Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ÖNERİ-YORUM ŞEREF OĞUZ

Trabzon'un zor tercihi!

Trabzon, imparatorluk kumaşından bir kent. CV'sinde "başkentlik" de var. Şimdi, bu köklü mirasın üzerinden gelecek öyküsünü yazma gayretinde...
Tarih atlasını elinize alın. Sayfaları karıştırdığınızda şu anda asla var olmayan kavimler, uluslar kadar, yok olmuş kentleri de görürsünüz.
Bundan 500 yıl öncesine dek hakim olan "site devlet" anlayışı, top teknolojisiyle surların bir varolma biçimi olmaktan çıkmasıyla birlikte, imparatorluklar içinde yeniden yaratıldılar.
Tarihin Coğrafi Mihveri adlı eserinde Sir Halford J. MacKinder; "doğal çevre ve denizin, kentlerin öyküsündeki" hayati öneminden bahseder.
Trabzon, yıkılan Sovyetler'in Batı'ya açılan kapısı oldu bir süre. 90'lı yıllardaki bu gelişme, kente farklı bir enerji sağladı. 2000'li yıllarda kentin yerel dokuyu iyileştirme adımlarını görüyoruz. Daha sonrasında göze çarpan; Doğu Karadeniz'in cazibe merkezi olma gayretidir.
Karadeniz Otoyolu ve buna bağlı havaalanı ile tarihi limanı, tıpkı Samsun gibi Trabzon'a da bölgesel cazibe şartları sunuyordu.
Fakat gördüğüm, Trabzon'un Yeni Anadolu ekonomi yelpazesinde alacağı yeri tam olarak netleştirmediğidir.
Elindeki coğrafi avantajlar, doğal kaynaklar ve yerel kabiliyetler ile artık her sahada at koşturmanın demode olduğu bir dünyaya gidiyoruz. Bir kent, şimdiye kadar yapabildiklerinin tümünü "doğrusal anlayışla" geleceğe uzatamıyor. Zira tarih; kırılmalarla yol alan bir süreç.
Trabzon'un bazı hayati tercihler yapması şart. Her tercih de bir vazgeçişi beraberinde getiriyor.
Türkiye'nin strateji belgesi gibi... Siz her alanda "en iyi" olamıyorsunuz. Eğer Trabzon lojistikten yürüyecekse bütün kentin buna uygun kurumları şimdiden yaratıyor olması gerekiyor.
Olimpiyatlar, kongre merkezleri, çevre ve tarihi doku düzenlemeleri size ancak zaman kazandırır fakat gelecek garantisi sunamaz. Geleceği kestirebilmenin en verimli yolu; "onu inşa etmek" ise, Trabzon'un tercihe zorlanacağı yıllar içinde bulunduğumuzu söyleyebilirim.
İnsanın anayurdu çocukluğudur ve Trabzon benim anayurdum. Bu duyguyla baktığımda dahi, kentin; "geleceğin onun varlığını zorunlu kılacak" yeni dinamiklere ihtiyacı olduğunu görüyorum.
Bu dinamikler elbette kendi tarihi kültürel mirası, doğal kaynakları ve yerel kabiliyetleri üzerinden işleyecek. Trabzon'un tercihi, bu açıdan bakınca daha da "zor" ve aynı zamanda bir o kadar "hayati" öneme sahip.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA