Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ÖNERİ-YORUM ŞEREF OĞUZ

30 milyar dolar

Mayıstan bu yana yani 6 puan tırmandırılan faizin Türkiye'ye fazladan maliyeti... 30 milyar $'lık külfeti büyümenin sırtına bindirmek yetmiyormuş gibi faizleri daha da tırmandırmanın yeni yolları deneniyor.
Bunlardan en sinsi olanı, kamuoyu üzerinde "faizler tırmanacak" beklentisini oluşturmaktır. Algı bir kez "artacak" üzerine kurulduğunda, tırmanış kulaklara "normal" gelmeye başlayacak. Tıpkı bundan önce Merkez'in faiz artışına zorlandığı gibi...
Fed'in kararı bir yana artış için güncel gerekçe; 17 Aralık operasyonu... Merkez'in tırmandırılan kuru tutabilmek için rezervleriyle müdahalenin "yetersiz olduğu" söylemi "koro halinde" dillendirilmeye başlandı. Hatta "MB geç bile kaldı" diyecek boyutlara çıkan da var.
Bir diğer gerekçe, kurun enerji ve diğer ithal girdilerden başlayan ve ekonomi üzerinde kurduğu fiyat baskısıyla enflasyondaki yukarı doğru hareketlenme gösteriliyor. Bu durumda reel kur dengesi için "zorunlu faiz artışı" gerekçesi üretiliyor.
Bütün olan biteni sessiz sedasız izleyenlere hayret ediyorum. 360 oda, onlarca birlik, yığınca ekonomi STK'sı ve işler yolunda giderken medya maydanozu olanlar... Çıt çıkmıyor hiçbirinden... Bırakın tepki vermeyi, "acaba bu ortamda hangi külfetten kurtulabilirim?" hesabı yapanlar var.
2009'daki temel hatamız, piyasa şartlarındaki olumsuz sinyalleri alır almaz, ekonomi için sektörü için ülke için çare üreteceğine, safra(!) atma paniğine düşmek idi. Şimdi benzer sinyaller alıyor, şimdiden borcunu geciktirme, tedarikçisini öteleme, alacağını muaccel hale getirme davranışları gözlemliyorum.
Soru nettir: "Çare ne olabilir?" 6 puanlık faiz artışıyla 6 ayda 30 milyar $ külfet üstüne yenisini koymamak, geliştireceğimiz "nitelikli" cevaplara bağlıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA