeleri mevcut iken aile dışından idari personel almanın hoş karşılanmadığı durumlara sıkça rastlanıyor.
"Bilen adam" ile
"bizden adam" arasında tercih, çoğu kez
"bizden ve güvenilir aile bireyi" yönünde kullanılıyor. Aklı başında olanların en fazla yapabildiği,
"eşitler arasında birinciliği", aile bireyine verme tercihindedir. Oysa şirketin ve ailenin işini görecek, iyi yetişmiş gençler,
"aile bireyi kadar güven telkin edemediğinden" dışarıda tutulabiliyor.
Aile şirketlerinde firma sahibi ile tepe yönetici çoğunlukla aynı kişi oluyor.
Para sahibi ile karar sahibi aynı kişi olunca, işletme fakültelerinde okutulan yönetim modelleri de bir işe yaramıyor.
Kurucu ortakların (
girişimci) büyük bölümü, kendi sağlıkları yerindeyken firmalarını bir başkasına devretmeyi düşünmüyorlar. Bunu anlayabiliriz.
Hele ki
Türk Tipi Aile İşletmelerinde, bu olgunun dayandığı kültürel temellerin başka yansımaları, gözümüzün önünde dururken...
Alaturka Çağı, çoğu kez eleştirel tanımda sunduğumuz bu yönetim tarzının,
küresel ihtiyaçları, yerel kaynaklar ve töresel kabiliyetlerle "karşılayabilme" dinamiğini anlatıyor.
Üçüncü bin yılın, ikinci on yılının başladığı
1 Ocak ile birlikte, Alaturka kavramını daha sık tartışacağımızı düşünüyorum.
Alaturka kavramının yeni versiyonu ile kastettiğim yönetim dinamikleri, bir sonraki yazının konusu.
Mutlu yeni bir yıl dilerim.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın