Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

Obama ve Erdoğan'ı niye devirmek istiyorlar?

ABD başkanlık seçiminin sonuçları bize şunu gösterdi: Seçmen "daha az devlet" değil "daha iyi devlet" istiyor.
ABD seçmen tercihlerine bu yönden bakınca, Türkiye'de de seçmen tercihlerinin benzer yönde olduğunu görüyoruz. Çünkü ABD seçmeni de Türk seçmeni de aynı taleplerde bulunuyor. İkisi de devletten daha iyi eğitim, sağlık hizmeti ve adaletli gelir dağılımı istiyor. Zaten bu nedenle her iki ülkede de fakirlerin yanında duran liderler ikinci ve üçüncü defa iş başına geldiler.
6 Kasım 2012'de Obama ikinci defa başkan seçilirken, Türkiye'de geçen yıl Erdoğan üçüncü kez yüzde 50 oyla başbakan seçildi. Ama gelin görün ki seçmenin bu iki lideri tekrar iktidara taşımasının ardından mega zenginler ve onların işbirlikçileri, Obama ve Erdoğan'a karşı şiddetli bir muhalefet başlattılar. Onları iş yapamaz hale getirmek için hâlâ ellerinden geleni de yapıyorlar.
Başkan Obama'nın kârları cebine atan, zararları halkın üzerine yıkan mega zenginlere yönelik getireceği ek vergiler tepki yaratmış durumda. Mega zenginler, ekonomik kriz çıkarmakla tehdit ediyor Obama'yı. Hisse senedi borsalarını düşürüp finans sistemini adeta sabote ediyorlar.
Oysa ABD'de devlet gelirlerinin milli gelire oranı yüzde 32 düzeyinde bulunuyor. Bu oran Kanada'da yüzde 39, Almanya'da yüzde 45, İsveç'te yüzde 49 düzeyinde seyrediyor. Ve ABD ekonomisinin bu vergi yapısıyla sürdürülebilir eğitim, sağlık, altyapı hizmeti vermesi ve gelir dağılımında adaleti sağlaması mümkün görünmüyor. Zira borçlanma yoluyla bütçe açıklarını karşılayıp kamu hizmetlerini sürdürebilmek oldukça zor.
Mevcut vergi yapısı sürerse ABD'nin federal borçlarının milli gelire oranı 2022'de yüzde 90'a yükselecek. Bu oran ABD ekonomisi için kırılganlık yaratacak bir borç düzeyi.
"O halde ne yapmalı da ABD ekonomisi sürdürülebilir olsun?" sorusunun cevabı gelip zenginlere dayanıyor. ABD ekonomisinin sürdürülebilir olması için mega zenginlerin vergilerinin artması gerekiyor.
Hatta ünlü iktisatçı Jeffrey Sachs, Cayman adaları gibi vergi cennetlerine kaçırılan paralardan yüzde 20 vergi alınmasını, karbon emisyonu vergisi ve finansal işlem vergisinin yürürlüğe sokulmasını öneriyor. Aksi takdirde yüksek fiyatlı eğitim ve sağlık hizmetlerinin halka sunulamayacağını, trafik sıkışıklığı probleminin çözülemeyeceğini, kasırga ve sellerle mücadele edilemeyeceğini ileri sürüyor.
Benzeri sorunlar Türkiye'de de var. 2001 krizinde bankaların içini boşaltanların Hazine'ye zararı 382 milyar lira oldu. Bu maliyeti daha çok dolaylı vergi ödeyerek vatandaş yüklendi.
Türkiye'nin mega zenginleri ise pek fazla vergi ödemediler ama Başbakan Erdoğan'ın ekonomiyi iyi yönetmesi sayesinde çok fazla para kazandılar. Mallarının değeri üçe, beşe katlandı.
Hemen örnek verelim 2002'de Tüpraş'ın firma değeri 2 milyar dolar civarındayken bugün 6 milyar dolara, Akbank'ın firma değeri 2.3 milyar dolarken bugün 18.5 milyar dolara, Garanti Bankası'nın firma değeri 900 milyon dolardan bugün 19.5 milyar dolara yükseldi.
Hal böyleyken aynen ABD mega zenginlerinin Obama'yı iş yaptırmayarak engellemeleri gibi bizde de mega zenginlerin kulübü TÜSİAD ile onların destekçilerinin tek ortak paydası var. O da, Başbakan Erdoğan'ı düşürmek. Oysa hem Obama'yı hem de Erdoğan'ı orta sınıf ve düşük gelir grupları destekliyor.
Anlayacağınız fakirlerin yanında durarak politika yapmak dünyanın her yerinde çok zor. Çünkü zenginlerin bütçe rantlarını kesip, kamu harcamalarını fakirlere yöneltmek zenginleri kızdırıyor. Zenginler, fakirin yanında duran siyasetçiye her türlü oyunu oynamaya hazırlar. Fakat bu kez başaramayacaklar. Çünkü dünya eski dünya değil. Dünya değişiyor. Vatandaş, toplumun yüzde birini oluşturup servetin ise yüzde 60'ına sahip olanların artık daha çok vergi ödemesini istiyor. Kârları cebine atıp zararları halkın sırtına yükleyenlere karşı çıkıyor. İnatla onların istemediklerini iktidara getiriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA