X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Yapı Denetimi Uygulama Ve Sorunları" Paneli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Yapı Denetimi Uygulama Ve Sorunları" Paneli

  • Giriş Tarihi: 8.3.2015 11:18 Güncelleme Tarihi: 8.3.2015 15:19
İMO ADANA ŞUBESİ VE YDKB İŞBİRLİĞİYLE DÜZENLENEN PANELDE CAN VE MAL GÜVENLİĞİ İÇİN YAPI DENETİMİNİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Yapı Denetimi Uygulama Ve Sorunları Paneli

TMMOB İnşaat Mühendisleri Şubesi ile Yapı Denetim Kuruluşları Birliği (YDKB) tarafından düzenlenen “Yapı Denetimi Uygulama ve Sorunları” panelinde can ve mal güvenliği için yapı denetiminin önemine vurgu yapıldı
Seyhan Kültür Merkezinde gerçekleştirilen panelin açış konuşmasını yapan İMO Adana Şube Başkanı Nazım Biçer, inşaat sektöründe yapı denetiminin çok ciddi bir sorun olduğunun altını çizdi. Konuyla ilgili olarak TBMM’de bekleyen bir yasa tasarısı olduğunu hatırlatan Biçer, Türkiye’nin dünyanın önemli deprem kuşakları üzerinde bulunduğunu, ekonominin de inşaat sektörüne dayalı olarak kurgulandığını belirtti. Tüm bu unsurlar göz önüne alındığında inşaat sektörünün ve yapı denetiminin hem ekonomik hem de sosyolojik açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayan Biçer, İMO Adana Şubesi olarak önümüzdeki günlerde yalıtım, iskele, kalıp sistemleri, iş sağlığı ve güvenliği, TOKİ inşaatlarının kalitesi ve güvenliği konularında da etkinlikler yapacaklarını sözlerine ekledi.
"YASA VE YÖNETMELİKLER SORUNLARI ÇÖZMEDİ"
İMO 2. Başkanı Şükrü Erdem, 29 Haziran 2001 tarihinde yürürlüğe giren ve 10 yıl boyunca 19 pilot ilde uygulanan 4708 Sayılı Yapı Denetim Yasası’nın 01.01.2011 tarihinden itibaren ülke genelinde uygulanmaya başlandığını hatırlattı. Yasa yürürlüğe girmeden önce kurumsal bir denetim ağı olmadığı için yaşanan depremlerle denetimsizliğin faturasının ülkece çok ağır şekilde ödendiğini ifade eden Erdem, yasa ve yönetmelikte yapılan değişikliklerin sorunları çözmek yerine başka sorunları da beraberinde getirdiğini vurguladı. Erdem, “Örneğin, yapı denetim hizmet bedeli oranı yarıya düşürülmüş ancak kırımların önüne geçilememiş ve yapı denetim firmaları zarar eder konuma gelmiştir. Yasada yasaklanmış olmasına rağmen uygulamada müteahhit firmalar işveren konumundadır. Denetimde yetki ve sorumluluk dengesi kurulamadığı için sağlıklı denetim yapılamamakta ve bunun sonucu kapatma cezaları ile sorun çözülmeye çalışılmaktadır. Firma sayılarının serbest bırakılması ve 200 km ye kadar denetim serbestliğinin getirilmesi, sistemin kalitesine olumsuz yansımış ve denetim firmaları iş alma yarışına boğulmuştur. Yine denetim firmalarında çalışan mimar ve mühendislerin meslek içi eğitimi yasada olmasına rağmen hep göz ardı edilmiştir. İMO olarak bütün çabalarımıza rağmen çalışanların özlük hakları ve maaşlarına yasal güvence bugüne kadar yasa koyucu tarafından getirilmemiştir. Yapı denetim sistemindeki bürokrasi yani evrak yoğunluğu firmaları neredeyse prosedür takipçisi haline getirmiştir” diye konuştu.
AHMET KIRILMAZ: "PROJE FARKLI UYGULAMA FARKLI"
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürü Ahmet Kırılmaz, Adana’da da Türkiye genelinde de yapılan inşaatlarda statik donanım bakımdan sorun olmadığını belirterek, sorunun projenin uygulanmasında olduğunu söyledi. Kırılmaz, “Proje ve projedeki uygulama farklı oluyor. Asıl sorun bu. Yani müteahhit arkadaşlarımız iskan alıyor ama bakıyoruz ki iskanda alınan yangın holü, odaya ya da çıkmalar, kapalı alanlara çevrilmiş. Bunun farkındayız ve çok sıkı şekilde takip ediyor, denetliyoruz. Mesele teknik gereklilikleri yerine getirmek” şeklinde konuştu.
HALUK EYİDOĞAN: "YAPI DENETİMİ OLMAZSA OLMAZ"
İMO Adana Şubesi Kentsel Dönüşüm Komisyonu ve YDKB Adana Şube Başkanı Mustafa Çampınarı’nın moderatörlüğünü yaptığı panelin konuşmacılarından CHP İstanbul Milletvekili, TBMM Bayındır, İmar ve Ulaştırma Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ise yapı denetimin olmazsa olmaz olduğunu söyledi.
Türkiye’nin geçmişte çok acı deneyimler yaşadığını hatırlatan Eyidoğan, bu deneyimlerin en önemlilerinden birinin 17 Ağustos depremi olduğunu ifade etti. 17 Ağustos depreminde 358 bin konutun, 49 bin işyerinin zarar gördüğünü 18 bin kişinin de hayatını kaybettiğini belirten Eyidoğan, “Bu kayıplar daha az olabilirdi. O tefessüh etmiş, işlevsiz hale gelmiş, bir şey olmaz anlayışıyla yürütülen ve iflas eden Teknik Uygulama Sorumluluğu (TUS) sistemi doğru dürüst çalışsaydı bu kadar kaybımız olmazdı. Maalesef o iflas eden TUS sonucu bu kadar kaybımız oldu. Dilerim bu kayıplar ileride olmaz. Uygulama ve denetim işin ince noktası. Yapı denetimini uygulayamazsanız ya da denetim mekanizması yozlaşmaya doğru giderse bizi üzen sonuçlar yeniden ortaya çıkabilir” uyarısında bulundu.
HÜSEYİN KAYA: "YAPI DENETİMİ BAĞIMSIZ OLMALIDIR"
İMO Yapı Denetim Komisyonu Başkanı Hüseyin Kaya da, İMO olarak nitelikli yapı denetimi için mücadele ettiklerini söyledi. Yapı denetiminin ülke genelinde etkin, kaliteli ve bağımsız şekilde yapılmasından yana olduklarının altını çizen Kaya, “Bunun önündeki engellerin kalkmasını ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz. Biz olası depremlerde can ve mal güvenliğinin tehlikeye girmemesini, hiçbir vatandaşımızın ölmemesini istiyoruz” diye konuştu.
Yapı denetim sisteminin sağlıklı işleyebilmesi için yapı denetiminin bağımsız olması gerektiğinin altını çizen Kaya, “denetimin etkin ve bağımsız sürdürülebilmesi için “Türkiye Yapı Denetim Kurulunun kanun ile kurulması, sistemi denetlemesi ve iş dağıtımını yapması gerekir” diye konuştu.
Panel soru-cevap şeklinde devam etti. Panele CHP Adana Milletvekili Ali Demirçalı, TMMOB’a bağlı oda başkanları, mimar, mühendis, şehir plancıları ile belediyelerden ilgililer de katıldı.