Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

SİYAD fiyaskosundan sonra Oscar görkemi..

Cem Yılmaz'a oy vermeyi dahi entelliklerine yediremeyen, kerameti kendilerinden menkul 30- 40 kişinin, kimsenin görmediği filmlere dağıttığı, bu yüzden, kimsenin merak etmediği, kimsenin salonda da, ekran başında da izleme gereği duymadığı, ödülü alanların da, verenlerin de, umursamadıklarını her hallerinden belli ettikleri SİYAD ödülleri fiyaskosunun ardından gelen Oscar görkemi neyin ne olduğunu ortaya koydu..
SİYAD kurucularından ve onur başkanı Sevgili Atilla Dorsay, "Arkadaşlar, Hıncal öfkeli ama haklı.. Aklımızı başımıza almazsak, bu işin sonu gelir" diyeceğine, kalemi eline alıp, bana cevap yazıyor..
Yeni durum umutsuz..
Sevgili Dostum, filmlerde "Klişe"lere fena halde takılır.. Oysa kendi cevabının temeli klişe.. "Hıncal yazının, eleştirinin şehvetine kapılmış.." Eksik.. "Hıncal mankenlerle gezer" de demeliydi, herkese uyup..
Ne demek "Yazının şehveti" Atilla?..
Yazı bir sevişmedir.. Düşündüklerine inanırsan, kalemini kimseye kiralamazsan, beyninden geçenleri yazarsan, ölçü tanımazsın.. Onun baskısı, bunun tehdidi, ötekinin kelleni istemesi umurunda bile olmaz.. O zaman zaten, sana sövseler bile okurlar.. "Suya dokunmayalım, sabunu incitmeyelim. Şurası köşe oldu, acıtır, yuvarlak yapalım.. 'Hayır' demeyelim. Birileri kızar.. 'Evet' demeyelim, bu defa başkaları kızar.. 'Havet' diyelim, herkes kendine yontsun, herkes mutlu olsun" diye yazarsan, yazdığını kimse okumaz.. Okuyan da dikkate almaz, aldırmaz zaten..
Yazı yürekle yazılır.. Yürek de sevginin simgesidir.. Sevişmenin.. Evet şehvetle yazıyorum.. Ne olmuş?..
Efendim salonun dörtte üçü boş demişim. Yarıdan fazlası doluymuş.. Pöh..
26 Şubat tarihli Milliyet'te salonun resmi var. Gelenler parmak hesabı sayılır. Öyle boş, ön sıralar bile.. Resimde görünmeyen balkon ise bomboş Atilla.. Yüz kişi var mıydı salonda?.
Her lafa "Evet" diye başlayan, "Şimdi falan ödülü verecek filanca geliyor" dan başka tek laf etmeyen, edemeyene "Sunucu" diyorsan ve onu övüyorsan Atilla, sen "Sunucu" nedir bilmiyorsun?.
Ben senin sunduğun geceleri hatırlıyorum, geçmişte..
Sunucu olmadığın halde, işi, konuyu bildiğin için harikalar yaratıyordun.
Salon kırılıyordu.
Atilla "Adayların ve ödüllerin bazılarına ben de katılmıyorum ama, fazla itiraz eden olmadı" diyor..
Peki bunlar ne?.
"SİYAD'dan ödül alanlar çok mutlu olmalı. Çünkü muhtemelen sonuncu SİYAD ödüllerini aldılar. 44'üncüye sponsor bulurlarsa helal olsun. Biri şu SİYAD rezaletine son verse iyi olur." (Onur Ta/ Yönetmen)
"SİYAD, ayni zamanda Sinop ili yardımlaşma derneğininin de adıymış.
Sinop'a faydası olduğu kesin. Darısı sinemaya.." (Ömer Faruk Sorak / Yönetmen). "
Biri bu SİYAD'daki gurubu sustursun.." (İlksen Başarır/ Yönetmen).
"Bence SİYAD Cem Yılmaz'a ödül vermeye utandı. Asıl rezalet onu Yardımcı Oyuncu kategorisinde göstermekti." (Itır Esen /Oyuncu).
Sevgili Atilla,
Halktan bu kadar kopuk, halktan bu kadar uzak bir ödül dağıtmanın zerre anlamı olmaz..
Yarın seninle sokağa çıkalım ve Taksim'e gidelim.. Önümüze gelen ilk 100 kişiye "Oscar'ı kim aldı?. SİYAD'ı kim aldı" diye soralım mı?. Sormayalım. Ayıp olur. Sana haksızlık olur..
Bir Üniversite'nin sinema bölümünün son sınıfına gidelim. Onlara soralım, var mısın?..
Sabah, ya da Hürriyet'in koridorlarında dolaşıp, her gazeteciye soralım mı ha?. Bakalım, kim, neyi biliyor, ne umurunda değil?.
Oscar sabahı bütün gazetelerde senin adın ve tahminlerin vardı, tam sayfa, tam sayfa hazırlanan Oscar haber ve yorumlarında..
SİYAD ödülleri için, öbür gazeteleri geç, sen kaç satır yazdın Atilla?. Bak kaç yazı değil, ödül adayları açıklandıktan sonra, SİYAD ve SİYAD Ödülleri kurucusu ve onur başkanı sen kaç satır yazdın?. Öncesinde ve sonrasında sana gelip soran ve yazan tek gazete oldu mu?.
O zaman, Hıncal niye haksız söyler misin?.
Ödül kimsenin umurunda değil. Gecenin düzenlenmesi tam bir baştan savmalık, ucuzluk ve fiyasko.. Televizyon şovu olarak hele on para etmez. Reyting sıfır..
Gerçekleri yazıyorum Atilla ben.. Acı ama gerçek hepsi..
Başta sen, tüm üyeler akıllarını başlarına almazsa, SİYAD ödülleri için, seneye ne salon bulabilirsiniz, ne de yayınlayacak televizyon..
Bu kadar kötü bir entel mastürbasyonunu, yazının şehveti bile kurtarmaz!..


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA