Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Eksen kayarsa kayar..

Yani inanamıyorum.. Neyi tartışmamız gerek, biz ne tartışıyoruz.. Bu yüzden işte siyaset yazmak istemiyorum. Bir defa bu ülkede siyasi gündem sahte.. Bir başka gündemin önüne geçmek için yaratılıyor sanki.. İkincisi.. Bu tartışmanın bir yararı olduğunu görmedim.. İmam bildiğini okuyor, sen ne dersen de.. O zaman, hiç değilse, yazarsak çözülebilecek bir sorunun üzerine gidelim, ya da okurlara bu sahte siyasi gündemin dışında, yaşanmaya değer güzel bir dünya olduğunu durmadan hatırlatalım..
Şimdi bir eksen lafı çıktı.. Bu laf aslında İkinci Dünya Savaşı'ndan önce çıkmıştı, dünya siyaset sahnesine.. Savaş öncesi Almanya, İtalya ve Japonya anlaşma yapınca, bunlara ve sonradan katılanlara, "Eksen devletleri" denir olmuştu.. (O zamanın Türkçesiyle mihver.. Uluslararası adıyla axis..)
Şimdiki anlamı, yani Türkiye'nin eksen değiştirmesi, Cumhuriyet'le birlikte içinde yer aldığı Batı'ya sırtını dönmesi oluyor. Batı'ya sırtını dönünce de, Doğu'ya bakar oluyorsun..
Muhalefet ve sözcüleri "Türkiye eksen değiştiriyor" diye kıyamet koparıyor. İktidar da, hatta Cumhurbaşkanı da dahil, Başbakan, hükümet sözcüsü ve üyeleri "Hayır eksen değiştirmiyoruz" diye tekzip etme telaşı içindeler..
Yahu, bu panik neden?.
Eksen değişirse, değişir.. Batı'nın kölesi miyiz biz?. Sömürgesi, kolonisi mi?. Avrupa Birliği rezilliğini görüyorsunuz.. Kimleri, neleri aldılar Birliğe Türkiye'yi resmen oyalıyorlar.. Fransa ve Sarkozy oyalamayı da bıraktı. "Türkiye Avrupa Devleti değil ki, ne işi var içimizde" diyor, resmen..
Avrupa Futbol Şampiyonası'nı o Fransa ve Sarkozy'ye kaptırdık. Oylama sportif miydi, siyasi mi?. Beni güldürmeyin, kendinizi kandırmayın.
Efendim, Türkiye Müslüman ülkelere yaklaşıyormuş..
Avrupa Birliği'nin bir Hıristiyan Kulübü olduğunu bilmeyen var mı?.
Adam bana "Sen coğrafya olarak Doğusun, Hıristiyan da değilsin, ne işin var aramızda" diyecek. Niye diyecek?.. "Nasılsa gidecek yeri yok. O ikinci sınıf devlet statüsü ile bizim izin verdiğimiz kadar ardımızda olur.."
İşte o, o kadar uzun boylu değil.. Olamaz.. Olmayacağını 40 sene evvel, Başbakan İsmet İnönü, Amerikalılara söyledi hem de..
"Bir gün yeni bir dünya kurulur. Türkiye de bu dünyada yerini alır.."
Türkçesi "Ayağını denk al Batı, Türkiye babanın uşağı değil" demekti bunun..
Sonuçlarını gördük. O zaman kopmayan kıyamet, bugün kopuyor.
Turgut Özal, burnundan kıl aldırmayan Avrupa Birliği'ne karşı, Ruslarla, Karadeniz Birliği'ni kurunca, "Eksen" bir daha gündeme geldi, aslında.. Ardından Türk Cumhuriyetleri ile birlik için kolları sıvadık.. Ama "Ağabeyliğe kalkışınca" Rusları ürküttük, Orta Asya'yı kızdırdık, yürütemedik. Karadeniz ve Asya'da hızlı bir gelişmeyi başarsaydık, Avrupa şimdi mumdu..
Yani "Türkiye eksen değiştirmedi. Değiştirmez" demek marifet değil, tam tersine köleliğin ilanı.. Gerekirse bal gibi değiştirir. Kölesi miyiz bize "Önüne bir kemik at, susar" diyenlerin?.. Ulusal menfaatlerimiz nerdeyse, kimsenin oyuncağı, sömürgesi olmadan nasıl, nerde dik duruyorsak orda oluruz..
Batı da bunu bilmeli.. Amerika da, Avrupa da.. "Bunlar nasılsa peşimizden ayrılmaz" kafasını değiştirmeliler ki, bizi saysınlar, kaybetmekten korksunlar, adam yerine koysunlar..
Türkiye'nin değişmez ekseni, dışta değil, içte..
Laik, demokrat, devrimci, sosyal, hukuk devleti, Atatürk Cumhuriyeti temelinden ve ilkelerinden zerre ödün veremeyiz.. İşte o eksen milim oynamaz!. Tartışılmaz da..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA