Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
- İletişim
- SMS: SEO yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
ÖNERİ-YORUM
Futbol ve ekonomi
Futbolun bir endüstri haline geldiği günümüzde son
Dünya Kupası, bu sektörün ulaştığı şaşırtıcı büyüklüğü ortaya koyuyor. Ev sahibi Güney Afrika
2.5 milyar $ harcadı,
12 milyar $ kazandı. Finallere katılamadığımızdan ötürü bizim kaybımız ise
450 milyon $.
Deloitte&Touche'un araştırmasına göre, Avrupa takımlarının son 10 yıllık geliri
%7 arttı, ülke ve kent ekonomileri üzerinde
"olumlu" etkileri oldu.
Peki Türkiye'de durum nedir?
Sport und Markt şirketi araştırması, 15-69 yaş aralığında
22.6 milyon insanın Türkiye'de futbolla ilgilendiğini söylüyor. Yalnızca Süper Lig'i izleyenlerin oranı
%87.
Süper Lig bir yana futbol; Anadolu'da
"kentin ekonomik performansını" etkileyecek düzeyde bir işlev görüyor.
Galibiyetle biten maç sonrası kentte
cirolar artıyor,
moraller yükseliyor, ekonomik canlanma
"anında" fark ediliyor.
Mağlubiyet ise bazı kentlerde neredeyse
"siftahsızlık" etkisi yaratıyor.
Futbolun kent ekonomisine katkısı yalnızca ciro artışı değil;
oteller,
restoranlar doluyor, kente
işadamları geliyor,
yatırım fırsatı doğuyor. Kentte
5 yıldızlı otel sayısı ve
modern stadyum talebi yükseliyor,
sponsorların etkinlikleri de cabası...
Futbolun mu ekonomiyi tetiklediği, ekonominin mi futbolu iyileştirdiği,
"yumurtatavuk" hikâyesi gibi. İllere göre gelir rakamlarından yola çıkılarak yapılan araştırmalar, doğru cevabın;
"ikisi de" şeklinde olabileceğini gösteriyor.
Ekonominin dinamizmini tetikleyen futbol coşkusu, yalnızca
kent takımının Süper Lig'e taşınmasını değil fakat aynı zamanda
kentin de gelişmişlik sıralamasında lig atlamasını sağlıyor.
Tersi de doğrudur. Mesela çeyrek asır öncesinde
İzmir, ülkenin yıldız kentiydi ve o devrin liginde;
Altay,
Altınordu,
Göztepe,
İzmirspor,
Karşıyaka vardı ve 3 büyükleri zorlayan ekiplerdi. Bugün Süper Lig'de İzmir'den yalnızca
Buca var.
İşin ilginç yanı, Türkiye'de
Anadolu Kaplanları, kent ekonomileriyle birlikte futbolda da tırmanışta iken,
"3. kuşağı geriye giden tek ilin" İzmir olmasıdır.
Spor ve Yerel Ekonomik Gelişme kitabında İngiliz yazar
Prof. Roger Penn, yalnızca
stadın çevresinde dahi ilginç değişime dikkat çekiyor:
"Müze, otel, restoran, eğlence ekonomisi patlıyor."
Franko için;
"İspanya'yı 3F ile yönetiyor" denirdi;
futbol, fiesta, fado...
Bugün bu söylem artık çok eskidi. Zira futbol, kitleleri
uyuşturan değil, aksine
ekonomileri tetikleyen endüstriye dönüştü.
Anadolu Kaplanları'nın son başarılarında
futbol etkisine şaşırmamak gerekir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın