Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

IMF krizlere karşı yeni bir kredi geliştirdi

IMF, 30 Ağustos'ta ihtiyat kredisi adıyla yeni bir kredi hattını açtığını duyurdu. Yeni kredi, küresel piyasalarda aşırı oynaklıklar ve krizlere karşı üye ülkeleri korumak amacıyla verilecek.
Peki bu yeni kredinin koşulları ne? IMF, ihtiyat kredisini kullanmak isteyen ülkeyi beş kritere göre değerlendirecek. Değerlendirmelerin ilki, "ülkenin dış ödemeleri ve küresel piyasalardaki ticaret hacmi" üzerine yapılacak. Ardından, maliye politikası, üçüncü olarak da para politikası ele alınacak. Bankacılık sektörünün yeterliliği ve izlenmesi dördüncü inceleme konusu olacak. Son inceleme, ekonominin veri yeterliliği üzerine yapılacak. Bu beş kriterden ikisinde, krizlere karşı "kırılganlık" varsa, o ülkeye ihtiyat kredisi kullandırılabilecek.
İhtiyat kredisinin miktarına ve vadesine gelince... Krediyi her ülke IMF kotasının on katına kadar alabilecek. Örneğin, Türkiye'nin IMF'deki kotası, 1.191 milyon SDR (1.804 milyon dolar) Küresel piyasalarda oynaklık ya da kriz beklentisi ortaya çıktığında, Türkiye, 18 milyar dolarlık ihtiyat kredisini talep edebilecek. Beş değerlendirme kriterinden bir ya da ikisinde yetersizlik varsa, kredi kullanabilecek. Kredi en fazla iki yıl vadeli olacak ve hemen faiz işleyecek. Kredi anlaşmasını yapıp kullanmamak da mümkün. Bu durumda faiz alınmayacak.
Peki bu kredi kullanılırken IMF koşul öne sürecek mi? Evet. Mesela, bir ülkenin bankacılık sistemi zayıf görünüyorsa ve bu zafiyet "zarar eden kamu bankalarından" kaynaklanıyorsa, IMF, bu bankaların özelleştirilmesini kredi koşulu olarak öne sürebilecek.
IMF kredilerinin piyasalarda itibar zedeleyici etkisi dikkate alındığında, ihtiyat kredisinin iyi bir yöntem olduğu anlaşılıyor. Güney Asya ülkeleri bu nedenle IMF'den kredi kullanmaktan kaçınıyor. IMF, bunu dikkate aldığı için olsa gerek "ihtiyat kredisini" daha kolay kullanılabilmesi için, "esnek kredi" anlaşmalarının ardından verilen krediler kategorisine sokuyor. Böylece ihtiyat kredisinin kullanımının bir itibar kaybına yol açmayacağını düşünüyor.
Gelelim Türkiye'nin ihtiyat kredisi kullanma ihtiyacının olup olmadığına... İstanbul'un statükocu işadamları "ikinci bir küresel kriz yani ikinci bir dip ihtimali var' diyerek, Hükümet'e gene baskı yapabilir ve "hemen böyle bir krediyi kullanalım, 18 milyar dolar isteyelim ve bu parayı bize verin" diyebilirler.Gene Ankara'dan elleri boş dönerler. Çünkü bu kredi için öne sürülen beş kriterde "kırılganlık" göstergesi, Türkiye için pek yok.
Aslında, "Merkez Bankası'nın izlediği para politikası Türkiye'nin dış ticaretini kırılgan yapıyor, kaynak dağılımını bozuyor" diyebiliriz ama... Bu tedbirin alınmasına da statükocu işadamları yanaşmaz. Çünkü yüksek faiz düşük kur politikası, statükocu işadamlarının işine geliyor ve bu yoldan kolay para kazanmaktan vazgeçmezler.
Anlayacağınız IMF'den 18 milyar dolar ihtiyat kredisi alınıp kendilerine verilmesini statükocu işadamları isteyebilirler ama... Onlar için haberler gene iyi değil. Türkiye'nin ihtiyat kredisini kullanması mümkün değil! Nedeni de, hiç beğenmedikleri Türkiye ekonomisinin şimdi krizlere karşı daha dayanıklı olması ve gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, küresel krizin Türkiye'yi teğet geçmiş bulunması...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA