Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

Faiz lobisi ürettiklerimizin % 18'ini alıyordu, peki şimdi?

Son günlerde faiz lobisi çok sevinçli, çünkü Merkez Bankası borç verme faizini artırınca ikincil piyasalardaki faizler yukarı çekildi. Döviz fiyatları biraz aşağı geldi. Biraz daha döviz ucuzlasın da yurtdışındaki patronlarımıza bu yılki kârımızdan daha çok döviz gönderelim hesabıyla ellerini ovuşturuyorlar. Yurtdışındaki patronlarına ne kadar çok döviz gönderirlerse kendileri de o kadar fazla başarı primi alacaklar tabii.
Bu oyunu Merkez bozmuştu. Eğer Merkez Bankası son on bir ayda faizleri indirip sıcak para girişine dur demeseydi yurtdışına daha çok döviz göndereceklerdi. Ve bunun karşılığında patronları onlara daha çok prim verecekti. Ama bu yıl maalesef işler düşündükleri gibi gelişmedi. Zaten bu nedenle Merkez'i sürekli topa tuttular. Yabancı basına sürekli Merkez'in faiz politikasını eleştirttiler. Ama bütün bunlara rağmen geçen gün Brezilya Merkez Bankası, bizim Merkez'in başlattığı politikayı izleyerek yine faiz indirimine gitti. Zira dünya ekonomisinde bir durgunluk beklentisi var. Paranın fiyatı olan faizin indirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde durgunlukta yüksek maliyetli parayla kimse yatırım ve tüketim yapmaz.
Gelelim bizim son günlerde yaşadıklarımıza... Faiz lobisine göre döviz fiyatlarını tutmak için faizlerin yüksek olması gerekiyor. "Aksi takdirde döviz fiyatı artacağından ithal mal fiyatları yükselecek, sonunda enflasyon çoğalacak" diyorlar. Oysa tam aksine Türkiye'de, faizlerin yüksek olduğu dönemde aşırı miktarda sıcak para girişi olduğu için para arzı çoğaldı ve enflasyon rakamları yukarı doğru gitti. Ayrıca aşırı değerli Türk parası nedeniyle ithalat yapmak üretim yapmaktan kârlı hale geldi.
Faiz lobisinin baskısına teslim olan geçmişteki Merkez Bankası yöneticileri Türkiye'yi başka ülkelerin istihdamına katkı yapar hale getirdiler. İthalat- ihracat dengesi Türkiye'nin aleyhine gelişti. Cari açık çoğaldı. Para politikasındaki bu yanlışa rağmen maliye politikasında izlenen doğru politika sayesinde Türkiye'de faizler düştü. Nedeni de devlet piyasalardan eskisi gibi çok fazla borçlanmıyor. Hemen bir örnek verelim, kamu kesimi borçlanma gereği 2001 ve 2002'de sırasıyla yüzde 12.1 ve yüzde 10'larda seyrediyordu.
Peki kamu kesimi borçlanma gereği şimdi ne kadar? Sadece yüzde bir. Gelelim devletin ödediği faiz tutarının milli gelire oranına... 2001 ve 2002'de devletin ödediği faizlerin milli gelire oranı sırasıyla yüzde 18 ve yüzde 15.5 düzeyindeydi.
Peki şimdi devletin ödediği faizlerin milli gelire oranı ne kadar? Sadece yüzde 4 seviyesinde bulunuyor. Dolayısıyla faiz lobisinin bütün kızgınlığı işte bu faiz tutarındaki düşüşten kaynaklanıyor. Çünkü alışmışlardı Türkiye'nin bir yılda ürettiğinin yüzde 18'ini hiç alın teri dökmeden ceplerine atmaya. Hatta genel seçimlerden önce "Başbakan Erdoğan sıfır reel faiz hedefimiz" deyince çok kızdılar. Yabancı basında "seçimde AK Parti'ye oy vermeyin" diye yazılar çıkarttılar. Ama maalesef seçmen mali disiplinden ve eğitim ile sağlık hizmetlerinden memnun. Dolayısıyla bütçe açığını kapatan, borçlanma gereğini azaltan, böylece faize giden parayı azaltıp bu paralarla düşük gelirlilerin refahını yükselten AK Parti'ye oylarını veriyor.
Gelelim faiz lobisinin son girişimlerine... Merkez Bankası borç verme faizlerini artırdı. Bu lobiye kısa süreli bir sevinç yaşatıyor. Ama unutmayın, Merkez derenin taşı ile derenin kuşunu vurmanızı engelledi. Geçmişte Merkez'den aldığınız borçla döviz alıp fiyatları yukarıya çekiyordunuz. Bu aşamada beklediğiniz faiz artışı ise çok zor. Çünkü 2012'de de devletin borçlanma gereği daha da azalarak yüzde birin altına, yüzde 0.8'e geriliyor. Ayrıca Hazine daha fazla nakit rezervi tutacak. Dolayısıyla milli gelirden alacağınız faiz payı yine yüzde 4 seviyesinde kalacak.
Kısaca faizler sizin istediğiniz gibi yüksek olamayacak, faizler düşük kalacak döviz fiyatları yukarıda olacak. Çünkü Türkiye ekonomisinin daha çok ihracat ve daha az ithalat yapması ya da sağlıklı olması için döviz kurunun biraz yüksek seyretmesinde fayda var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA